Gönderen / 29 Ağustos 2013 Perşembe / 26 Comments / , , , , , , , , , , , , ,

Tatile Gidemiyorlarsa Tatili Şehre Getirsinler

Eveeet yine bir "no tatil yes şehir" yazısıyla karşınızdayım. Gönül isterdi ki kış tatili kültürümüz de olsun, "Ay şekerim Aspen'de ayağım kara değmeden kış benim için gelmiş" sayılmaz diyelim ama tatil anlayışımız yaz yaz yaz olduğundan bu üç ayın üçünü de tatilde geçirmediğimizde krizler geçiriyoruz.

Hayır niye bu kadar istiyorum anlamadım. Bronzlaşmak desen sevmem, denize girmekten hazetmem, dinlenmece desen ayı gibi içip sarhoş olup sızmaktan dinlenmenin d'si olmuyor tatilde. Eee, ne bu tripler o zaman demezler mi insana? O yüzden şehirde tatili nasıl yaşarız onu düşündüm. (Yersen) Hem de bi kaç kitap, dizi, film, alışveriş önerisi falan vereyim dedim.


Benim için dinlenmek = kitap okumak. Başka hiçbir şey dinlemeden, hiçbir şeyi düşünmeden odaklanıp kendimi kaptırdığım tek şey kitap okumak. Çeşme sahillerinde bikiniyle okumayı ben de isterdim ama şehrin ücra kafelerinde, evde sıcaktan bunalmışken birer buzlu kahve eşliğinde sayfa çevirmenin keyfi de bi başka. Bu aralar Amy Winehouse'un babasının yazdığı "Kızım Amy" kitabını okuyorum. Tabi ruh halim yerlerde! Bi Amy Winehouse aşığı olarak biraz fazla dokunuyor kitap içime. Kitabı bitirince uzun bir yazı yazmayı planlıyorum. Onun dışında aldığım ve başucumda okunmayı bekleyen kitaplar da dolu. Barbaros Altuğ'un yazdığı "Bazıları Siyah Sever" en merak ettiklerimin başında geliyor. Amy'yi bitirir bitirmez ona başlayacağım. Bir arkadaşımın tavsiyesiyle Chuck Palahniuk'un yazdığı "Görünmez Canavarlar"ı okuyacağım inşallah. Okuduğum ilk Palahniuk kitabı olacak.


Yaa şunu yapmalı, bunu yapmalı diyorum da, en güzeli aslında evden çıkmamak. Evde klima varsa yazın dışarı çıkmanın en büyük saçmalık olduğunu düşünüyorum. Evdeyken yapılacak en güzel şey ise online alışveriş bence. Bütün gün bilgisayar başında, gözlerim şaşı olana kadar indirim sitesi gezmek en büyük hobim. Bu aralar yurtdışı sitelerine biraz bozuk atıyorum. En son siparişlerim 45 günde gelince iyice soğudum. Şimdilerde favorim http://trendyol.com/, kargo bedava kampanyaları kovalarken vakit nasıl geçiyo hiç anlamıyorum. Özellikle yaz butiklerini seviyorum. Ya da Trendyol'un yeni sitesi http://www.modagram.com/'da dolanıyorum. Özellikle modagram'da kargonun ücretsiz olması mutluluktan gözlerimi yaşartıyor.


Evet bu biraz fantastik olacak ama bisiklete binmek en güzel etkinlik değil mi? Çarpık kentleşme, iğrenç trafik, kırık dökük kaldırım taşları yüzünden İstanbul'da ve diğer bir çok şehir içinde bisiklete binmek biraz ütopik bir eylem olsa da, düşünmesi bile keyif veriyor. Caddebostan sahili bisiklet sürmek için en en ideal yer. Tabi ben şehiriçinde de binerim diyen artistlerdenseniz hodri meydan. En olmadı vapura atlayıp adaya gidip bineriz canım ne var! Ama Büyükada hariç elbette. Geçtiğimiz hafta gittim ve gitmez olaydım. Nargile ve at pisliği kokusundan geçilmiyor. O yüzden daha az turistikleşmiş adalardan birinde bisiklet sefası yapılabilir. Sabahları bisikletimin sepetine çiçekler, üzümler koyup ormana gittiğim bir hayat hayal ediyorum. Kısmet...


