Gönderen / 27 Haziran 2014 Cuma / 16 Comments / , , , , , , , , ,

Gittim Gördüm Gezdim / Ev Bharat Alaçatı

Offff bitttiiiiii, bitmez olaydııııııııı, minik molam bittiiii. Tüm garabetliğimle aranızdayım. Havalı bi deyişle "Bitch is back." Tatilden dinlenmiş, yenilenmiş, enerjiyi fullemiş, harika bi şekilde dönmemi bekliyordunuz değil mi? Valla ne yalan söyleyeyim ben de öyle bekliyordum. Ama tam bir tatil sonrası depresyonunun kucağına düştüm. Yeniden tatile çıkmak istemek, hatta hep orada kalmak, kendi ve yaşadığın hayattan nefret etmek suretiyle gitmeden öncekinden çok daha mutsuzum. Umarım bu negatifliğimi yazarak, gezerek, tozarak, size bi şeyler sunarak atlatabilirim.

Haziran'ın başında Alaçatı'da bir haftasonu ile başlayıp, Barselona, Brüksel, Berlin (b leri seviyorum galiba hadi allahım bi burak, bi berke...) ile devam eden molaların ilk ayağı olan Ev Bharat Alaçatı'yı anlatacağım bugün. Diğer duraklar da zamanla gelecek..



Otobandan çıkıp Alaçatı'ya girince Ev Bharat tüm çiçekleri, yeşillikleriyle karşılıyor sizi. "Bharat" kelimesi sanskritçe'de "Karanlığa karşı, ışığa adanmış olan" ve "Bolluk, bereket" anlamına geliyor. Bu minik otel içeri girer girmez iki anlamını da karşıladığını görüyorsunuz.


Her yanı yeşilliklerle dolu bahçesi, rengini daha önce hiçbir havuzda görmediğim havuzu, sadece 10 odasıyla "butik otel"in ne demek olduğunu anlıyorsunuz. Ortalıkta gürültü yapıp, rahatsızlık verenler bir tek bizlerdik.


Havuzu görür görmez, bütün kış giymek için beklediğim kimonolarımı giydim sıra sıra. Allahtan kışın bütün paramı bunlara yatırmışım, zira "bikini vücudu" benim için çooook uzak bir ihtimalden başka bir şey değil. Efil efil bunları giyinip fazlalıkları saklamak muhteşem oluyor. Bu üzerimde görmüş olduğunuz bordo kimono Selim Baklacı imzasını taşıyor. Aynısını ya da benzelerlerini kendisine ulaşarak ya da Building mağazalarında bulabilirsniz


Ahhhhhh o yemekler! Sanırım cenneti yeryüzünde yaşamanın tanımı bu olmalı. Çok kahvaltı yedim, çok mide fesatı geçirdim, çok aklımı kaybettim ama böylesini gerçekten görmedim. Yıllarca köy domatesi diye ne yedim acaba diye düşünüyorum. Yakut Hanım'ın elleriyle özene özene, tek tek yaptığı reçelleri, poğaçaları, pişileri yemeden gerçekten dönmemeniz gerekiyor. Nasılsa fazlalıkları saklayacak kimonolar, peştemallerimiz dolu.


Elbette bir Alaçatı klasiği olarak Oğuz ile havuzun içinde çeşitli Kim ve Kanye duygusallıklarına girip, üç saniye sonra birbirimizi boğmamak adına ayrılma kararı aldık.. Otel ve havuz o kadar güzeldi ki, sadece bir kere ayıp olmasın diye Alaçatı çarşı ve dolaylarına çıktık. Cumartesi gecesi yaşananlar sadece Ev Bharat ve bizim aramızda kalmalı.... Tam da sezon başlamışken Alaçatı'nın ruhunu isteyip, o kalabalığını istemeyenler otelden hiiiç çıkmadan harika anlar geçirebilirler. Hadi biz goygoyuna bile bu kadar eğlendik de, sevgiliydi, kocaydı kimbilir nası vakit geçirilir :((



Sürekli ikram edilen blushları, ev yapımı limonataları içip içip tatilin sonunda mesajı vermiştim aslında. İzmir'imin erkeği de bi başka ama çare en nihayetinde alman koca...

