Gönderen / 23 Aralık 2013 Pazartesi / 8 Comments / , , , , ,

Gittim Gördüm Gezdim / Richmond Nua Wellness Spa

Yılın son pazartesisinden herkese günaydınlar. Gerçi daha bi pazartesi daha var ama memleket sınırlarındaki son pazartesim olduğundan bu ara her şey yılın son bilmemnesi benim için. Ama korkmayın yılın son blog yazısı değil. İnşallah 2013'ü uğurlayana kadar bi kaç yeni yazıyla daha sizinle olacağım. 2014 hedefim ise daha çok, daha uzun yazabilmek!

Bugün tambirleydi ile haftasonumuzu geçirdiğimiz Sapanca'daki spa oteli Richmond Nua Wellness Spa'dan bahsedeceğim. 



Bir keyif düşkünü olarak hatrı sayılır miktarda masaj, bakım, bilmemne zırt pırt yaptırdım ama ilk kez "spa oteli" kavramıyla tanıştım. O yüzden bahsetmek istedim. Ben bu yaştan sonra öğrendim, siz şimdiden bilinçlenin. Spa oteli tamamen keyif, mutluluk, sağlık üzerine kurulmuş. Bornozunu giyip spa alanına iniyorsun, saunadan sıcak havuzlara, mineralli duşlardan sıcak su yataklarına kadar teleme peyniri gibi olana kadar dolanıyorsun etrafta. Sağolsunlar tam da öyle bi iki gün geçirdim. İnsanın gerçekten buralardan çıkmayası geliyor. 


Aşağıki kısıma telefon indirmediğimden yaptığım şebekliklerin fotoğrafını çekemedim. Zaten telefon o kadar umrunuzda olmuyor ki anlatamam. Bütün yılın zehri, stresi, sıkıntısı, o masözlerin minik ellerinin arasından kayıp gidiyor. Masaj bi lüks mü bilmem de, bi ihtiyaç olduğu kesin. İki gün yeme içmemden kısa yine de masaja giderim, o kadar hastasıyım. Biz Richmond Nua'ya gitmeden önce yoğunluğu göz önünde bulundurarak masaj randevularımızı önceden aldık. Saatlerimiz gelene kadar da fokurdamalı havuzda, saunada, buz odasında, doğal sıcak taşlı yerlerde vakit geçirdik. Öyle bi ortam ki anlatamam, insanın vücudunda bi tane bile gergin nokta kalmıyor.


Gergin nokta kalsa da odana çıkıp, camdan bakınca şu manzarayı görünce insanda zaten sinir minir kalmıyor. Deniz de okey ama göl ruhu bi başka valla. Romantik birer haftasonu geçirmek isteyen çiftler jakuzi bulunan odaları tercih edip göl manzarasına karşı fokurduyorlarmış. Ahhh ahh çift olduk da, göl izleyerek cilveleşmek kaldı. Zaten otelde genellikle çiftler ya da genç arkadaş grupları geldi. Yaş ortalamasının yüksek olacağını düşünürdüm ama artık bizim yaşımızdaki insanlar bu tür yerlerin tadını çıkarıyor. Partileyip partileyip, ayda bir kere detoxa geliyor millet resmen. 


Masajda, spada hallaç pamuğu gibi ovulmaktan herkesin ten rengi iki ton açılmışken, suratlar bebek gibi olmuşken, yemekten sonra oturup ıhlamurlar, ballı sütler içilirken salondaki piyanoyu dünyanın en tatlış dedesi çalmaya başladı. Zaten herkes akşama kadar suyun, buharın içinde kalmaktan melek gibi yımışamışken bi de dede tatlı tatlı piyano çalınca oluşan huzurlu ortamı anlatamam. Aynı dede hiç üşenmeden Pazar sabahı da, papyonunu takıp, smokinini giyip piyano çalmaya başladı. İşine bu kadar saygı duyan ve severek yapan insanları görmek beni çok mutlu etti. Canım dede, dedeciiiiiiim.


