Gönderen / 25 Ocak 2018 Perşembe / 11 Comments / , , , , , , ,

Gittim Gördüm Gezdim: Madrid

Merhabaaa, kanalıma hoşgeldiniz! Yılbaşında yaptığım Madrid seyahatini "Ocak ayı bitmeden yazıp paylaşma" goalımı gerçekleştirdiğim için öncelikle kendimle gurur duyuyorum.

İlk 3 günü 40 derece ateşli grip, son 3 günü de sarhoş ve hangover geçen Madrid tatlimi bol fotoğraflı önerilerimle siz kenafirlere sunuyorum, gidecek görecek olan varsa önerilerim, deneyimlerim, tavsiyelerim şu şekilde: 



Madrid, İspanya'nın başkentidir bilmeyen ayılar önce onu öğrensin aşldşl Şaka şaka ayı değilsiniz hiç biriniz.. Bizim Ankara gibi denizsiz bi başkent. Gitmeden önce evimizi Airbnb'den tuttuk her zamanki gibi. Metro çok yaygın olduğu için evi herhangi bi metro durağına yakın seçseniz yeter, semt sizin zevkinize kalmış.


Havaalanından kaldığımız yere UBER 17 yuro tuttu, şehirde taksi de ucuzdu diğer Avrupa şehirlerine göre. 10'lu metro kartı 12 yuro.

Biz gittiğimizde şansımıza hava inanılmaz güzeldi, güneşi çok seviyor İspanyol'lar, hemen sokaklarda kafeler mekanlar, parklar doluydu.


Madrid'in anlatıla anlatıla bitmeyen gece hayatını kim övdüyse gidip boğazına yapışacağım. Berlin tarzı bi eğlence anlayışınız varsa Madrid'i benim gibi biraz kıro bulabilirsiniz. Demode müzikler, demode insanlar, geyler ağırlıkta zaten. Elektronik müzik dinliycek kadar da sağlıklı ve dinç olmadığımdan çevre barlarda takıldık. Ojala bana en önerilen isimdi, gayet tatlı ama sıradan bi yer. Dışarıda masalar falan var meydanımsı bi yerde, oturup içki içiyosun işte.



El Retiro parkı ve içindeki kristal kaleyi görmenizi mutlaka öneririm. Kocamaaan ve harika bi park, göl var, küçük sandal gibi şeyler var ve içinde bu süper kristal yapı var. Parkın girişindeki kafede çalışan abi türktü, kahveye laf söylerken adama yakalanabilirsiniz bizim gibi!


Retiro Park'dan çıkıp hemen yanındaki botanik bahçesine yürürken şöyle ikinci el kitapçıların olduğu bi sokak vardı. O kadar tatlı görünüyodu ki, İspanyolca tabi hepsi.



En sevdiğim yerlerden biri "Mercado San Ildefonso" oldu. Klasik "mercado"lar gibi tıklım tıkış standlar ile dolu değil, az ama öz yemek seçenekleri ve tabii ki beni en çok mest eden noktası yapının içinde minik bi avlusu var, sigaranızı içkinizi içip sohbet edebiliyorsunuz. İş çıkışı dateleşen cool İspanyolların olduğu tatlış bi yerdi. Yemekler, mezeler, içkiler oh..


Tatil döneminde mi gittik, hava çok güzel diye mi öyleydi bilmiyorum ama inanıllllmaz kalabalıktı her yer! Restoanlar, sokaklar, dükkanlar her yer insan insan insan seliydi. Hayatımda hiç bu kadar turistik bi şehir görmedim diyebilirim. Bi noktada fenalıklar basmıyo değil.


Her yerde öneri olarak karşıma çıkan "ekmek arası kalamar" yemeden dönmeyelim dedik, bi sokak arasında lokal bi yer bulup sipariş verdik ve gelen bu! Sanıyorum ki ekstra bi numarası var bu kadar popüler olmasını sağlayan. Sadece kalamar taze ve tadı harika o kadar. Seneler sonra kola içtim ekmeğin tıkızlığını alsın diye.


Bi de bu var çok meşhur bi şey. Ekmek arası yumurtalı patates. Kilo almadan dönmek mucize.


