Gönderen / 15 Eylül 2017 Cuma / 52 Comments / , , , ,

En Yakın Arkadaşınıza Böbreğinizi Verir Misiniz?

Dün Selena Gomez, instagram hesabından 2 ay önce Lupus hastalığına bağlı olarak gelişen böbrek yetmezliği sebebiyle böbrek nakli olduğunu açıkladı. Hem de böbreği en yakın arkadaşı Francia Raisa vermiş kendisine. Valla helal olsun. Danscı ve oyuncu olan Francia için çok daha zorluymuş ameliyat sonrası süreç. 2 ay boyunca yatması gerekmiş, yeni yeni toparlanıyormuş. Gerçi onunki olmasa dünyanın yarısı Selena Gomez'e böbreğini vermek için sıraya girerdi.



Dönemimizin  büyük popstarlarından biri olup, sürekli göz önünde olan bi insan olarak gayet iyi saklamayı başardı bu zorlu süreci. 

Lupus, Dr. House izlerken dizide sık sık gündeme gelen bir hastalıktı. Ne olduğunu da hiç bilmiyordum House teşhis yaparken sürekli "It's not lupus" diyip başka şeye odaklanırdı. Biraz araştırıp baktım ki bağışıklık sisteminin kendi organlarına saldırmasıymış. Kadınlar erkeklere göre 9-10 kat daha çok etkileniyormuş ve hastalığın "tamamen" tedavisi hiçbir zaman mümkün değilmiş, ancak ilaçlarla kontrol altına alınabiliyormuş. Neden olduğu bilinmiyor, tamamen bağışıklık sistemi ile ilgili bir hastalık. Hastalıkla ilgili detaylı bilgi almak isteyenler buraya tıklayabilirler.

Gelelim konumuza, haberi okuyunca hemen benim başıma böyle bi şey gelse ne yapardım diye kendimi iki tarafın da yerine koydum. Bu kadar büyük bir "hediye"yi kabul edebilir miydim, birinden isteyebilir miydim, ya da kendi böbreğimi verebilir miydim?

18 yaşındayken bi Kızılay standı görüp tüm organlarımı bağışlamıştım ani bi kararla. O kartı hala cüzdanımda taşırım. Ülkemizdeki organ bağışı konusundaki yetersizliği sürekli haberlerde okuduğumuz, izlediğimiz için yazdım aslında bu postu biraz da... Başına gelmedikçe bilemiyor insan böyle şeylerin kıymetini. Çok şükür hiç yaşamadım ama az çok tahmin ediyorum ki bi nakil gerekse ne yazık ki donör yetersizliğinden tedavi asla gerçekleşemeyecek. Kan bile zar zor bulunuyor memlekette.


Ben biliyorum ki benim okurlarım başkalarının hayatına da önem veren, bilinçli, iyi kalpli insanlar. Ama işte böyle farazi konuşmak çok kolay. "Yaparım ederim veririm" diyip böyle bi durumla yüzleşince neler hissedeceğimi düşünüyorum dünden beri. Bi çok kişinin en yakınına, en sevdiğine her türlü fedakarlığı yapacağını da biliyorum. O yüzden size de soruyorum, uyumlu olması halinde hiç tanımadığınız birine böbreğinizi verir misiniz?

Kendi adıma cevaplayacak olursam sanırım verirdim... Eğer uyumlu olduğunu biliyorsam ve bunu yapmazsam, birinin hayatını kurtarabilecekken bunu yapmamanın vicdan azabıyla asla yaşayamazdım.

Onun bunun elbisesini kıçını başını konuşmayı bırakıp biraz da ciddi ve hayata dair bi şeyler tartışalım bugün. Konuyla ilgili yorum ve görüşlerinizi bekliyorum! 
Share This Post :
Tags : , , , ,

52 yorum:

eliza bennet dedi ki...

Çok iyi bir yazı olmuş, ellerine sağlık.

