Gönderen / 18 Temmuz 2013 Perşembe / 33 Comments / , , , , , , , , , , ,

Gittim Gördüm Gezdim / Alaçatı Hatırası




Bu satırları depresyonun en dibinden yazıyorum sizlere. Üç gün boyunca Instagram'ın anasını Alaçatı fotoğraflarıyla ağlatırken her şey iyi güzeldi ama İstanbul'a dönünce ergenin hasosu olup bütün hayatımdan nefret etmeye başladım. Hele de inanılmaz eğlenceli bir tatilden sonra iyice nefret geldi İstanbul'dan. Foursquare check-inlerimden gördüğüm kadarıyla tam bi senedir gitmiyormuşum Alaçatı'ya. Bir yıl içinde o kadar değişmiş, o kadar bambaşka bi yer olmuş ki gözlerime inanamadım. Ama hala her köşesi huzur dolu, her sokağında bir mutluluk var. 


Dostum Alaçatı demişsin ama burası Malibu diyebilirsiniz. Denizin rengini izlemekten yüzemedim diyebilirim. Bu sefer daha önce hiç gitmediğim "Kum Beach"e gittim. Deniz o kadar berrak, o kadar temiz ki, çişimi yaparken görüncek diye korkup cıpcıpcıp baloncuklar yaptım ellerimle fkdşlikşd Bi de maşallah soğukluğuyla ünlüymüş Kum Beach'in denizi. Selülitlerime, çatlaklarıma iyi gelir diye donana kadar yüzdüm söylemesi ayıp. Kum Beach'in happy hour müziklerini, hamburgerini, salıncağını boklu koltuğumda otururken çok ama çok özlüyorum :(


İlk kez gidip denediğim yerlerden bir diğeri de "Balıksız Meyhane" oldu. Gerçi daha henüz açılmamış, bizi açılıştan önce ağırladılar sağolsunlar. "Balıksız balıkçıya gidiyoruz" dendiğinde şaka sanmıştık ama gerçekten de öylemiş. Mezeler, deniz ürünleri, salatalar o kadar zengin ve doyurucu ki, aslında rakı-balık keyfi için balığa ihtiyaç olmadığını o gece anladım. Alaçatı Marina'da teknelerin hemen yanı başında onlarca çeşit içinde ağır ağır meze yiyip kalamara, midyeye, karidese abanmak her gece yapmaktan asla bıkmayacağım bi şey. 


Veee nihayet 50 Ton üçlemesinin üçüncü kitabına başladım bu tatilde. İkinciyi okurken başıma neler geldiğini "Beni Hep Sev"i okuyanlar biliyor :) O yüzden üçü okumak için çok direndim. Deniz kenarında, ayaklarımı uzatarak okumazsam başlamıyorum dedim ve aylarca satın almadım kitabı. Millet tatil öncesi bikini alışverişine çıkarken ben Alaçatı'ya gitmeden önce koşa koşa gidip üçünkü kitabı aldım. Buz gibi biramı içerken, ayaklarım Ege denizindeyken kitaba başlamak oldukça mutlu etti beni. Henüz bi kaç sayfa okudum ama balayı, evlilik mıçmıç mıhabbetler pek sarmadı gibi. Sağolsun verilen spoilerlar sayesinde "evli mutlu çocuklu" konseptli bi kitap olduğunu anladım. Neyse yine de merak ediyorum, bu haftasonu kapanıp büyük bi kısmını bitireceğimi düşünüyorum.


Ahhh işte tatilin en ağzımı sulandıran hatırası. Alaçatı içinde yer alan "İyi Pizza"da yediğimiz pizza ve etleri düşündükçe bi yerlerim şişecek diye korkuyorum. Zaten bana et olsun, makarna olsun, pizza olsun başka bi şey istemem insanıyken bu özel yapıp pizzaları yedikçe aklımı kaçıracak gibi oldum. Bir Alaçatı gecenizi mutlaka ama mutlaka İyi Pizza'ya ayırmanızı tavsiye ediyorum.


Hiçbi şey yemeseniz bile içine girip huzur ve mutluluğu keşfedin bence. Öyle tatlı, öyle sempatik dekore edilmiş ki, çıkmak istemedim. Başka bi zamanda, başka bi mekanda gibiydim içeride. Şarjım ölmek üzere olduğu için çok fazla fotoğraf çekemedim ama bu kare biile yeterli bence. Her bir köşesi için uğraşılmış, çalışılmış bir mekan. Bir de üstüne üstlük enfes pizzaları var. 


Mutsuzluğun sadece uzak bir ihtimal olduğu Alaçatı sokaklarında yürümek son aylarda beni en keyiflendiren eylemlerden biriydi. Sabah çok erken saatte giderek istediğimiz huzuru yakaladık. Çiçekleri koklayıp, gökyüzünü izledik, taş sokaklarda yürüyüp gölge bulamamaktan hiç şikayet etmedik. İşler akşam olunca değişiyor tabi. Bu kadar ufak bir yer için fazla popüler olduğundan insan popülasyonu biraz can sıkmıyor değil. Hele bir de herkesin kenar mahalle düğününe gider gibi pul, sim, dantel yarışı yapması iyice can sıkan görüntülerdi. Ulan tatildesin tatil! Herkes fönlü saçlı, kırmızı rujlu ve topuklu ayakkabılı. Çeşme kokonalığına isyan olarak kot şortum ve spor ayakkabılarımla direnebildiğim kadar direndim.


