Gönderen / 4 Mart 2016 Cuma / 19 Comments / , , , , , , , , ,

Gittim Gördüm Gezdim: Giresun - Ordu

Geçtiğimiz haftasonu instagramda huzur temalı pozlar bombardımanı yaptım biliyorsunuz. Şimdi o gezinin detaylarını anlatacağım çünkü burnumuzun dibindeki güzelliklerin farkında geç vardığım için çok pişmanım. 



AnadoluJet'in her ay farklı bir şehire düzenlediği (daha önce İzmir, Alanya, Bursa gibi lokasyonlarda gerçekleşmiş.)"Avantaj Rotası" bu ay Ordu-Giresun'u kapsıyormuş ve 30 kişilik bir ekip ile Ordu-Giresun'u gezip tanıma fırsatı bulduk... 


Yaylalar, yemekler, temiz hava, Karadeniz insanının sıcak kanlılığı ve bi o kadar deliliği, fotoğraf çekimleri... O kadar güzel ve dolu bir 2 gün geçirdim ki, canınızı çok da çektirmeden bu rota nereleri kapsıyor, neler yedik içtik paylaşıcam biraz. Benim gibi her gördüğünü canı çeken bi aç gözlüyseniz yazının sonrası biraz zorlayıcı olabilir...


Güne Giresun merkezdeki Mustafa Patar'da kadayıf yiyerek başladık... İçeri girerken kendi kendime "Ayılık etme pelin, verilenin yarısını yiyeceksin" diye düşünüyordum ama öyle bir şey geldi ki, ikinci porsiyonu isteyen tek insan oldum.... Sütlü kadayıf tatlısı daha önce yediğim hiçbir kadayıfa benzemiyordu, hatta yediğim hiçbi şeye benzemiyordu. Cenneti yutmak gibiydi.... AnadoluJet'in kampanyası ile giderseniz, biniş kartınızı göstererek bir indirim de alıyorsunuz elbette.. 


Kadayıfları yedikten sonra "Kulakkaya Yaylası"na çıkmak üzere aracımıza geçtik. Fotoğraf çekmenin yasak olduğu yerde yaklaşık yarım saat boyunca 30 kişi şakır şakır selfielerimizi çektikten sonra yola devam ettik...


Uzun süren bir yol sonrası (çişiniz falan varsa yapın, ben yandım siz yanmayın) yaylaya vardığımızda ise bizi bu manzara karşıladı.... Temiz havadan, muhteşem manzaradan kafamız güzel olduktan sonra karların arasında pişen yemeklerimizi yemek üzere tamamen ahşaptan oluşan lokantaya geçtik. (lokantA?a)


Masamızın bir kısmının fotoğrafı bu... Fasulye turşusu kavurması, rmut pekmezli manda yoğurdu, lahana çorbası (ama pancarlıymış, orada pancar çorbasına lahana çorbası deniyormuş i love lazlarr) Ve daha canızı çektirmemek için yazmadığım neler neler.... Mekanın sahipleri o kadar tatlı, o kadar güler yüzlü ki, beni evlat edinmelerini isteyecektim. Muhtemelen bu kadar etobur ve gözü yemekten başka bi şey görmeyen birini istemeyecekleri için bu teklifimi sunmadım...


Yemek yediğimiz yerin adını bilmiyorum bi tabela falan yoktu ama Kulakkaya Yaylası'na çıktığınızda bu kasabın tam karşısında kalan ahşap tek katlı yapı oluyor. Kasap da kendilerine ait zaten, yediğiniz etleri alıp evinizde de aynı şöleni yaşayabilirsiniz...


Binlerce fotoğraf çekilip, yola koyulduktan sonra yine uzunca bir yol sonrası Giresun'da inanılmaz bir manzaraya sahip, yapay bir ada üzerindeki Doğal Dükkan'a vardık. Ürünlerin tamamını çevredeki köylülerden temin eden, bu işletme vejetaryenler için bulunmaz bir hint kumaşı niteliğinde. O kadar değişik bitkilerden, o kadar ilginç ve harika tatlı mezeler var ki, (ısırgan otlu dip sos mesela) kesinlikle denenmeli. Hele bi su böreği var ki of of offf... Verseler 1 tepsi yerdim :(( O gün ihtiyaç olmasa bile, köylülere istihdam sağlamak için onların ürünlerini alan, sosyal sorumlulukta öncü Doğal Dükkan'ın Fulya/İstanbul'da da bir şubesi varmış. İlk fırsatta gidip deneyeceğim. Yine evinize giderken yediğiniz her şeyden alma şansınız burada da var. AnadoluJet kampanyası ile giderseniz %25'lik bir indirim de söz konusu!

Nefes almadan yemek yemekten pantolonlarımızın ilk üç düğmesini, fermuarını açıp Ordu'daki otelimize doğru yola çıkarken ekibin büyük bir kısmı arabada uyumuş, ben ve bir kaç azman çektiğimiz fotoğrafları filtreliyorduk....