Bütün organlarımı bende yıllar önce bağışladım (hatta ailem karşı çıktı ama dinlemedim)

Yazıyı okuyunca ilk tepkim ameliyat ve sonrasından korktuğum için hiç tanımadığım birine vermezdim oldu. Ama biraz daha düşününce birisinin hayatını kurtarabilecekken kurtarmama düşüncesi ile yaşayamam. Ne olursa olsun, kim olursa olsun bir can, CAN. O yüzden ben mecbur verirdim.

Belki bu yazıyı okuyanlar ilik için örnekte verirler. O da çok önemli arkadaşlar, eğer biriyle uyumluysa hayat kurtarıyorsunuz.


Adsız dedi ki...

sen fazla vicdanlısın tatlım

Adsız dedi ki...

şu an bebek sahibi olmak istediğim için verebileceğimi sanmıyorum ama ilerki yıllarda düşüncem değişebilir.

Anne Günlüğü dedi ki...

İlk olarak şunu söyleyerek başlayayım.ablam 3 yıl önce "nedeni bilinmeyen" böbrek yetmezliği nedeniyle iki böbreğinin de iflası nedeniyle neredeyse diyalize giriyordu.bizim için sıfır tuz,sıfır şeker ve neredeyse 15-20 çeşitten oluşan bir diyet listesi ile bir yıl dayandı.Ben bekar olduğum için "etik" nedenlerle böbreğimi almadılar.Annemin verdiği böbrekle hayata tutundu ve ikinci kez dünyaya geldi ablam.Bu olaya gelirsek kimse kusura bakmasın ama kişi istese bile öyle cart diye doktorlar kabul etmezler böbreği ama biliyorsunuz ki bu işte milyonlar dönüyor.Yine kimse kusura bakmasın ama kimse "sadece arkadaş" için böbreğini vermez çünkü (böyle durumda yine az çalışan böbreği alıyor doktorlar %48 e %52 ise, 48 lik olan alınıyor) tek böbrekli yaşamak inanılmaz bir risk! Sadece kan grubu değil doku,kalınlık uyumu da olmalı.Organ verecek kişinin şeker,gizli şeker,tansiyon,kalıtımsal hastalık taşımaması istenir.Yani bu durumda bu kız arkadaş,daha önceden arkadaş olsalar bile, "uygun bir şekilde seçilmiş" donör adayıdır.Milyon dolarların döndüğü bu sektörde emin olun siz de birden bire en yakın arkadaş olabilirsiniz.Bu arada sırf ünlü diye "hayatın normal süreçlerinden birini geçiren" bir insanı bu kadar yüceltip,kahramanlaştırıp tabiri caizse bokunu çıkartmak galiba dünyadaki yeni moda!!! Şimdi belki "duyar kasma" hastalığına yakalanmış olanlar saldıracak ama bu hastalıkta ( yani organ yetmezliği durumunda) maalesef durum böyle.Organlarını bağışlamış biri olarak rahatça söyleyebilirim ki öncelikle kendisine tabi geçmiş olsun ama bazı konuları biraz daha bilinçli bir şekilde okuyup değerlendirmek gerekir.

Sirma Eraltan dedi ki...

Hiç tanımadığım birine vermezdim. Çünkü bakalım yaşaması faydalı biri mi? Buna ben karar veremem tabi ama gene de böbrek benimse söz hakkım olmalı. Yobaz biriyse vermem mesela.
Organ bağışına gelince. Siz ne çok güveniyorsunuz Türk doktorlarına. Bana kalırsa organların bağışlandığını duyan hastane sonradan reklamı olsun diye iyileştirmeye uğraşmaz beni. O yüzden ben bağış mağış yapmam.
Ayrıca kalp gibi ancak kadavradan olacak nakilleri bekleyenleri anlıyorum ama bir yandan kendileri ölmesin diye başkasının ölmesini dilemelerini etik bulmuyorum.

eniyiinsangizem dedi ki...