Yemek, müzik, biraz uyku, sonra hoop dönüp dolaşacağın yer yine spa alanı, yine spa alanı. Hamamda köpükler içinde tanınmayacak şekilde yatıp, saatlerce keselenmek dünyanın en zevk verici şeyi sanırım. İnsanın biraz sabun, biraz suyla bu kadar mutlu olabilmesi çok garip geliyor. Valla o kadar iyi geldi ki, araba kullanmayı öğrenip zırt pırt Sapanca'ya gitmek istiyorum. Zaten iki kız gidince ikinciye bedava oluyormuş spa girişi falan. Yani tek kişi ücretine iki kişi faydalanılıyor her şeyden. (Fiyatlarla ilgili detaylı bilgiye http://www.richmondnua.com/tr/default.aspx adresinden ulaşabilirsiniz.) Kankilerinizi, annelerinizi toplayıp keyif dolu bir gün geçirebilirsiniz oldukça uygun bir fiyata. Tabi isteyen kalabilir de. Herkes otelin içinde sabahlıkla, bornozla gezdiğinden o kadar değişik ve komik bir ortam var ki anlatamam. Yıllarca alışmışız otellerde yemek alanına mayoyla girme, uygun kıyafetin yoksa ortak alanlarda dolanma. Burada herkes pembe pembe yanakları, parmak arası terlikleriyle dolanınca çok sevimli bi görüntü çıkıyor ortaya. İlk spa oteli deneyimim beni oldukça mutlu etti.


Bana ne yaptılar, okuyup üflediler mi, gözlerimin içine bakıp hipnoz mu yaptılar ama o bakımdan, o masajdan sonra ben eski ben değilim. Sanki yıllarca taşıdığım vücut benim değilmiş de, iki gün önceki masajdan sonra hayat bulmuş gibiyim. Şu an sadece Richmond Nua'da satılan Kerstin Florian ürünleriyle yapılan masaj hayatımın en değişik deneyimlerinden biriydi. Havyarlı seri özellikle en çok tercih edilenmiş. Ben havyar serisinden çok, meyve özleri içeren sıkılaştırıcı bakım kremini beğendim. Kremle ne kadar sıkılaşabilirim diye düşünenler için Richmond Nua'da 4 günde 1 beden incelme maratonları falan oluyormuş. Keşke vakit olsa da şöyle bi detoxa kapatabilsek kendimizi.


Bol doğa manzaralı, pembe yanaklı, iki ton açılmalı, ovalamalı, yemeli içmeli harika haftasonum işte bu şekilde sona erdi. Vücudunuza iyi gelmesi bir yana, ruha da iyi gelen bu tür minik haftasonu kaçamaklarını herkese öneriyorum.

Bizleri harika bir şekilde ağırlayan Richmond Nua Wellness Spa ekibine de teşekkürlerimi sunuyorum.
Share This Post :
Tags : , , , , ,

8 yorum:

Bizim Kız dedi ki...

bizi de götür apla =P valla dehşetmiş,özel güzel günler geceler için akılda bulundurmalı ;)
http://bizimkiz.blogspot.com/

Adsız dedi ki...

ben anca anne belime bas belime kaşı ahh ahhhhh bende gidicem hele bi 2-3 yaş büyüyümde :D

Renk dedi ki...

Ben iş gezisinde 2 gece 3 gün geçirdim. Çok çok keyifliydi. Toplantılar arasında spa kısmına gitmek, ve bahsettiğin pembe pembe yüzleri görmek harikaydı. Ama gideceklere bir uyarım olacak. Eğer bayi toplantısı/iş gezisi olan bir hafta denk gelecekse sizin için pek keyifli olmayabilir. Zira çok gürültü yapıyorduk (ister istemez). Her şeyiyle muhteşem bir tatil olacağına eminim.

Adsız dedi ki...

hayat zengine güzel valla ya biz öğrenci adamız anlamayız öyle şeylerden :)

gonca bitmez dedi ki...

Harika ya keşke elimize geçsede gitsek ama senin zevk alman bile yetti resmen o kadar güzel anlattın ki gitmiş kadar oldum çok saol....

Adsız dedi ki...

pelo burası zengin yeri ben günde köşeye 10 tl koysam burası için seneye anca gider bi iki gün kalırım. en güzeli harca borca girip evine jakuzi yaptırıcan her istediğinde dal içine

Adsız dedi ki...

iyi de biz ne giyeceeeeeeezzz?

Tinkerbell Hanim dedi ki...

Takipteyim @mttecdelioglu :)

Fotoğrafım
Sorun bende değil Sende, Sorun Bendeymiş, Beni Hep Sev ve Mualla'ya Sor kitaplarının yazarı, 2011 Blog Ödülleri moda blogları 1.'si "bi kot bi tişört"ün sahibi, bir kitap okuyup hayatı değişmeyen, onun yerine bir kaç kitap yazan ama hayatı hala değişmeyen Pinkfreud'un blogu... İletişim: pinkfreudinfo@gmail.com

Instagram

Dizi Önerisi: Olive Kitteridge

Yine davar gibi bir günde izleyip, etkisinden kurtulamadığım bir dizi önermeye geldim. Selamsız sabahsız girdiğim için kusura bakmayın, öne...

En Popüler Yazılar