Gönderen / 15 Ocak 2017 Pazar / 24 Comments / , , , , , , , , , , ,

Meryl Streep Filmleri Haftası

Meryl Streep'in geçtiğimiz Pazar akşamı "Golden Globes 2017" ödül kabul konuşmasıyla o kadar gaza geldim ki, bu haftayı "Meryl Streep Filmleri" haftası ilan ettim. Kendimce böyle temalar uydurmayı seviyorum. (Palme d'Or almış filmler haftası, bitmiş evliliklerle ilgili filmler haftası gibi ) Bütün boş vakitlerimde izlemediğim filmlerini izledim. 

Meryl Streep'in o kadar çok filmi, o kadar çok filmi var ki, bi hafta tabii ki de yetmedi. Şöyle bi bakınca daha izlemediğim yüzlerce filmi olduğunu farkettim. Neyse bu yazıya gelen önerilerle önceliklerimi belirleyeceğim.. Uzun lafın kısası Meryl Streep filmlerinden bahsetmek istedim ve bir yazı hazırladım işte...



En sevdiğim Meryl Streep filmini önererek başlayayım dedim. Death Becomes Her, 1992 yapımı aşırı tatlış bir film. Sonra farkettim ki bu yazımda filmi zaten önermişim. Detaylar için yazıya tıklayın ya da direk full izle hd izle diye aratıp izleyin.


O kadar çok ödülü, o kadar çok adaylığı, o kadar çok filmi var ki, insan kendini kaybediyor. 19 kere Oscar'a aday olup, 3 kere kazanmış. İlki 1980 yılında Kramer vs. Kramer ile, ikincisi 1983 yılında Sophie's Choice ile, üçüncüsü de 2012 yılında The Iron Lady filmi ile alınmış bu Oscar'ların. Bi tek Sophie'nin Seçimi'ni izlememiştim, çünkü çok duygusal, çok ağlamaçlı olduğunu duymuştum ve canım kendimi bile bile üzmeyi hiç sevmediğimden öyle filmler pek izlemem. Ama bu tematik haftam için izleyeyim dedim ve bir gram ağlamadım. Bu kadar uzun süre izlememekle büyük hata etmişim, o kadar iyi oynamış ki bi pelo oscarı da ben verdim dslşdlsş Tabii ki diğer iki Oscar aldığı filmi de izlemeniz şiddetle tavsiye olunur.


Ayy listeye bakarken aklıma geldi, Julie & Julia ne tatlı filmdi. Sinemada izlemiştim, 150 yıl önceydi gibi geliyor. Tam pazar günü battaniye altında izlenecek bir film. Amy Adams'ın tontişliği de bonus. İzlemediyseniz bunu da kesin not alın. Kadın karakter oynamak için dünyaya gelmiş resmen yaaa..


Bu haftaki sinema aktivitemiz olarak canım kamkim Sanemişko ile hala vizyonda olan Florence Foster Jenkins'i izledik. Bu rolle de Oscar'a aday olacakmış gibi geliyor bana, çünkü böyle bi oynamak yok! Hugh Grant'ın yaşlandığını kabul edip genç görünmeye çalışan kartoloz rollerinden sıyrılması çok iyi olmuş. Sinemada izlemeye değer miydi bilmiyorum ama internete düştüğünde bunu da izlemeniz önerilir. Kadın abuk subuk sesler çıkararak bile can veriyor role, şahlandırıyor. Senin serçe parmağına bile kurban olurum Meryl'im....


Sonra bi arkadaşımın önerisiyle "The House of the Spirits"i izledim. Lütfen izleyenler bu film hakkında yorum yapabilir mi zira dünyanın en garip filmlerinden biriydi. Nerdeyse 3 saate yakın sürüyo ve ben bunu 6 günde falan izlerim diye düşündüm. Garipliği ve akıcılığı sayesinde bi günde bitirdim çok şükür. Filmin başı ayrııı, ortası ayrıı, sonu apayrı. Ama yine de Meryl Streep'in, Antonio Banderas'ın, Winona Ryder'ın gençlikleri görülmeye değer. 


138. kez The Devil Wears Prada'yı izleyecektim ama onun yerine başka filmler izleyeyim dedim. 2007'de bu filmdeki rolüyle de Oscar'a aday olduğunu hatırlatmakta fayda var. İzlemeyen yoktur diye tahmin ediyorum ama bu filmin de bu yazıda yeri olması gerektiğini düşündüm. I love you Miranda Priestly ❤️


2008 yılında Oscar'a aday olduğu "Doubt" filmi de uzun süredir aklımdaydı, onu da izleyiverdim. Film ne ara başladı, ne ara bitti hiçbi şey anlamadım çünkü filmde hiçbi şey olmuyo gibi görünmesi filmin asıl olayı sanırım. Bayılmadım ama nefret de etmedim, çok ortada kaldım. Belki de vermek istediği mesaj oydu. Ay benim neyime zaten mesajlı musujlu filmler. Rahmetli Philip Seymour Hoffman'ı görünce ben bi üzül, bi üzül... Bu filmi izleyenler yazsınlar sizce o adam yaptı mı yapmadı mı??