Böbreği geçtim ilik donörlüğünden bile vazgeçiyormuş insanlar, omurgadan alırken tehlikeli olduğu için. Ama yani bu hayatta evde oturup hiçbir şey yapmasan bile tehlike var. Her gün evden çıkıp arabaya binmek de tehlike. Birinin hayatına devam etmesini sağlayabileceksem hiç düşünmeden verirdim böbreğimi.
Bir de biz hayattayken organlarımızı bağışlasak bile aile izni olmadan öldükten sonra organ bağışı yapılamıyormuş :( çok saçma bir uygulama!

Adsız dedi ki...

Kuzenimi losemiden kaybettim küçük bir çocukken, aileden kimseninki uyumlu çıkmadı bize de küçüğuz diye test yapmadılar ve 7 yaşında öldü bu durumu anlayabiliyor musunuz? 7 yaşında koşması mutlu olması gerekirken acılar çekerek öldü.
Sizin böbreğiniz,kanınız,iliğiniz ya da herhangi bir organınız bir çocuğu umut olabilir.
Lütfen bu kadar kötü kalpli olmayın.

Adsız dedi ki...

Cok gecmisolsun canim

Adsız dedi ki...

Bu yazı son günlerde birbirine giren blog ahalisini birleştirmek için birebir gibi:)

Adsız dedi ki...

Hava civa ya.Ben inanmıyorum Selena Gomez'in hasta olduğuna.Bi de tesadüfe bak ki en yakın arkadaşının böbreği uyumlu çıkmış😂 Doku tutması o kadar zor bişey ki anne babanınki çocuğuna uymuyo.Reklammm

Adsız dedi ki...

Konuyla ilgili olarak bir şey eklemek isterim, Türkiye'de beyin ölüm sonrası organ donörü olabilmeniz için ailenin rızası gerekiyor. Yani organlarınızı bağışlamış olmanız aslında pek de bir şey ifade etmiyor, ananız babanız kocanız kardeşiniz çoluğunuz çocuğunuz kabul etmiyorsa organlarınız alınmıyor.

Organlarınızı bağışlayın, arkasından ailenizi de bu konu hakkında bilgilendirin.

Adsız dedi ki...

gecmis olsun

Adsız dedi ki...

Selena o kadar sevilmiyor ki bu sekilde bir reklam yapmaya kalktılar bencede.Katılıyorum.ama şimdi biz kötü oluyoruz,neyse:/

Adsız dedi ki...

ailemizde çoğu kişi kanserden öldü.sürekli kan verdik.bu durumu anlayabiliyorum.hiç tanımadığına böbrek vermek tamamen insanın o anki moduyla ilgili birşey.şu an asla diyorsun,bir an oluyor herşeyden vazgeçiyorsun mümkünmüş gibi geliyor.pelocum o yüzden sorduğun soruyu cevaplamak çok zor.ve mantıksız.selena üzerinden yürüyemiyorum bu konuya,gerçek olabilir sahte olabilir reklam olabilir herşey olabilir.herkes onun en yakın arkadaşı olmak isterdi.ve hiçkimse en yakın arkadası da olsa böbreğini vermek istemezdi.bu olay sadece akrabalar arasında geçerlidir.annem babam olsa tamam da,dünya bin türlü diyor insan...

Adsız dedi ki...

Tam da şu an "Peyk-İstanbul" dinlerken...

Anonimo dedi ki...

Ayrıca her ülkenin bu konuda kendine göre denetim yasaları var. bildiğim kadarıyla akraba olmak çoğunlukla şarttır. O yüzden aynen yukarıdaki arkadaşın dediği gibi, kolay olmuyor bu işler. Hayattayken tüm organları bağışlamak en güzel karar şimdilik.

Anonimo dedi ki...

Hadi ya bilmiyordum çok saçma gerçekten

Adsız dedi ki...