Biraz domestik olacak ama dolap düzeltmeyi çok seviyorum. Kesinlikle tavsiye ederim. Habire çıkarıp çıkarıp atmaktan neyi var neyi yok unutuyor insan. Dolabı şöyle bi düzeltip her şeyi derli doplu yapınca hem Türk kadını genlerim mutlu oluyor, hem de bir sürü yeni kıyafetim varmış gibi heyecanlanıyorum. Sonra bi güzel müzik açıp bütün o kıyafetleri deniyorum. Neyi neyle giyerim, nereye giderken nası kombinlerim diye hesaplar yapıyorum. Ve tabii ki bütün hepsinin sonunda bütün yazı beyaz atlet ve kot şortla geçiriyorum. Napak allah bizi de stil yoksunu yaratmış.


Sabahları 8'de kalkıp online alışveriş butiklerindeki en indirimli şeyleri kaptıktan sonraki en büyük eğlencem ise tabii ki dizi izlemek! Bilgisayarı yatağa koyup saatlerce dizi izlemek gibisi var mı? Yok. Plajda yap bakalım bunu. Ekran parlamasından, klavyeye kum kaçmasına kadar bi ton sıkıntı. Ama evde öyle mi, sarıl yastğına, izle dizini. Yazın dizisizlikten depresyona girdiğimi Obama bile duydu artık. Uzun süredir ara verdiğim True Blood'a geri döndüm. İzlemediğim iki sezon birikmiş bile, onların büyük bi kısmını izledim. Henüz başlamadıysanız kesinlikte tavsiye ederim. Bi de Mistresses diye bir diziye başladım. Onunla ilgili de uzun ve detaylı bir yazı yazacağım. Ne siz sorun, ne ben söyleyeyim diziyi. Adından zaten az çok ne olduğu belli. Yayınlanmış olan 9 bölümünü de bi günde izledim, ar edep kalmadı, o kadar söyleyeyim.


O kadar feşın bilogırım tabii ki moda önerisi de yapıcam kfidlsşkflşsdk. Benim gibi bi kot, bi tişörtün sezona dair önerisi tabii ki de Toms. Topuklu ayakkabı ve sandalet düşmanı olarak bu yazın büyük kısmını Toms ayakkabılarımla geçirdim. Size de tavsiye ederim. Bence burayı okuyan herkesin en az bir çift Toms'u vardır diye düşünüyorum. Yeni modelleri özellikle seviyorum ama mağazalarda o kadar pahalı ve gerçekliğinden emin olamıyorum ki, yine online olarak almaya yöneliyorum. Trendyol 'da zaman zaman Toms butiği açılıyor, o yüzden gelen bülten maillerini dikkatlice okuyorum. Modagram ise sandalet için favorim. Görürseniz siz de haber verin. Bir de kirden artık belli olmayan Toms'ları makineye atmalı mı, atmamalı mı gibi bir sorum var sizlere. Nası temizliycez bu meretleri? Tamam yaşanmışlıklı seviyoruz ama bi yerden sonra da utanıyor insan leş gibi gezmeye.

İşte benim miskinlik günlüklerim bu şekildeydi. İtiraf ediyorum İstanbul bomboşken bu şehri daha çok seviyorum. Herkes güney sahillerinde eğlenirken burada kalanlar daha bi vazgeçmiş, daha bi umursamaz, daha bi sevilesi oluyor. Siz şehrin tadını nasıl çıkarıyorsunuz? Neler izliyor, neler dinliyor, neler izliyorsunuz? Bütün önerilere açığım :)
Share This Post :
Tags : , , , , , , , , , , , , ,

26 yorum:

Adsız dedi ki...

sırık gibi boyun olduğu için herhalde topuklu ayakkabıya karşı olursun. kusura bakma bir pigme olarak en çok oraya takıldım. :(
ben bu sıcak yaz günlerinde ders çalışmak zorundayım maalesef. arada da açıyorum televizyonu aşk-ı memnu izliyorum. bihterciimle hasret gideriyoruz.

