Gönderen / 21 Temmuz 2014 Pazartesi / 14 Comments / , , , , , , , , ,

Gittim Gördüm Gezdim / Propaganda Beach & Club Çesme

Ayyyy bu Çeşme'nin yüz ölçümü kaç allah aşkına? Binlerce kez gitmeme rağmen nerede ne var, kime ne kadar uzaklıktayız, coğrafi olarak hangi konumdayız, ben neredeyim, otel nerede, nereye gidiyoruz, ne kadar gideceğiz hala anlayabilmiş değilim. Bi de her gittiğimde bambaşka bir Çeşme, Alaçatı yaşıyorum. Sanki ilk kez gitmişim gibi hep. Bi yaptığın şeyi bi daha yapmayarak, bi gittiğin bir daha gitmeyerek 15 farklı tatil geçirebilirsin yemin ederim.

Benim için en unutulmaz ve farklı Çeşme tatili, bu son gittiğimdi sanırım. Elimde dünyanın en çirkin fotoğrafları olmasına rağmen Propaganda Beach & Club'lı haftasonumu anlatmak istiyorum. Ulan biz Çeşme'yi çok yanlış anlaymışız ya...



* Cuma sabahı.. İlk uçakla istikamet İzmir. Aman Cuma'yı kaçırmayalım, o günden de faydanalanılm diye yollardayız. Ah ulan İzmir'li olup bi saat önceden çıkmak vardı yola. Neyse.. Uyuya uyana öğlen olmadan Çeşme'deyiz. Alaçatı Port'daki otelimize yerleşiyoruz. Alaçatı neresi, port neresi, hiç anlamadan bavulları bırakıp doğğğru Propaganda'ya. Aklımın erdiği kadarıyla Propaganda ve Alaçatı Port'un yakın olduğunu söyleyebilirim. Yani arabayla 5-10 dakika falan. Hep söylendiği gibi Çeşme'de araba şart! Yoksa taksicilere bir servet bırakır, sinir harbi eşliğinde İstanbul'a dönersiniz.

* Propaganda Beach & Club bu sezon açılmış. Daha önceki isimlerini söylediler ama unuttum. Eski seaside'mı neymiş, yalan olmasın. İçeri girdiğim an ağaçların altındaki hamakları gözüme kestirip uyumak istesem de, cin cüce gibi meraklı meraklı etrafta ne var ne yok keşfetmeye çıktım.

* Gittiğim diğer Çeşme, Alaçatı plajları gibi "et ete" bir durum yok. Her yer ağaç ve yeşillik. Kimse kimsenin koltukaltını koklaya koklaya oturup güneşlenmiyor. Etrafta zırıl zırıl ağlayan çocuklar yok, bangır bangır müzik yok. Ve hayvan dostu bir işletme. Harika bi dalmaçyalıyla yüzdüm ^_^ Köpeğiniz falan varsa girebilirsiniz yani.


* Koktely menüsünü görünce aç köpek gibi "Pazar günü dönene kadar ben bunların hepsinden içmiş olurum!" iddiasına girdim. Takribi iki saat sonra her şeyi karıştırmaktan mide fesadı geçiriyordum, sadık yarim cin toniğe döndüm hemen. Denediklerim içinde Gin & Cucumber ve Alice In Wonderland favorilerim oldu.

* Barmene gidip "Bize mi torpilli yoksa bütün içkiler böyle yüksek dozda alkol içeriyor mu?" diye sorduracak miktarda torpilli içkileri ile de favorim oldu. Bardağın %90'ına buz doldurup, cini şöyle bi koklatıp yapılan sallama kokteyllerden sonra bu konudaki cömertliğini de sevdim. (Bu arada bize özel değil, hep böyleymiş kokteyller. Özel tariflere sadıklarmış hep.)


* Daha sonra "Mojito Happy Hour" başladı. Sanki az azıtmış, az eğlenmişiz gibi bi sebep daha! 

* Indhira Taspınar dj'liğinde happy hour gerçekleşirken anladım ki benim ilacım iyi müzik! Tamam deniz, kum, içecekler, arkadaşlar harika da çalan müzik iyi olmayınca istersen cennetin ırmaklarından mojito aksın insanın umru olmuyor.