Açıkçası sağlam bir yazı olmuş.ama kan bağışıyla ilgili söylediklerine katılmıyorum ben bir kişiye kan vermek için otobüs kaldıran fazla olunca çadıra gidip kan verenler gördüm

ege dedi ki...

ya biri tutmuş demiş ki o kadar sevilmiyor ki reklam yaptı. abi siz deli misiniz? kız yıllardır hasta onu geçtim kim reklam için böyle bir yalan söyler? sev sevme. şu an yazıdaki konu selena ama aslında konu organ bağışı ile ilgili bilinç kazandırma. valla utanıyorum bazen insan olduğuma nasıl böyle şeyler düşünebiliyorsunuz anlamıyorum.

Adsız dedi ki...

Diger organlar hakkinda hic dusunmemistim ama master egitimim nedeniyle bi beyin bankasina gittigimde, ölünce beynimi araştırmalar için bağışlamayı düşünmüştüm, bu da böyle bi anımdır

Adsız dedi ki...

Günahını almayayım da düşündüm de olur mu olur bu dünya yıldızlarının kafası ayrı çalışıyor olabilir yani

Adsız dedi ki...

Yapar mı kızz hakkaten hiç sevilmiyor ama ne faydasını görecek

Adsız dedi ki...

İlik naklinden önce donore kök hücre artırıcı aşı vurulur. Bu süreçte donorün sağlığı kontrol altında tutulur. Hastaneyr gider eyvah başım ağrıyor ben donorum dersiniz sizi hemen acik olarak kontrole alırlar. Belim ağrıyor dersiniz, ki kök hücre arttığı için ağrıması doğal, hemen tahlil test yaparlar. İlikler omurgadan değil aferez yöntemi ile damardan alınır, aynı trombosit alınır gibi ilik kandan makinede ayrıştırılır ve diğer koldan geri verilir. Bu işlem ortalama 6 saat sürer. 6 saat boyunca yatarsınız ve kollarınızı uzatırsınız sadece. Başınız ağrısa serum takarlar, vücudunuz uyuşsa serum takarlar, bebekler gibi bakılırsınız ve 6 saatin sonunda kollarınızdan iğneleri çıkarınca yürüyerek bile evinize gidebilirsiniz. Olay bu kadar basit aslında çünkü vucudunuzdan artırılan kök hücreler alınmıştır aslında sizden eksilen bi şey olmamıştır. Sonrasında haftada bir, 15 günde bir ve ayda bir olmak üzere birkaç kez kan değerlerinize baktırmak için hastaneye gidersiniz. Muhtemelen turp gibisinizdir.
İşte bunları çıkıp biri anlatsa, dese ki hayırdır bu yanlış bilgi nereden geliyor? Bak bunun doğrusu bu şekilde, korkma acımayacak... İşte o zaman her şey bir nebze güzelleşir. Kulaktan kulağa yayılan yanlış bilginin aşığıyız ama ne diyelim ki

Adsız dedi ki...

Zaten bu hastalık denen nane bi ünlüleri tam ihtiyaçları olan anda buluyo😂

Unknown dedi ki...

Bu dediğini yapan kişi sayısı o kadar az ki bir insandan tek seferde en fazla 2 ünite kan alıyolar fazlası o kişiye zarar kan kaybı çok olan bir hastanın kan ihtiyacı belkide 5-6 üniteyi buluyor yeni 100 kişiden 10 tanesinin verdiği kan zaten yeterli değil

Adsız dedi ki...

hiç sevilmediği için mi en çok takip edilen insan ve instanın en çok beğenilen fotoğraflarının %80'i selenaya ait şaka mısın abla sen? konserlerine bilet bulunmuyo kızın hemen tükeniyo reklamlara kapış kapış gidiyo sürekli bi markanın yüzü ama gel gör ki sevilmediğini düşünen insanlarla uğraşmak zorunda selena da olsa kdldld

Adsız dedi ki...

pelo ht hayat'taki son yazina bayıldım❤️

Anonimo dedi ki...