İzlediğim bütün diziler christmasdan beri tatilde olunca bol bol film izleyecek vaktim oldu bu hafta. 1998 yapımı One True Thing filmindeki kanser hastası sevimli anniş rolüyle Oscar, Golden Globes, SAG allah ne verdiyse her ödüle aday olmuş Meryl'ciğimiz. Renee Zellweger'ın estetikten yamulmamış gencecik halini görmek ilginçti. Anneli, kanserli bi film olunca biraz hüzünlendim o yüzden sonunu izlemeden kapattım. Ama film kötü olduğundan değil, daha önce de belirttiğim gibi canım kendimi üzmek istememden, paşa kızlığımdan lsşldşdl Sıcacık bi 90'lar filmi izlemek isterseniz bu filmi de listenize alın.


Listemdeki bir sonraki film "The Bridges of Madison County". 90'lar yapımı bi Meryl Streep & Clint Eastwood filmi aşırı ilgimi çekiyor lakin aklımda da The Affair'in son bölümünü izlemek var. 

Bu haftayı aşkım, sevgilim, tanrıçam Meryl'in filmleri ile geçirmek bana çok iyi geldi. Hiç beklemediğiniz, kıyıda köşede kalmış bi film insanı derinden etkileyebiliyor o yüzden şunu kesin izlemelisin dediğiniz Meryl filmi kaldıysa gönderin gelsin.

Ya da periliçemizin sizi en etkileyen filmini paylaşın. Yete ki Meryl Streep'den konuşalım... 
Share This Post :
Tags : , , , , , , , , , , ,

24 yorum:

Adsız dedi ki...

mamma mia :)

Adsız dedi ki...

Şunu fark ettim izlediğim sadece bikac filmi varmis.en son'şeytan marka giyer'i izlemistim Onu da aman aman begenmemistim ama golden globe konuşmaları olsun o tontisligi ve yakinligiyla her zaman hayranlik duyduğum birisi.buralarada lazim boyle gözü kara,korkusuz,kültürlü insanlar..

Ezgi Kırmızıer dedi ki...

Adaptation (Nicholas Cage'den nefret etmiyorsan izle tabi :) ) ve Hours çok güzel konusu biraz klişe gibi gözükse de :) Çerezlik filmi de ilişki durumu:karışık tavsiye ederim :)

Adsız dedi ki...

Mamma Mia kesinlikle izle!! Dünyanın en bebbe filmi :') Ayrıca Miranda <3333

ayşe ç dedi ki...

kramer kramer e karşıdaki evden giderken dont make me go in there repliği ve oyunculuğu unutulmaz. ne güzel filmdi be.. sofinin tercihinde filmin adını aldığı itiraf sahnesi çok vurucuydu.

ozge karatas dedi ki...

The bridges of madison county cok etkileyici çpk şık bi film bence." Doubt" u da izledim bence adam suçluydu küçük siyahi çocuğun annesi de durumu onaylar gibiydi ama sakladı suçluydu yani bemce

Adsız dedi ki...

the hours'u izle

Adsız dedi ki...

Death Becomes Her çocukluğumun en güzel hatıralarından biridir:) lanet olsun 90lar❤️

Adsız dedi ki...

ben bizim jenerasyonun oyuncularını gercekten sevemiyorum şu kadına baktıktan sonra ya. o jennifer lawrence'ın ruhsuzluğu poğaça suratlılığı geliyo da aklıma pffff o nedir ya. Hic kusura bakmasinlar umudum Dalia Royce rolünü yaparak altıma işeten Carly Chaikin'de, alaycı pislik Kat Dennings'te,Beth Behrs'te.

eliza bennet dedi ki...

Kramer vs. Kramer beni her izlediğimde gözyaşlarına boğan bir filmdir. Dustin Hoffman'ı hiç sevmem ama bu filmi ve Tootsie'yi hariç tutarım.

Meryl bence de zamanımızın en iyi aktrilerinden biri. Ayrıca Golden Globe konuşması çok çok iyiydi.

The Bridges of Madison County çok sevdiğim filmlerdendir. Zira Clint Eastwood hastasıyım (hem yönetmen hem oyuncu olarak - gençlik ve yaşlılık çağları dahil), tabi adamın gerçek hayattaki politik görüşlerini sevmiyorum hiç ama zaten bunları filmlerine hiç yansıtmıyor (nasıl oluyor anlamıyorum ama öyle). Neyse kesinlikle tavsiye ediyorum.

Geçen gün Manhattan'ı izledim orada Meryl yardımcı rolde ama yine süper döktürmüş.

