Gönderen / 27 Eylül 2014 Cumartesi / 7 Comments / , , ,

Gittim Gördüm Gezdim / Shangri-La Bosphorus



Geçtiğimiz haftaiçi annemle babamın 27. evlilik yıldönümünü kutlamak için ana kız felekten bir gün çaldık Beşiktaş'daki Shangri-La Bosphorus Otel'de. E anne babanın evlilik yıldönümünde niye ikinizdiniz derseniz biz de böyle keyif düşkünü ana kızız işte. Garip babacığım evde Vegas'a bakarken, biz akşama kadar masajlar yaptırıp pirensesler gibi bi gün geçirdik.



Uzak doğu kültürünü tamamen görebileceğiniz, 88 şubeli Shangri-La otellerinin Avrupadaki üç şubesinde spa bölümü var. Öyle spa diyip geçtim ama türk hamamından, saunaya, buz banyosundan kapalı havuza toplam 1500 metrekarelik dev bir spa merkezi aslında. Asyalı minik eller sırtımızı ovaçlamadan önce kimonomu giyip Bihter Ziyagil misali uzandım göbek taşına.. Bu hamamda dansözlü, sazlı sözlü kına geceleri de yapılıyormuş. Alman koca bulunca kendime burada göbek atmalı bi kına gecesi düzenleyip adamı kültür şokuna sokacağım.. Belki ona da bi sünnet düğünü çakarız otelde...


Muz yapraklı rahatlama masajından sonra havuza çıktık. İnanır mısınız kendi cankurtaranımız bile vardı... İtalyan bir ressam tarafından resimlerle süslenmiş duvarlar, özel çinili havuz, fülfüllü kokteyller derken bir Dubai'li prensin beni görüp beğenmesini, onunla ülkesine kaçmam için ağırlığımca altın teklif etmesini bekledim ama gerçekleşmedi. Jakuzi köpüğünü belime belime vurdurtmak dışında hiçbi şey yaşanmadı havuzda... Havuzun arka kısmında yer alan özel spor salonuna girip bi spor yapmak istesem de suda mal mal hareketler yapmak daha cazip geldi. Zaten özel üyelikle girilebilen bu spor salonunun maximum 55 üyesi olabiliyormuş. Baya bi indirim de yapılmış, girip bi sitesinden bakın spora yazılmak istiyorsanız. Benim bulamadığım zengin kocayı belki siz bulursunuz....


Masaj, sauna, buhar odası derken hallaç pamuğu gibi olup, iki ton açılıp sarışınlığa bir adım daha yaklaştıktan sonra dünya mutfağının en güzel örneklerini görebileceğiniz restorant kısmına indik. Ki kesinlikle tavsiye ederim burada bir akşam yemeği yemenizi. Ben deniz ürünleri ağırlıklı bi yemek yerken canım anam türklüğünü gösterip kafam kadar bir et yemeyi tercih etti. Ahtapot salatası ve sushilerinin tadı hala damağımda. Imhhh olsa da yesem... Ayrıca pazar günleri "yiyebildiğin kadar ıstakoz" brunchları başlıyomuş. Kızzzz, Bihterliğe adım adım işte. Hazır indirimliyken her şey gidip yumulmak lazım. 


Veeee tea time. Yani çay saati. Hemen ingilizleştim farkındaysanız. 101 çeşit çay içinden o kadar yemeğin üstüne 3 tanesini deneyebildik. Alman çayı, uzak doğu çayı, o çayı bu çayı, o kadar çok çeşit ve tat var ki, senelerce çay diye siyah bi ot kakalamışlar bize diye düşünüp içerledim hemen. Geri kalan 98 çeşidi denemek için her gün gidicem otele valla, hem eve de yakın sayılır. Vapurdan in, hop oteldesin.

İşte anneciğimle böyle tatlış bir gün geçirdik. Hem evlilik yıldönümlerini kutluyor, hem beni doğurdukları için teşekkür ediyorum. Shangri-La ailesine de bizleri Ziyagilliğe bir adım daha yaklaştırdıkları için ayrıca teşekkürlerimi sunarım...
Share This Post :
Tags : , , ,

7 yorum:

kozmetik karne dedi ki...

Pelin Ziyagil olmuşsun resmen, fincan takımları güzelmiş.

Adsız dedi ki...

bacakların göbek taşına sığmamış.. yoo niye kıskanıyım ki.. mal mısın ya gözüme çöp kaçtı

gonca bitmez dedi ki...

Ohhh yooooooo!!!!!!!!bide sismanım diye dovunuyosun bildiğin çıbık krakersin be ve bayıldığım bi yazı daha annenin babanın yıldonumu sefasını sen cek ohhhh be valla helal valla neyse daha iyisini hakediyosun soleye soleye alman kocayı bulcan benden demesi inş inş aminnnnnn:)))))

Adsız dedi ki...

pfw!

miraç baydar dedi ki...

ay gerçekten çok nezih bir yer kalbim sıkıştı güzelliğinden

Adsız dedi ki...

Çok güzel görünüyo her şey pelinn

seray gönal dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
Fotoğrafım
Sorun bende değil Sende, Sorun Bendeymiş, Beni Hep Sev ve Mualla'ya Sor kitaplarının yazarı, 2011 Blog Ödülleri moda blogları 1.'si "bi kot bi tişört"ün sahibi, bir kitap okuyup hayatı değişmeyen, onun yerine bir kaç kitap yazan ama hayatı hala değişmeyen Pinkfreud'un blogu... İletişim: pinkfreudinfo@gmail.com

Instagram

Dizi Önerisi: Olive Kitteridge

Yine davar gibi bir günde izleyip, etkisinden kurtulamadığım bir dizi önermeye geldim. Selamsız sabahsız girdiğim için kusura bakmayın, öne...

En Popüler Yazılar