Neptün'ün Kızı dedi ki...

İstanbuldasın gez accık ya . Git bi yerlere İstanbul'un her yerini keşfet be ablacım. Biz Anadolu'da gezecek yer bulmak için geberiyozz be .s

Adsız dedi ki...

Tomslar için kısa program 40 dereceyle makinaya atarsan mis gibi olurlar, hem yıpratmıyor, denendi.

Adsız dedi ki...

Merhaba Peliin. Öncelikle sen yazı yazınca mutlu oluyorum ben. ^^ Bayılıyorum yazılarına. Bende bu yaz senin kitaplarını falan okudum, bol bol havuza gittim, bir haftalığına izmire gittim, yürüyüşler yaptım, kurslara gittim ve sabah akşam dizi izledim. :)

Bu arada bazen böyle kendini küçümseyişlerine falan acayip sinir oluyorum. Sen modadan anlamıyorsan, sen ünlü değilsen biz neyiz allasen? Yok yani yazma şöyler sinir krizleri geçiriyorum. Sen çok cool bir hatunsun bir kere.

Son olarak hangi fotoğraf makinesini kullanıyorsun acaba? Cevap verirsen beni çok ama çok mutlu edersin Pelin. Lütfen cevap ver.

Ceyda Yıldırım dedi ki...

Suburgatory,2 Broke Girls,Revolution,Futurama güzel diziler,tavsiye ederim.

Adsız dedi ki...

toms almayı ben de istiyorum da çok kayıyor diye duydum, doğru mudur?

Adsız dedi ki...

merhaba sevgili Pelin :) Her gün bloguna girip yeni yazı yazmış mısın diye bakıyorum. Yazılarına bayılıyorum. Lütfen crop toplar hakkında yazı yazar mısın? Hiçbir yerde bulamıyorum crop topları. İstanbul'da oturuyorum lütfen crop top satan mağazalar da önerir misin?

Sağlık ve eğlenceyle kal :)

Adsız dedi ki...

vallahi huzur buluyorum sen okurken pelo
Bakuden selamlar

Esra Atesakin dedi ki...

Under the dome bir de Siberia'ya takıldım bu aralar. Dizi aleminde Dexter'ı tek geçiyorum tabii.

meliss dedi ki...

taşlı tuşlu toms degilse makinede de yıkanır, hafifçe elde de yıkanır

onu giydim bunu çıkardım değil de, o taş gibi çocugu tatilde nasıl yedin onu anlat azcık :D

Adsız dedi ki...

2 broke girl ü yeni keşvettim :DDdd onu izliyorum sen izlemediysen kesinlikle öneririm. yazın yapmayı en sevdiğim şey güneşlenmek.valla böyle güneşlene güneşlene zencilere döndüm :D ama seviyorum bronz teni.ayrıca yazın başında o kadar çok alışveriş yapmışım ki yarısını giymediğim gibi bide şuan çulsuz çulsuz dolaşıyorum ortalıkta :D

Adsız dedi ki...

pelin yanlış anlama da kitap telifiyle mi geçiniyosun? site para kazandırıyor mu? bunu gerçekten merak ediyorum.

Adsız dedi ki...

Boyle bir dizi canavari oldugunu ilginctir ki bilmiyordum :D e madem bu kadar izliyorsun, bence bu tatili sehre getirelim gunlerinde kore dizilerine de bir bak, ozellikle secret garden ve boys over flowers'i siddetle oneriyorum.

Adsız dedi ki...