Ne güzel anlattın iyi ki anlattın valla, en azından burdakiler öğrenir ve bu bilgiyi yayar! Önemli!

Adsız dedi ki...

yuh yani yuuuhh!! nefret gözünüzü bürümüş. bi insanı sevmeyebilirsiniz anlarımama böyle bir olayda bile reklam,yalan dolan diye geçiştirmeniz o kadar kötü ki. yüreğiniz çürümüş sizin. madem sevmiyorsun, madem inanmıyorsun yazma buraya, içinde tut? kimse sizin aptal yorumlarınızı görmek zorunda değil.

kıskançsınız diyince de bi ton laf yapıyorsunuz. ama bu durum başka birşeyin göstergesi değil?

Adsız dedi ki...

öff buraya da kıskançsınız yazanlar dolmuş.hastalığa sağlığa herşeye tek cevapları var:KISKANÇSINIZZZ

Adsız dedi ki...

Suan %63 hayir gozukuyor dunyaya neler oluyor

Adsız dedi ki...

hiç tanımadığınız birine böbreğinizi verirmisiniz sorusuna %100hayır bekliyordum ben,sonuç fazla iyimser bile sayılır.

Adsız dedi ki...

lan ben ondan az not alsam en yakın kız arkadasımın o hafta havasından geçilmiyo:D onlardaki dostluk kavramı ne kdr güzelmis:/

Adsız dedi ki...

Ilk başta herkesin düşüncesi hayır vermezdim oluyor zaten. Olayın içinde olunca ve karşındaki kişinin ne kadar acı çektiğini ,ölüme yaklaştığını görünce kayıtsız kalınamıyor sonradan

Adsız dedi ki...

benimkini de bıraksan sevgilime yazacak nerdeyse.kız Selena,ne şanslıymışsın

Adsız dedi ki...

Amaç burda reklam olup/olmadığı ya da sizin selena gomezi sevip/sevmediğiniz değil! Pelin bir farkındalık yaratmaya çalışırken olayı nelere çekiyorsunuz AYIP!

xyz dedi ki...

4 yildir lupus hastasiyim.Bu kadar ileri seviyede olmasa da bir doktordan once karacigerimi iflas ettirdigini sonra beynimi bobregimi bitirip beni oldurecegini bile duydum.Reklam diyenler biraz interneti acsin okusun.acaba ben bu duruma gelirsem ailem bana uyumlu cikar mi,yuzumde cikan sivilcemi yoksa kelebek lekesi mi diye gunlerce korkuyla beklemenin ne oldugunu belki anlarsiniz...25 yasinda boyle hastalikla mucadele etmek cok zor,Allah kolaylik versin.

Adsız dedi ki...

Hastalığa sağlığa herşeye tek cevapları var :REKLAM!!!!

Adsız dedi ki...

Öfff gene kavgaya bağlamayın ya.Ayıplar yazıklar kıskanmayınlar havada uçmaya başladı yine.Pelin işin zor bunlarla valla.Yüz veriyosun astarını istiyolar...

Adsız dedi ki...

Selena hastalığına rağmen sevilmiyo vay be.

Adsız dedi ki...

Heryere hastayım diye bağırırsa öyle olur.millet inanmıyo diye kızıyorlar sonra.Allah bütün hastalara şifa versin ama insan bir rahatsızlığı olunca değil fotoğraf çekmek gözünü açmak,elini kıpırdatmak istemiyo.hastane odasında,ameliyathanede fotoğraflar çekilmek nedir ya.

Adsız dedi ki...

Zaten en çok takip edildiği için bi şekilde gündem olmak zorunda.O paralar,konserler onun tanınırlığıyla ilgili.Bu şekilde de amacına ulaştı mı?Ulaştı.Yine herkese kendinden bahsettirdi mi? Ettirdi.Dağılalım o zaman😂 Ama her okuduğunuza inanmayın saf gibi

Adsız dedi ki...