Amaa işte ilk önereceğim yer brunch mekanı Magasand! Kahvaltılar, smoothieler, meyve suları, çaylar. Hava güzel olduğu için dışarıda oturup yedik, kesinlikle tavsiyemdir.


Ne yumurtası ne patatesi et verin banaaaaa! Ya dükkanın adının fotoğrafını çektim sanıyodum çekememişim ama şu vitrini gördüğünüz yerde içerdeki her şeyi her şeyi yiyebilirsiniz, ben kefilim.


Burası da Madrid'in Instagram avlusu! Museo ABC diye bi ilüstrasyon ve çizim müzesinin avlusuna 14-17 yaş aralığındaki gençler istila etmiş, profesyonel makineler, telefonlarla nası insta çekimi yapılıyor anlatamam. Benim dinazor arkadaşlarım da yaşlarına başlarına bakmadan girip poz verdiler ama ben cool olduğum için tenezzül etmedim saşlaslşd



Kahve ve tatlıya düşkünseniz Federal'e kesinlikle uğrayın. Foursquare üzerinden bulup gittik, biraz hipster işi olsa da yediğim havuçlu kekin tadı hala damağımda. Zaten merkezde bi yerde, yolunuzun üstünde denk gelirse gidin bi dinlenme molası verin.


Çok fazla restoran, çok fazla tapascı, çok fazla mekan var, o yüzden gözünüze, bütcenize hangisi uygun geliyorsa girip birine oturun derim. Deniz ürünleri taze olduğu için kötü olma şansı pek yok, o yüzden isim isim vermiycem yemek yediğimiz yerleri, zaten not almadığım için de hatırlamıyorum asşdlşlf



Bi diğer sevdiğim yer de "Mercado de San Miguel" oldu. Müzedir galeridir gezmeyi sevmediğimden bol bol yiyip içerek geçirdim sağlıklı her vaktimi. Tatlısı, tuzlusu, meyvesi, karidesi, kalamarı, içkisi, kokteyli her mevcut bu pazarın da.


Burası da dünyanın en büyük Zara'sıymış alşdşldlşf Sen tarih müzesi gezme ama vizyonsuz gibi Zara'ya git. Ay valla denk geldi. Gerçekten de büyük çok büyük bi Zara. Bizdekinden ekstra bi ürün göremedim sadece aradığınız her şeyin her bedeni var o kadar, bi de ürünler ferah ferah dizili. Burasının olduğu yer "Nuevos Ministerios" metro durağından inince. Bir sürü mağazalar, alışveriş yerleri var, shopping isterseniz bu durakta inip gezinin.


Çok meşhur bi tatlısı var Madrid'in "Churros" Hamuru kızartıp çikolataya banıp yiyolar. Hem hamur hem kızartma hem çikolataya ban yoo dostum bana ters! Bu pilateslere boşa gidilmedi. Her köşede her yerde bi Churros'cu var, öbek öbek yiyo insanlar ıykk. O kaloriyi cin tonikten almayı tercih ederim. Churros yerine "Ascasa Pasteleria"yı öneririm. Biz kek ve çikolata aldık böyle bi tat olamaz! Her genç kızın regl öncesi yemesi lazım burdan bi tatlı.



Bu iki fotoğrafı fazla filtrelemişim sorry, orjinalleri arayıp bulmaya da üşendim. Neyse efendim burası da "Templo de Debod" Böyle iki üç taş var tapınak diyolar, güzelceme de bi park var. Parklarda, dışarlarda elinde içkiyle dolaşmak yasakmış Madrid'de. O yüzden herkes koyun gibi oturuyo.


Bol yeşillikli, bol parklı, yokuşsuz, düz bi şehir Madrid. İnsan hep bi deniz görücem hissine kapılıyo her denizsiz şehirdeki gibi.


Valla bu da oldu, ekmekçi öneriyorum size. Burayı tesadüfen önünden geçerken dışarı gelen kokulara hipnoz olup girince keşfettik. Günün her saati çıkıyo mu ekmek bilmiyorum ama biz 4-5 civarı ordaydık ve sıcak çıkmıştı, bugüne kadar yediğim ekmek değilmiş diyeceksiniz o kadar söylüyorum.  Adı "Panaderia Panic". Gidin ordaki yakışıklı ekmekciye benden selam söyleyin....