Pelin hangi fotoğraf makinesini kullanıyorsun?

Adsız dedi ki...

Skins izle pelin :)) ingiltere'nin orta sınıflarından olan gençlerini anlatıyor, ar ve edep onlarda da yok ama sadece aksanlarına bile ölebilirsin :), my mad fat diary bi de o da ingiliz yapımı adından da anlayabilirsin ama çok güzel anlatılmış, hani kimseye anlatmak istemezsin, sadece sen izle dersin ya bu oyle bi dizi. bu ikisi favorim :))))

ozge dedi ki...

Peliiin aradığın sorunun yanıtı bende. TOMSları yıkasak mı yıkamasak mı derken sonunda ya hep ya hiç dedim hepsini aynı anda makinaya attım. Sonuç: Makinanın hassas/elde 30'C yıkama seçeneğinde mis gibi oldular! hem renkleri solmadı hem de içleri tertemiz. Rahat rahat yıkayabilirsin. muckss

Adsız dedi ki...

Merhabalar pelinciğim, fringe (bilimkurgu deyip uzaklaşma çok güzel dizi joshua jackson hem tatlı hem de yakışıklı, anna torv melek kadar güzel) hot in cleveland (ay bunlar yaşlı ayol dedim önce ama çoook tatlılar) önerebilirim. Ben de breaking bad başlayacağım. Sevgiler.

Adsız dedi ki...

Pelo desperate houswives'in yapımcısından maids diye bi dizi var yine bi cinayetle başlıyo 4 hizmetçi onların çalıştıkları zengin evler vs falan desp housewives a cok benzer bi bak istersen güzele benziyorr

Adsız dedi ki...

http://www.imdb.com/title/tt2295809 iki gunde 7 bolumu izledim ba yil dim cok seviyorum ya ben o diziyi bi de daha cok izleyeni yok boku cikmadi

Adsız dedi ki...

peloooooo mukemmelsin lutfen ulyana sergeenkoooo

Adsız dedi ki...

böyle naif naif anlatmışsın ama instagramda gördüğümüz kadarıyla sen istanbulda da çeşmede gibi yaşıyorsun yeme bizi pinkfreud :)

Adsız dedi ki...

Fringe izlemekten beynim sulandı son zamanlarda.Kesinlikle tavsiye ederim,eğer izlemediysen tabi. :D

seravg dedi ki...

Ben Tomsları elde şampuanla çitileye çitileye yıkıyorum Pelin mis gibi oluyo :D
-Bir de dizi tavsiye edeyim "Orange is the new black"

daily roz dedi ki...

Tomsları elde yıkıyorum ben mis gibi oluyolar, bozulur diye ödüm kopuyo

zeze dedi ki...

Evine bayildim, harika görünüyor. ASkilar, yatak cibinlik her sey muhtesem. Bu arada zekice hazirlanmis bir reklam olmus, congrats

Adsız dedi ki...

skcm ne foto merakıyms arkds her blokta aynı yazı .. git çözünürlüğü en yüksek olanı al prof. istiyorsanda otomatik zoom olmayanını al bak bir daha aynı soruyu sorarsan açık açık küfredecem by Mauqan..

Fotoğrafım
Sorun bende değil Sende, Sorun Bendeymiş, Beni Hep Sev ve Mualla'ya Sor kitaplarının yazarı, 2011 Blog Ödülleri moda blogları 1.'si "bi kot bi tişört"ün sahibi, bir kitap okuyup hayatı değişmeyen, onun yerine bir kaç kitap yazan ama hayatı hala değişmeyen Pinkfreud'un blogu... İletişim: pinkfreudinfo@gmail.com

Instagram

Dizi Önerisi: Olive Kitteridge

Yine davar gibi bir günde izleyip, etkisinden kurtulamadığım bir dizi önermeye geldim. Selamsız sabahsız girdiğim için kusura bakmayın, öne...

En Popüler Yazılar