Bizi şımartmaktan bir hal eden ve harika bi haftasonu geçirmemizi sağlayan Ev Bharat ailesine kocaman teşekkürlerimle... Bu yaz şehrin hem göbeğinde, hem de bir o kadar soyutlanmış halinde bir haftasonu geçirmek isteyenlere şiddetle tavsiye ederim Ev Bharat'ı..

Barselona ve Berlin yazılarını bekleyin anacıııııım. Yazarken ağlama krizlerine girmezsem elbet bir gün okursunuz.. 
Share This Post :
Tags : , , , , , , , , ,

16 yorum:

Adsız dedi ki...

ne güzel eğlenmişsin depresyonda olma hakkın yok bence :)

sude dedi ki...

"Burak Berke.." Burak adinda cok yakisikli bir kuzenim var eeee hadi hayırlısı !!! ????

sule m dedi ki...

5 yildizli otellere 5 ceker.Bayildim.Darisi bir gün basima :)
sulemcafe

Adsız dedi ki...

Ne sanlsli kizsin degerini bil biz buralarda sicakyan pisiyoruz

Adsız dedi ki...

Ne sanlsli kizsin degerini bil biz buralarda sicakyan pisiyoruz

Adsız dedi ki...

Ne sanlsli kizsin degerini bil biz buralarda sicakyan pisiyoruz

Adsız dedi ki...

Ya mümkünse 16 temmuzdan önce barselona yazını yaz. Çünkü 16da ben gidiyorum iyi fikirlere açığım :/

Adsız dedi ki...

Yeter AMK. Oruç tutup açlıktan ölüyorum , Ankara da sıcaktan pişiyorum üstüne bi de iki kuruş para kazanma derdine geberene kadar KPSS çalışıyorum. Allahım nolur öleyim artık ya..:'(

Adsız dedi ki...

Pelin Barselona ve Berlin yazıları uzun olsun olur mu

Adsız dedi ki...

Seni coook merak ediyorum soyle yuzun acikken olan fotolarindan koysana lutfen

Adsız dedi ki...

Sen de bikini vücudu yoksa biz ölelim

Adsız dedi ki...

kız kabak gibi göründüğü fotoğraf koymuş yüzünü göster diyorsunuz. bu okuyucuların ya kör ya da sadece senden bir şeyler istemek için okuyorlar seni pelin

Adsız dedi ki...

oh be rahatladım, böyle 3-5 ay yazmıcan zannediyodum..
welcome back Pelin! asdfgfs:d

Adsız dedi ki...

Allah canini almasin pistik antepte pistik :((((((( hayat sana guzel eglen pelin

Adsız dedi ki...

Barcelona yazısını bayramdan önce yazarsan süper iyilik etmiş olursun şimdiden thanxxx Pelooooo :)

hüseyin Eker dedi ki...

Renkli ve başarılı bir site ; Kutlarım . İSMETELLO

Fotoğrafım
Sorun bende değil Sende, Sorun Bendeymiş, Beni Hep Sev ve Mualla'ya Sor kitaplarının yazarı, 2011 Blog Ödülleri moda blogları 1.'si "bi kot bi tişört"ün sahibi, bir kitap okuyup hayatı değişmeyen, onun yerine bir kaç kitap yazan ama hayatı hala değişmeyen Pinkfreud'un blogu... İletişim: pinkfreudinfo@gmail.com

Instagram

Dizi Önerisi: Olive Kitteridge

Yine davar gibi bir günde izleyip, etkisinden kurtulamadığım bir dizi önermeye geldim. Selamsız sabahsız girdiğim için kusura bakmayın, öne...

En Popüler Yazılar