Gönderen / 27 Aralık 2014 Cumartesi / 18 Comments / , , , ,

Gittim Gördüm Gezdim / İstanbul Coffee Festival

Instagramcığımızın güzide keşfet bölümünde gördüm "İstanbul Coffee Festival"i.. Baktım yeri de eve 10 dakika, yağmurlu bir cuma öğleninde arkadaşımın da standının bulunduğu fazlasıyla ilgimi çekeceğini düşündüğüm etkinliğe katılayım dedim...



Gittim ve cevabımı alıp geri döndüm.. Her şeye bok atan, burnu bi karış havada blogger olmak istemem ama gördüklerimin hepsini objektif olarak anlatacağım. Bu yazıyı okuduktan sonra festivale katılmak için 1 gününüz daha var, isterseniz 28 Aralık 2014 Pazar gününe kadar bu etkinliğe katılabilirsiniz.. 


Öncelikle etkinlik yeri.. Benim için Beyoğlu şehrin göbeği sayılıyor hala. Trafiğe takılmak zorunda olmadan gittiğim her yere bayılıyorum. Galata Rum İlkokulu da tam bu özelliklere uygun bir yer ammaaaaa bu festival için hiç olmamış. 

Önce içeri giriş sıkıntısı.. Ben gidip lay lay lom gezip, fotoğraf çekip, neler olup bitiyor bakacağım sanırken meğer iki seansa ayrılıyormuş bir gün.. 14:00'a kadar bir grup, sonra temizlik, 15:00'da yeni markalar... Ve o bir saat temizlik arasında 60-70 yaşındaki teyzeleri kapıda yağmur altında beklettiklerini gördüm. Benim için "kahve=keyif" demek olduğundan bu içeri giriş patırtı gürültüsü bi baştan hoşuma gitmedi zaten.. Okulu gerçek bir okul gibi kullanmaya and içmiş organizasyon..



Zaten dışarısı yağmur, çamur, insanlar koca koca ıslak montlarıyla dev standların, koca kahve makinelerinin arasında dolanmaya çalışıyorlar.. Bir kaç katlı olsa da hiyerarşik bir şekilde en çok parayı veren, en çok görünen yerdeki standı kapmış.. Üst katlarda garibim kahve markaları, alt katta en havalı, en pahalı markalar... Hemen fakirler için üzülüverdim :((


Fotoğraf çekmek neredeyse imkansız. Hatta kahve denemek bile imkansıza yakın... Bir kahve yapmak nereden baksan minimum 2-3 dakika sürdüğünden stand başları -haklı olarak- meraklı ve bekleyen insanlarla dolu.. Standlardaki görevliler ise bulundukları ortamdan nefret etmiş, asla bir samimiyet belirtisi göstermeyen, anasına bacısına küfretmişsin gibi davranan burnu havada tiplerle doluydu.. Sanırsın kahve çekirdeklerini afrikadan sırtlarında taşıdı lubunyalar, bi afra bi tafra herkeste..


Sadece bi standa yüzü gülen ve insanlara zevkle kahve ikram eden insanlar gördüm, onlar da yaşını başını almış, salak sulak kendini göstermek için değil, gerçekten markalarını en doğru yansıtabilmek için oradalar gibiydi. Sanırım alman menşeili olan Espresso Perfetto markasına hemen ısınıverdim. Ay lav almansss. Bi tek onların kahvesini içtim ve oldukça hoşuma gitti. http://www.espressoperfetto.com adresinden inceleyebilir ve satın alabilirsiniz kahvelerinden. 


Valla arkalarından konuşmak gibi olmasın da, renkleriyle beni en cezbeden köşe bu olsa da stand başındaki mendebur mendebur bakan evde kalmış görünümlü kızlar yüzünden yaklaşamadım hiç.. Yaptığınız işi nefret ede ede yaparsanız böyle olur işte, üzgünüm. Kahveleri nasıldı acaba ¯¯\_(ツ)_/¯¯


Hııı kahve, yaratıcılık falan da burası hiç instalık olmamış onu ne yapacağız? Valla hayatımda "instalık" diye bi tabir var artık, instagramda hoş görünen renkler, köşeler, yerler, kıyafetler benim için "instalık" kategorisinde ve bu festivalin tek bi köşesi bile instalık değildi bana göre... Bomboş bi duvarın merdiven kenarına koca koca özlü sözler yazmak güzel de, bunun nesini instama koyyim ben?? Vscocam bile iflah etmez bu festivali.....