İkinci gün ise Ordu'dan teleferikle Boztepe'ye çıkarak başladı... Teleferik yolculuğunu nasıl bitirdim bi ben bilirim, bi allah bilir.. Neyse ki sadece gözlerimi kapayıp bildiğim duaları okuyarak atlattım, ekibinin kalanının bindiği diğer teleferikte ortaya çöküp kalanlar varmış... Gözlerimi açtığım kısa sürede gördüğüm kadarıyla manzara inanılmaz keyifli.. Vardığınız yer ise her şeye değiyor. Teleferik 7-8 TL civarı bir şey.. Uludağ'daki 25 TL idi. Yalan olmasın ülkemizdeki en ucuz teleferikmiş bu galiba...


Boztepe'de yine harika bir ormanlık ve harika bir manzara var.. Fotoğraf çekmeyi seven, hatta mesleği bu olan bi kalabalık olunca ortaya böyle ilginç kareler çıktı... 


Hayatım boyunca unutamayacağım bir incik karşımda duruyordu, hayat dik bir yokuştu ve ben artık getirdiğim hiçbir pantolonun içine sığamıyorudm... Öğle yemeğimizi bizim için özenle hazırlanmış devasaaaa bir masada Royal 52 Boztepe'de yedik. Bir et nasıl bu kadar yumuşak olabilir yemekten kalktıktan sonra uzun süre düşündüm. Yine mezeler, turşular ve özellikle mısır ekmeği harikaydı. Şu an bu yazıyı yazarken yediğim kurabiye tabağına tekme attım sinirden. Hayaller tandır, gerçekler kavala kurabiyesi :(( (%25'lik indirimin burada da olduğunu belirteyim)


Ciseli Şelalesi'ne geldiğimizde ise fotoğrafçılarımız çetin doğa koşullarına aldırış etmeden meslek aşkıyla fotoğraf çekiyorlardı. Hayır ben niye bu dikenli, dik yokuştan şelalenin içine girip fotoğraf çektim anlamıyorum. Ve çektiğim her şey bulanık! Daha netlik ayarı bile yapamazken özenip oramı buramı kırıyodum ya kızzzzz...


Şelaleye sırtımı dönmüş gibi oldum ama şöyle güzel pozlarım da yok değil.... Yazının başındaki "Seni tahtından indirecem Beyonce" temalı illuminatik kare ve bu "Uzaklarda arama çünkü sen içimdesin" pozunu kesinlikle takip etmenizi önereceğim, instası ve kendisi muhteşem insan https://www.instagram.com/sakiryildirim çekti..


Ordu'nun gezilecek, görülecek yerleri bitmiyordu ve gün ışığı hızla kayboluyordu :(( Yason Burnu olarak anılan "Cape Jason"da sisli hava öyle bi ortam yaratmıştı ki, kendimi film setinde sandım. Kilise, fener, çayır, çimen öyle güzel ki..... 


Birlikte seyahat ettiğimiz http://mutfaksirlari.com'un yaratıcısı Nilay Tulum'un bir takipçisinin önermesi üzerine Vonalı Celal'e uğradık! Ama ne uğramak.. Turşu suyu içmek üzere girdik ama mutfakta mısır ekmeği mi pişirmedik, aganigi naganigi bitkisi mi yemedik... Vonalı Celal oldukça meşhurmuş aslında. 


İçeride belki 1001 çeşit turşu vardı.. Pırasa turşusundan hamsi turşusuna (evet hamsili pideye inanıyorsunuz da hamsili turşuya mı inanmıyorsunuz??) her şeyin turşusunu kurmuşlar.. Tabi Vonalı Celal'in bi de restoran bölümü var. Programımızda akşam yemeği için başka bir planımız olduğundan  mutfakta ustaya dadanıp o pişirirken bir şeyler tırtıkladık o kadar. İstanbul'a mısır unu vs.. gibi kargo ile gönderilebilen şeyleri yolluyorlarmış.  Sis yüzünden manzarayı pek göremesek de tahminlerim efso bir manzarası olduğu yönünde. Klişe olacak ama vatanımız cennetten bir köşe adeta kfdlsşikfşdks


Boşan da semerini ye dediğinizi duyar gibiyim... Ama topuz kebabını anlatmadan olmaz... Yine yörenin meşhur bir yeri olan Aktaşlar'da 24903209 çeşit pide yedikten sonra bi de topuz kebabı geldi karşımıza... 400 derece ısıdaki gerçek bir topuzun üzerinde 4 çeşit et, sebzeler, altında iç pilav ve köfte.... Etleriniz soğursa topuza batırıp tekrar ısıtabiliyorsunuz... Patentli olan bu sunum ve kebap enginlere sığmıyor taşıyordu... Sonrasındaki yediğimiz ballı sütlaçlar ile gece düz duvara tırmanmayı garantilemiştik bile.....