Bu 3. dalga kahvecinin de kahvesi baya güzeldi ama servis 2903039. saat sürüyo. İspanyol hipster suratı çekmek isteyen buyursun.


Hasta olduğum için, kış olduğu için, müzikleri sevmediğim için Madrid'e öyle "Woooow çok bayıldım" diyemiycem ama tabii ki kötü bi şehir değil. Canlı, kalabalık, alternatifi bol, yaşayan bi şehir o yüzden herkes bi kere gidip görmeli ama 2. ye ı ıh.


Bol bol cava içip, jamon yiyip, sokaklarda yürümelik bi şehir. Ekmekci dışında gözüme kestirdiğim kimse olmadı, "İspanyol erkekleri aman tanrıım" dedirtcek adamların hepsi kaçmışlar Kuzey ülkelere aslşlşdslş


Hadi bakiyim çantanıza, cüzdanınıza, telefonunuza sahip çıkarak güzelce gezin tozun e mi?
Share This Post :
Tags : , , , , , , ,

11 yorum:

Adsız dedi ki...

muhteşem yazmışsın

eliza bennet dedi ki...

Senin gezi yazılarını ayrı seviyorum, ellerine sağlık.

Hiç gitmedim, gitmek isterim.

dilaraa! dedi ki...

eline sağlıık ben de gitmiştim ama dediğin gibi gece hayatı dediler dediler bi tırt geldi, normal Ankara'daki gibi oturduk içtik:)) Deniz ürünleri efso gerçekten.. bir de en yaşanabilir şehirlerden seçilmiş sanırım hakkaten çok pratik ve kolay bir şehir

Adsız dedi ki...

Kaldığınız evi de anlatsana pelo... Ben de gideceğim konaklamayı ayarlayamıyorum

Adsız dedi ki...

Abla şırdan götürü tattırsaydın ya

Adsız dedi ki...

Önerdiğin gibi SKAMı izleyip bitirdim bittiğine inanamadım ağladım senin yüzünden nfvegfhcb neyse acs de izledim dizi önerisi yapsana Pelo ama gençlik ergen dizisi olsun skins skam gibi jfhbd

B. dedi ki...

Harika olmuş başka başka yerleri de bekliyoruuum:*
Blogumu yeni açtım bir göz atıp yorum yazarsanız sevinirim:)Kkendimi geliştirmek için yorumlarınızı bekliyorum:)
https://portakalvari.blogspot.com.tr/

Adsız dedi ki...

çok bile gezmişsin madridi 3 günde sıkılmıştım
gece hayatı bariz antalya barlar sokağı

Adsız dedi ki...

siz sarışın sevdiğiniz için tabi ki de Madrid erkekleri gözünüze hitap etmemiştir :)

visnekirmizisi dedi ki...

Pelooooo! Ben de yılbaşını Madrid'de geçirdim. Bayıldım şehre, inanılmaz güzeldi bana kalırsa. Yürüye yürüye, yeni mekanlar, yeni tatlar keşfede keşfede her yeri gezdim. En güzel seyahatlerimden bi tanesiydi.

Bilges dedi ki...

Pelo ispanyadaki tum yakisiklilar barcelonada

Fotoğrafım
Sorun bende değil Sende, Sorun Bendeymiş, Beni Hep Sev ve Mualla'ya Sor ve Türk Kızının 50 Tonu kitaplarının yazarı, 2011 Blog Ödülleri moda blogları 1.'si "bi kot bi tişört"ün sahibi, bir kitap okuyup hayatı değişmeyen, onun yerine bir kaç kitap yazan ama hayatı hala değişmeyen Pinkfreud'un blogu... İletişim: pinkfreudinfo@gmail.com

Instagram

Muallaya Sor #15

Ben size ne dedim, artık her hafta "Muallaya Sor" yazıcam dedim. Buyrun söz böyle tutulur, istikrar reis olarak hayatıma devam ed...

En Popüler Yazılar