Gönderen / 7 Mart 2016 Pazartesi / 5 Comments / , , , , ,

Film Önerisi: Man on Wire

Film önerisi dedim ama dün gece izleyip hastası olduğum bir belgesel önereceğim bugün sizlere. Evet, ne var belgesel de izliyorum... Bütün gün Kylie Jenner'ın ruju, Kendall'ın ayakkabısı kovalamıyorum heralde, ben de NatGeo kızıyım, beni de aranıza alın :(((

2008 yapımı, "En İyi Belgesel" Oscar'ı dahil yüzlerce ödül almış, "Man On Wire" yani "Teldeki Adam" belgeselini hengorımdan ölürken, yarısında uyuyakalırım umuduyla açıp, "Vay anasınıııı" nidaları ile izleyip o kadar sevdim ki, siz değerli ve kenafir okurlarıma da önereyim dedim..



Belgesel Philippe Petit'in kendi anlatımından, gerçek kayıtlarla 1974 yılında World Trade Center (İkiz Kuleler) arasında yaptığı tel üzerindeki yürüyüşü anlatıyor.. Önce Paris'de Notre Dame kilisesi kuleleri arasında, daha sonra Sidney'de gerçekleştirdiği tel yürüyüşlerini görüyoruz. İkiz kuleleri henüz inşaat halindeyken gözüne kestiren ve, çevresindeki herkesin "imkansız" demesine rağmen bunu kafasına koyan ve bir Ağustos sabahı iki kule arasında tam 45 dakika boyunca yürümesini anlatan hikayeyi tek nefeste izledim. Ki yükseklik korkum olmasına rağmen Philippe Petit ve arkadaşları yaptıkları işe o kadar inanmış, o kadar tutkulular ki, ilham almamak mümkün değil.


Antremanlardan, planlamaya, her şeyi kayıt altına aldıkları için orjinal görüntülerle izleyince o zamana, 70'lerdeki tutklulu Fransızların arasında hissettim kendimi. Philippe Petit bir de öyle anlatıyor ki o dönem yaptığı işi, benim bile telde yürüyebileceğime inanasım geldi. Adam inanmış ve yapmış.. Yerden yüzlerce metre üzerinde telin üzerinde hoplayıp zıplamak nasıl bir ego, nasıl bir kafa yaşatır ki insana?? O dönemin kısıtlı teknolojisi ile henüz inşaat sayılabilecek bir haldeyken iki kule arasına tel germeye çalışmak için yıllarca süren bir hazırlık süreci yaşamış ve bütün belgesel boyunca bu sürecin inişlerine, çıkışlarına birebir şahit oluyorsunuz.


Ben izlerken gördüklerimden, adamın tutkusundan oldukça etkilendim. Gerçek görüntüler, manşetler, videolar, iki kule arasında yürürken polislere yaklaşıp yaklaşıp telin ortasına geri dönmesi, tutuklandıktan sonra polisin şapkasıyla oyunlar oynaması, belgeseldeki aşk hikayesi, Philippe Petit'e kendisinden çok inanan ve güvenen arkadaşlarının kafanızı açıcağına eminim...

Bu belgesel ile ilgili yorumlarınızı ve bunun gibi gerçek hikayelerden oluşan biyografi tadındaki bu kafa belgesel önerilerinizi de bekliyorum....
Share This Post :
Tags : , , , , ,

5 yorum:

Adsız dedi ki...

Tehlikeli Yürüyüş de bu adamın hayatını anlatıyordu daha hollywoodvari tabii

Adsız dedi ki...

İyi de nerden izlicez adres versene

Adsız dedi ki...

Evet guzel ama bi belgesel izliyo gibi değil de fotoğrf albumu karıştırıyomuş gibi oldum.parça parça--kopuk kopuk.Kurgu mu deniyo ne deniyo bilyorum;o kötü.Anlayım da akıcılık var goruntuler de yok bence sen de hak verirsin

Adsız dedi ki...

Senna belgeselini öneririm. Amy belgeselinin yaratıcısından bir belgesel. Formula 1 yarışçısı Ayrton Senna'nın ölüme yürüyüşünü anlatıyor... izlemediysen izle derim. BAFTA, Sundance ödülleri almış bir belgesel

Adsız dedi ki...

bi kere de siyahi birinin başarısını anlatan bi belgesele öner pelin. black lives matter

Fotoğrafım
Sorun bende değil Sende, Sorun Bendeymiş, Beni Hep Sev ve Mualla'ya Sor kitaplarının yazarı, 2011 Blog Ödülleri moda blogları 1.'si "bi kot bi tişört"ün sahibi, bir kitap okuyup hayatı değişmeyen, onun yerine bir kaç kitap yazan ama hayatı hala değişmeyen Pinkfreud'un blogu... İletişim: pinkfreudinfo@gmail.com

Instagram

Dizi Önerisi: Olive Kitteridge

Yine davar gibi bir günde izleyip, etkisinden kurtulamadığım bir dizi önermeye geldim. Selamsız sabahsız girdiğim için kusura bakmayın, öne...

En Popüler Yazılar