Bu kadın hasta masta değil.Lupusmuş hee hee biz de yedik.Hasta olan insan ameliyattan önce öyle kapak gibi fotoğraf çektirmez.Karı fotoğrafçı tutmuş kendine :O Saç makyaj 10 numara ameliyat oluyo.Yersen..Ha yiyen var tabi

Adsız dedi ki...

Hiç sevilmiyor derken ,saka falan mi yapiyorsunuz ,milyonlarca seveni ve takip edeni var. Sirf sizin gibiler gibi bes on kisi laf atiyor diye sevilmedigini nerden cikariyorsunuz?

Adsız dedi ki...

Kesinlikle oyle.. Boyle bir durumda bile saygi gostermek yerine cirkin bir sekilde reklam bilmem ne diyorlar. Zaten o yüzde 60 bilmem kaclik kisim bu reklam diyen kotu yurekli insanlara ait.belli oldu yani

Adsız dedi ki...

Ne yapsin saklasin mi? Saklayinca ne gecicekti elinize? Kotu bir donemden gecmis ve bu donemden bile sevenleri sayesinde kurtuldugunu anlatiyor,bundan guzel birsey olamaz bence. Umarim hastaligi yuzunden kendini kotu hisseden ve gercekten kotu olanlar en kisa surede guzel bir sekilde atlatirlar. (Burda ayrica dikkat cekilmek istedigi arkadasligij onemi bence ama siz ne anlarsiniz)

Adsız dedi ki...

bu da trolllük yapmaya kasıyo kenarda:)

Adsız dedi ki...

Aynı kişi 23.50- 23.52- 23.55'te her yorumun altına cevap atmış:) "bes on kişi laf atıyor diye sevilmediğini nerden cıkarıyorsunuz" falan demiş. senin gibi tek kişi çıkıp savununca çıkıyor ortaya:) hala justin'in rüzgarıyla şöhretini sürdüren sıradan bir sarkıyıca Britney Spears muamelesi yapıp abartmasan? gecmisolsun,hastalığı ayrı da,Selena Gomez'in (Justin yüzünden sevenler hariç) kendisine ve şarkılarına bayılanını görmedim. Bir iki ergen var işte sadece..senin gibi fanı olan...

Adsız dedi ki...

Şu yorumlar ne kadar fesat,kıskanç, para düşkünü insanlar içinde yaşadığımızın kanıtıdır. Hastalıkla mücadele eden biri için fazla acımasız, sert yorumlar. Neyse umarım başarılı bir şekilde atlatır.

Adsız dedi ki...

o yorumları kim atmış aynı anda bilemem. ama kendi adıma konuşmam gerekirse Selena'nın şarkıları çok güzel. Hatta Justin ergeninden on kat daha iyi. kaldı ki Justin yokken Selena vardı piyasada ,yapılan yorum çok gereksiz olmuş.

Adsız dedi ki...

SELENA ARTIK BİR SİKTİR GİT HAYATIMIZDAN YA.

ecem dedi ki...

Bence net biri selenaya bilerek sövüyor ki burada kavga çıksın yazılar artsın diye haha

Fotoğrafım
Sorun bende değil Sende, Sorun Bendeymiş, Beni Hep Sev ve Mualla'ya Sor kitaplarının yazarı, 2011 Blog Ödülleri moda blogları 1.'si "bi kot bi tişört"ün sahibi, bir kitap okuyup hayatı değişmeyen, onun yerine bir kaç kitap yazan ama hayatı hala değişmeyen Pinkfreud'un blogu... İletişim: pinkfreudinfo@gmail.com

Instagram

Muallaya Sor #15

Ben size ne dedim, artık her hafta "Muallaya Sor" yazıcam dedim. Buyrun söz böyle tutulur, istikrar reis olarak hayatıma devam ed...

En Popüler Yazılar