* O eller havaya, dımtıs müzik yerine gerçekten kendi müziğini yapan dj'leri dinlemek benim Propaganda'ya vurulmamın en baştaki sebebi oldu. İstemiyorum kardeşim 2.5 metre topuklu giyip, 5 kilo makyaj yapmış kızlarla Serdar Ortaç dinlemeyi. Çeşme ve müzik algısı benim için bu şekildeyken Propaganda'nın müzik seçimiyle bütün bakış açım değişti.

* Beach'in yan kısmında 600 kişi kapasiteli kulüpte Cumartesi gecesi deep house müziğin hastası olduğum isimlerinden Karmon çıkarken, Ağustos ayının sonunda aşık ötesi olduğum Solomun'un Propaganda'ya geleceğini öğrendim. 

* Utanmasam nerdeyse Berlin'deki kadar eğlendim diyeceğim. Berlin soğuğunu al, deniz kenarı ve İzmir'li oğlanları ekle, al sana Çeşme! (Yalnız İzmir'li erkeklerin acilen kas yapması lazım. Bir tane mi six packli kişi olmaz, hepsi nasılsa güzeliz, zenginiz, akışkanız diyip salmış çayıra mevlam kayıra.)


* O kadar zıbıtınca her sorunun ilacı olduğunu düşündüğüm ayran tedavisine geçtim ertesi gün. Şu meretin iyi hissettirmediği an, çözmediği dert var mı? 

* Evet kafam yerinde olmadığından anladınız fotoğrafların neden böyle yarım yamalak olduğunu. Kombinler yapıp pozlar veremedim ama her şeyi anlatıyorum işte. Propaganda'nın denizi berrak ötesi. Maldivleri hiç görmedim ama orası da bu renk sanırım. Yer çakıllı değil, kumlu. Çok soğuk değil, dalga yok.. Su çok güzel gelsene temalı..


* Çeşme'ye gidilmiş, kumru yemeden dönülür mü? Otelimizin hemen yanındaki ekspret Kumrucu Hikmet'den nefis köreltme amaçlı kumru yedik. Yani elbette ki tadı harikaydı ama bütün İzmir'li, Çeşme'li arkadaşlarım ısrarla Kumrucu Hüseyin'i öneriyor. İmkanım olsa orada yerdim ama elimizde bu vardı.

* İzmir ve İstanbul'lular her konuda bölünmeye and içmiş. Tanıştığım İzmir'lilerin hepsi Çeşme'yi İstanbulluların mahvettiğini söylüyor. İstanbullular ise İzmirlileri eğlenmeyi bilmemekle suçluyor. Valla onu bunu bilmem ama bence bu İzmir tayfası her şeyi biliyor.

* Çok fazla detayına giremeyeceğim ama tanıştığım 20 kişilik azman İzmir tayfası sabah kulüpten çıkıp ıssız bir koyda öğlene kadar partiye devam edip, öğlen de uyumaya, yüzmeye beachlere gidiyorlar. Ulan bi durun, bi yorulun, bi bitkinleşin.. Ben bu bitmez eğlencenin neresinde fire verdiğimi hatırlamıyorum bile.. Yeni hayalet arkadaşlarımı bir gün, bir başka ıssız koyda donla yüzerken hatırlamayı çok isterim...

* Issız koy dediğim yer "Keçi Plajı" olarak geçen bir yermiş. Belki bileniniz, belki gitmek isteyeniniz, belki araştırmak isteyeniniz çıkar. Bilenler demek istediğimi zaten anladılar...


* Azman kankalarımı ardımda bırakıp yuvaya, şirinler köyüne geri döndüm. İstanbul Propaganda'dan alışkın olduğumuz mavi dondurma Çeşme'de de var. İçinde hiçbir gıda boyasının olmadığını, karamelize edilerek bu hale geldiğini, özel italyan bir tarifi olduğunu falan öğreniyorum. Şirin babayı yiyo gibi hissetsem de tadı efsane. Ben bitteri tek geçerim tabi.