Milk Galery ortaklığıyla hazırlanan resim sergisini ise beğendim. Bir çok güzel iş vardı. Alt kattaki itiş tepiş ortamdan biraz ferahlamak isteyenler için güzel bir soluklanmalık alan olmuş şu küçücük kısım bile. Ne de olsa resimi, sanatı kimsenin umursadığı yok memlekette... 


Ya şimdi böyle negatif konuştum ama festival programında bir sürü güzel seminer, workshop falan da görünüyordu. Gerçekten kahveye ve bu öğütme, demleme, içme olaylarına ilgisi olanların ilgisini çekebilecek şeyler yok da değildi. Neyse ben son gün yazdım, belki seneye daha ferah bi yerde, daha insancıl çalışanlar ve daha eğlenceli bir ortamda geçer bu festival... 

Son zamanlarda evden dışarı adımımı attığım her an, her ortamda, her etkinlikte, her gördüğüm insan grubunun içinde söylediğim gibi: Yel alsın bu türkleri....
Share This Post :
Tags : , , , ,

18 yorum:

Adsız dedi ki...

girişin ücretli olduğunu da yazsaydın keşke.

hemde her seans için ayrı ücret ödemek gerekiyormuş okuduğuma göre

Adsız dedi ki...

dövmeeeeeeeeeeeee

kozmetikkarne dedi ki...

Hangi organizasyonumuz layıkıyla yapılıyorda bu yapılacak Pelo? Ankarada Fransız elçiliginde sarap organizasyonuna katılmıştım tum standlar guler yuzlu aman gözlerime inanamadım. Meger hepsi fransızmış...

Adsız dedi ki...

pelin ya senin cilt kaymak gibi.Şu lazer olaylarını yazsan süper olacak. seviliyorsun :D

psnzksk kdsksı dedi ki...

Mualla yazısııııı

Adsız dedi ki...

muallayı bekliyoruz lütfeennn

Adsız dedi ki...

sen davetiyle gitmişsin gezmişsindir, 40 lira verip dogru dürüst 1 kahve içemeyen arkadaşım var

Selin Tümer dedi ki...

Reklamlarını görünce çok gitmek istemiştim ama ayarlayamadım bir türlü aklım kalmıştı,iyi ki gitmemişim dedirttin.

Adsız dedi ki...

Lily aldridge stilide yazarmısın :))

Adsız dedi ki...

Lily aldridge stili yazarmısın :))

Adsız dedi ki...

Ahah üzüldüm vallahi arkadaşınız adına.

Adsız dedi ki...

Bu dürüst eleştri için teşekkürler, gitmediğim için üzülmüştüm..

Adsız dedi ki...

sen kötü hava ve uyuz tiplere denk gelmişsin. pazar günü bile ilk seansa girerken gayet rahattı biletli giriş, moc vb. markalar dışındaki stanttakiler de güleryüzlüydü. okulun atmosferi güzeldi, hem sen ikinci kata çıkarken coffee is always a good idea instalık resim çekinme şeysini görmedin mi kuzum? yalnız azıcık tuzlu, üç beş kahve deneyeceğim diye o kadar para dökmek çok mu mantıklı, tabi ki hayır. ay aktivite olsun da para harcayayım dersen gidilirdi.

Adsız dedi ki...

Boyle yalakalik yapmadan herseyi dogrusuyla objektif sekilde yazdigin icin tesekkurler, daha once de bi fashion week icin yazmistin sanirim boyle

Adsız dedi ki...

Lazer yazan arkadasa katiliyorum bu konularla ilgili bikac bilgi versen buyuk sevaba girersin pelin :)

Adsız dedi ki...

Pelin yaa 2014un unutulmazlari yok mu

Adsız dedi ki...

Pelin yaa 2014un unutulmazlari yok mu

AyrıBirDünya dedi ki...

Yaa nasıl gitmek istemiştim bu festivale.Ama sayende gözüm arkada kalmadı Pelin.İnşallah seneye daha iyisini yaparlarsa gideriz.

Fotoğrafım
Sorun bende değil Sende, Sorun Bendeymiş, Beni Hep Sev ve Mualla'ya Sor kitaplarının yazarı, 2011 Blog Ödülleri moda blogları 1.'si "bi kot bi tişört"ün sahibi, bir kitap okuyup hayatı değişmeyen, onun yerine bir kaç kitap yazan ama hayatı hala değişmeyen Pinkfreud'un blogu... İletişim: pinkfreudinfo@gmail.com

Instagram

Dizi Önerisi: Olive Kitteridge

Yine davar gibi bir günde izleyip, etkisinden kurtulamadığım bir dizi önermeye geldim. Selamsız sabahsız girdiğim için kusura bakmayın, öne...

En Popüler Yazılar