Biz iki güne sığdırılmış hızlı bir tur yaptık ama yaylada uzun uzun yürüyüşler yapmak, şelale başında akşama kadar piknik, Ordu'nun mavi bayraklı plajında denize girmek hayallerimiz arasındaydı. Bu tarafa gitmeyi düşünenler varsa ellerine geçen ilk fırsatta denesinler derim... Bölge yöneticilerinin ve mekan sahiplerinin doğaya olan saygıları, bu yönde canla başla çalışmaları o kadar duygulandırdı, o kadar kendimi sorgulamamı sağladı ki... 

Oscar teşekkür konuşması gibi herkese tek tek teşekkür etmek isterdim ama o kadar uzun sürecek ki.. Başta AnadoluJet ve Ümit abi olmak üzere iki gün boyunca bizimle ilgilenen herkese çoook teşekkürler.. Tek istekleri yaşadıkları doğanın güzelliğini korumak ve bu güzellikleri bütün ülkenin görmesini isteyen güzel insanları hiç unutmayacağım < 3

Share This Post :
Tags : , , , , , , , , ,

19 yorum:

Adsız dedi ki...

Çok güzel bi yazı olmuş pelo. Çok fena gidip göresim geldi

Asuman ARSLAN dedi ki...

Pelo bende giresunluyum iyiki gitmişsin

Adsız dedi ki...

Fiyat lazım bize fiyat

Gözde Özkaya dedi ki...

Giresun'a tekrar gelip adaya da gitmeni tavsiye ederim :)

Gözde Özkaya dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
Adsız dedi ki...

Yalnız kampanyadan nasıl yararlandığınızı anlayamadım ben? Anadolu Jet'in kampanyasından yararlanabilmek için jetgenç üyesi olmak lazımmış o da 24 yaşa kadar oluyormuş, ben üye olamadım mesela. Anadolu Jet reklamı olmuş direkt bu post. Siz de sanki kendiniz ödemiş gibi anlatmışsınız...

Adsız dedi ki...

davetli olarak gittiğini yazmış ya zaten nesi reklam

Adsız dedi ki...

bu kilo almış halinse biz ölelim

Adsız dedi ki...

Pelo gıybet kazanı yazsana

Adsız dedi ki...

Vonalida balik bugulama yemeliydin pelinn

Adsız dedi ki...

yazını ciğerci kedisi gibi okudum benim memleketime gitmişsin

Adsız dedi ki...

kazağınının arkasında keşan mı yazıyor benmi yanlış görüyorum?

Adsız dedi ki...

İnanamıyoaaağummm. Ama buraya da gelmelisin doğası bir yana sen bir kuymak bir hamsiköy sütlacı ve bir Akçaabat köfte(♡) yedikten sonra bize her yer trabzon ula sksjjdks diyeceginden eminim, sevgiler

Adsız dedi ki...

Ay boyle gezi yazilarina bayilirim seninki gibi icten olanlara
. valla hep gez ve hep yaz pelo

Adsız dedi ki...

Pelincim valla takip etmeye üşenmediğim tek blogerdın hele memleketime gitmişsin güzel güzel kareler çekmişsin en birinci favorim (!) oldun :) senden bir ricam olsa acaba sesimi duyar mısın? Malesef bu ülkede evinizden şoförünüzle çıkıp holdingin kapısında inmiyorsanız,haftasonlarını kokteyllerde müzayedelerde geçirmiyorsanız o minicik etekleri,hipermega topukluları,crop topları giyecek yerimiz yok.Evet moda haftalarıydı voguelardı toplumsal baskılarımıza göre şekillenmiyor ama bari sen biraz yaz desenine aşık olduğu mini eteği giyemeyen,stilettoyu düğünde anca giyebilen,kürkü iettde takamayanlar için. Seni seviyoruz (İsteğimi ciddiye al diye yağ çekiyomuş gibi oldu ama yok kız harbiden seviyoruz)

Adsız dedi ki...

teleferik felaket cidden, biz de boztepeye çıkıp geri inememiştik :D ordu deyince aklıma bu geliyor

Tasarım Hikayem dedi ki...

bende giresunluyum o kadar güzel ki memleketimiz, kesinlikle giresun adasınada gitmelisin...

Tasarım Hikayem dedi ki...

bende giresunluyum memleketimiz o kadar güzel ki, kesinlikle giresun adasınada gitmelisin...

Gence dedi ki...

Sadece Giresun'lular yorum yapıyor gibi. Değilim ama bir kaç bişey söylesem sıkıntı olmaz di mi?

Fotoğrafım
Sorun bende değil Sende, Sorun Bendeymiş, Beni Hep Sev ve Mualla'ya Sor kitaplarının yazarı, 2011 Blog Ödülleri moda blogları 1.'si "bi kot bi tişört"ün sahibi, bir kitap okuyup hayatı değişmeyen, onun yerine bir kaç kitap yazan ama hayatı hala değişmeyen Pinkfreud'un blogu... İletişim: pinkfreudinfo@gmail.com

Instagram

Dizi Önerisi: Olive Kitteridge

Yine davar gibi bir günde izleyip, etkisinden kurtulamadığım bir dizi önermeye geldim. Selamsız sabahsız girdiğim için kusura bakmayın, öne...

En Popüler Yazılar