* Yine aç köpeklikten fotoğrafını çekemedim ama yediğim şeyler içinde en çok kuşbaşılı pide, deniz ürünlü makarna ve dürüm döneri beğendim. (Sen git elektronikten housea en harika müzikleri dinle, kendinden geç, öğlen kuşbaşılı pide mi yedin derseniz, evet aynen öyle oldu.) #kezoforever


* Kuşbaşılı pide üstüne şampanya?? Hmmm biraz da şuralarıma. Ohh resmen hayallerimdeki hayat. Güzel oğlanlar, harika müzik, ayran, pide, şampanya, hamak... Hayatımın geri kalanında Berlin'den başka hiçbi yerde mutlu olamayacağımı düşünürken şu haftasonuna bakın hele..


Güneşi batırıp İstanbul'a dönmek üzere yola çıkarken aklımda Karmon, ıssız koy, izmirliler, Ağustos'daki Solomun etkinliği, mojitolar, tuzlu su...

Tek bir performansla bu kadar eğlenmişken Propaganda Beach & Club'de gerçekleşecek olan Chill Out ve Electronica festivalleri ile ilgili detaylara buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Her şey için tişikkirlir Propaganda, si yu soon!




Share This Post :
Tags : , , , , , , , , ,

14 yorum:

ERICA'NIN BLOGU dedi ki...

Her şey harika görünüyor!

Adsız dedi ki...

ya bayılıyorum senin doğallığına! okurken o kadar eğlendim ki sanki bütün haftasonu seninle gezmişim gibi. ohh afiyet bal şeker olsun.

Adsız dedi ki...

Berlini heycanla bekliyoruz...

Adsız dedi ki...

Berlin berlin berlin

mintracık dedi ki...

tam da tatil için araştırma yaparken iyi oldu bu yazı :)

Adsız dedi ki...

Of of evden bunları okumak acı veriyor , sefan olsun :)

eliza bennet dedi ki...

Harika bir yazı olmuş, eline sağlık. Ben fotoğrafları beğendim :)

Berlin'i ben de çok merak ettim şimdi.

eliza bennet dedi ki...

Harika bir yazı olmuş, eline sağlık. Ben fotoğrafları beğendim :)

Berlin'i ben de çok merak ettim şimdi.

Adsız dedi ki...

allah belanı vere pelo

Bloglar Yarışıyor, Siz de Katılabilirsiniz dedi ki...

Bloglar Yarışıyor ile siz de blogunuzla kazanmaya aday olun, promosyon ödüller kazanın. Sponsorlarımızın desteği ile bloglar arası etkinlik yarışmamızı ilk tur dahilinde düzenliyoruz. Siz de başvurun. Detaylı bilgiyi websitemizden öğrenebilirsiniz.
İlginiz ve desteğiniz için teşekkürler!


Web: http://www.bloglaryarisiyor.net
Mail: iletisim@bloglaryarisiyor.net
Tel: +90212 330 9707


Adsız dedi ki...

okurken bile bu kadar eğlendiysem kim bilir sen nasıl eğlendin pelinn

Adsız dedi ki...

harikaaa yaaa pinky :)

Adsız dedi ki...

bundan önce başka biri önerdi mi bilmiyorum ama Selena Gomez'in şuanki stili cidden hoşuma gitti özellikle bu son giydiği şey mükemmel yakışmış :

https://38.media.tumblr.com/d0db9c0e031174fe5d6bac9a9d1000fc/tumblr_n95cehh8VZ1r7czfpo1_500.jpg

Adsız dedi ki...

bundan önce başka biri önerdi mi bilmiyorum ama Selena Gomez'in şuanki stili cidden hoşuma gitti özellikle bu son giydiği şey mükemmel yakışmış :

https://38.media.tumblr.com/d0db9c0e031174fe5d6bac9a9d1000fc/tumblr_n95cehh8VZ1r7czfpo1_500.jpg

Fotoğrafım
Sorun bende değil Sende, Sorun Bendeymiş, Beni Hep Sev ve Mualla'ya Sor kitaplarının yazarı, 2011 Blog Ödülleri moda blogları 1.'si "bi kot bi tişört"ün sahibi, bir kitap okuyup hayatı değişmeyen, onun yerine bir kaç kitap yazan ama hayatı hala değişmeyen Pinkfreud'un blogu... İletişim: pinkfreudinfo@gmail.com

Instagram

Dizi Önerisi: Olive Kitteridge

Yine davar gibi bir günde izleyip, etkisinden kurtulamadığım bir dizi önermeye geldim. Selamsız sabahsız girdiğim için kusura bakmayın, öne...

En Popüler Yazılar