Robert De Niro ile oynadıları bir Aşk-ı Memnu filmi var "Falling in Love" her zaman sevmişimdir. İzlemediysen tavsiye ederim.

Benim şimdiye kadar izlemek istediğim ama sıkılırım diye korkup izlemediğim Out of Africa var (Afrika bana hiç ilginç gelmediği için Robert amcayıda sadece The Way We Were filmdinde sevdiğim için hep arkaya attığım film oldu)

Doubt çok güzel bir filmdi ve evet yaptı, hem de yanına da kaldı. O filmde çocuğun annesinin Meryl ile yaptığı konuşma maalesef aklıma kazındı çıkaramıyorum.

Neyse bir de "Ricky and The Flash" diye bir filmi var, lokum gibi, kesinlikle tavsiye ederim.

Adsız dedi ki...

AAAA..ama en güzelini izlememişsin ki Pelincim ..
Clint Eastwood la efsane bir tutkulu yasak aşk..
aaah ah ! benim de en sevdiğim filmi bu galiba
bence diziyi boş ver hemen filmi aç :)

Adsız dedi ki...

buraya ilk kez meryl streep için yorum yazacagım.gecenlerde tesadüfen izleyip cok sevdiğim marvin's room filmini öneririm.sevgier

Derya dedi ki...

Çok sevdigim bir film birkaç kez izledim.

Asuman ARSLAN dedi ki...

Mamma Mia ı kesinlikle izle bonus olarak Pierce Brosnan ve Colin Firt yakışıklılıgını da goreceksin😍😍😙😙
Ay bide Hugh Grant hayatımın aşkı bi adam nasıl her yaşında bu kadar yakışıklı sempatik ve karizmatik olabilir hele o aksanı 😍😍

Adsız dedi ki...

Adaptation'da döktürüyor resmen; Hours zaten insanın içine içine işliyor

Adsız dedi ki...

hani dedin ya tematik haftalar yapıyorum diye onlarıda paylaşsan ya? böyle yazı olmasada tweet olarak at haftanın temasını bizde izleyelim. zeki kadınsın vesselam

simurg dedi ki...

August:osage county süper film ailedeki herkesin sırları ortaya çıkıyo julia roberts da süper filmde

Feride dedi ki...

Doubt en çok sevdiğim üzerine en çok düşündüğüm filmlerden biridir. Film nasıl olmalı,oyuncu dediğin nedir sorusunun cevabı bence.

Boşbırakıcam dedi ki...

Sophie'nin seçimini çocukken Tv'de izlemiştim. Çok üzünçlüydü hatırlıyorum. Kramer Kramer'e karşı da öyleydi.
Bridges of Madison County'i sinemada izledim. Nefis bir filmdir. İzlenlenmeli.
Meryl Streep'in güzel kadını da çirkin kadını da hiç plastik makyaja gerek duymadan mimikleriyle oynaması inanılmazdır.

Boşbırakıcam dedi ki...

Bu arada She Devil de çok güzel filmdir. Death Becomes Herdeki karakterine benzer oradaki karakteri de.
House of Sprits Issabelle Allende'nin romanından uyarlanmış. İlla güzeldir ama ben de seyretmedim.

LITTLE MAN dedi ki...

out of africa. tek geçerim

Adsız dedi ki...

Dizi olarak Angels in America da izleyebilirsin. Mini dizi olarak 6 bölüm sürüyordu yanlış hatırlamıyorsam. Al Pacino, Meryl Streep yardırmışlar dizide.

Ayrıca The Hours var. Virgiana Woolf ile bağlantılı hikayeler üzerine bir film. Juliane Moore, Nicole Kidman ve Meryl Streep ayrı ayrı çok iyiler.

merit dedi ki...

Tabii ki en iyi filmi degil ama tahminimce Prime senin kalemin olabilir. Komik ve soundtrack albumu guzeldi.

Adsız dedi ki...

"The Bridges of Madison County" mutlaka izle, pişman olmazsın. Çok güzel çok gerçekçi anlatılmış bir aşk hikayesi. Beni hüngür hüngür ağlatmıştı ama duygusal bir anıma gelmişti sanırım :D

Fotoğrafım
Sorun bende değil Sende, Sorun Bendeymiş, Beni Hep Sev ve Mualla'ya Sor kitaplarının yazarı, 2011 Blog Ödülleri moda blogları 1.'si "bi kot bi tişört"ün sahibi, bir kitap okuyup hayatı değişmeyen, onun yerine bir kaç kitap yazan ama hayatı hala değişmeyen Pinkfreud'un blogu... İletişim: pinkfreudinfo@gmail.com

Instagram

Muallaya Sor #15

Ben size ne dedim, artık her hafta "Muallaya Sor" yazıcam dedim. Buyrun söz böyle tutulur, istikrar reis olarak hayatıma devam ed...

En Popüler Yazılar