Vaktimizin her anını en verimli şekilde kullanmaya çalıştık sadece bi kaç günlüğüne orada olduğumuz için. Uçağın kalkmasına bir kaç saat kala bile bu muhteşemliği mideye indirdik. Meşhur bir Alaçatı kahvaltısı yapmadan dönmek istemedik. Alaçatı'nın en şirin butik otellerinden "Kesre Butik Otel"de tadı hala damağımda kalan bir kahvaltı yaptık. Zaten Foursquare yorumlarından otelin sahipleri Oğulcan ve Figen'in ne kadar tatlı olduğundan sürekli bahsediliyor ama ben de ilk kez tanışıp bunu gördüm. Figen'in elleriyle yaptığı pişiler, anne yapımı reçeller, ege zeytinleri, peynirler, mis gibi kokan domatesler offf aklıma geldikçe çıldırıcak gibi oluyorum. 


Ahhhhhhh ahhh, Umami! Bu sene keşfettiğim ve taptığım bir diğer yerleden biri de Alaçatı Marina'da yer alan Umami. Konsepti belli, içkini seçiyorsun, aromanı seçiyorsun, shakerınla çalkalayıp hüp hüp indiriyorsun mideye. Arka tarafta yer alan laboratuarda özel olarak hazırlanan aromalar ve premium içkiler sayesinde ertesi sabah leş bir hangoverla uyanmıyorsun da. (Biz insan gibi içmediğimizden tabii ki ağız burun başka kıyılarda uyandık.) Yine çok kötü bi fotoğraf çektim ama kesinnnnnlikle gitmenizi öneriyorum. Dümdüz malak gibi mekan açmak yerine, böyle konseptli, fikirli şeylere bayılıyorum. 


Yine muhteşem bir fotoğrafla daha karşınızdayım. Benim bu dandik fotolarım ne olacak hiç bilmiyorum. Koskoca mekanda danalar gibi yiyip içmekten sadece tabelayı çekmişim, o da flashla. Alaçatı'yı bilen, giden, mutlaka Deli Deli'de bir kez yemek yemiştir. Biz %90'ını sarhoş ve bilinçdışı geçirdiğimiz tatilin en naif yemeğini Deli Deli'de yedik. Canlı jazz müzik eşliğinde şaraplı, peynirli, etli, kendimi kocaman bir hanfendi gibi hissettiğim bir yemek yedik. Dana gibi yaymalı, öküz gibi içmeli tatillerde mutlaka bi gece böyle bi dinlenme ve kendine odaklanma istiyor insan.


Bu tatili böyle cici cici anlattım ama yaklaşık 20 kişi, asla ayık olmadan geçen üç günün içinde sesim kısılana, gözümden yaş gelene, nefes alamayana kadar gülüp eğlendiğim an sayısı o kadar çok ki, hangi birini anlatsam bilemiyorum. Birbirinden rezil tatil arkadaşlarımı sevgiyle selamlıyor, İstanbul'da da aynı seviyesizliği yakalayalım istiyorum kdflşikşfdks

Bu sezonun Alaçatı notları benden bu kadardı. Seneye görüşmek üzere!
Share This Post :
Tags : , , , , , , , , , , ,

33 yorum:

NAZ YLMZ dedi ki...

hiçbi yer istemem bana Alaçatı olsun yeter:) hasretim depreşti sayende, ama bu güzel kareler için saol:))

Adsız dedi ki...

ne çok yer açılmış hiçbiri yoktu bunların geçen sene. bilgilendirme için teşekkürler harika görünüyorlar

Çağla Terzi dedi ki...

Ayy ne güzel gezmişsin Pelin:) Gezdiğin gördüğün senin olsun:)

Muzurella dedi ki...

çoook güzel her şey tam bir yaz postu :)

Adsız dedi ki...

Oğuzhan değil Oğulcandı yanlış hatırlamıyorsam otelin sahiplerinden birinin adı. Hatta ben dünyadaki en yaşlı Oğulcan olabilirim diyordu ordan aklımda kalmış :)

20 kişilik tatil süper olmalı. Çok güzel tatil geçirdiğin belli. Darısı başımıza!

Nissa dedi ki...

Beni de götürrr :)

Adsız dedi ki...

Harika görünüyor ilerde mutlaka gideceğim. Bu arada pelin seni bugun ruyamda gordum sadece 2-3 fotonu gormeme ragmen. Kocanla beraber annenin düğününe gidoyordunuz :S Baya uzun bi adamdı bide kopek vardi ama vegas degildi :D.

Adsız dedi ki...

ya cok kel alaka olcak ama bi dahaki ünlülerin dövmeleri yazına pink i yazabilir misin:) 25 tane falan dövmesi varmış hatunun

Adsız dedi ki...

Offf bu yorumu yapan kıskanlıktan çatladı şuan :((((((

Adsız dedi ki...

sen gezip tatil yaparken ben halk tv de horbit reklamı izliyodum pink...... where is the ADALET????

Adsız dedi ki...

Soktun iuan bana spoiler2i spoilerin allahını verdin.ağzım açık kaldı görünce oy ben nerelere gidem şimdi

Neptün'ün Kızı dedi ki...

Boktan tatilime çok iyi sıçtın pinkfreud tşkrler cnm .s.s
50 Ton'un üçüncüsnde bakalım kimlerle karşılaşcaksın sdshjasdflk .
Bu arada kardeşinin ayağı kırılmıştı sanırım baya bi oldu ama merak ettim nasıl simdi ?

Adsız dedi ki...

Kadronun sağlamlığına bak amk :D

Adsız dedi ki...

Yazılarının hastası oldum yemin ederim ya boş vakitlerimde eski yazılarını sürekliiiii okuyoruuuum ama sürekliiii kafayı yedim sanırım :D Bu arada en hoşuma gidenlerin festival ve günlük hayat stili olduğunu söylemeden geçemiciim :D

Belçim S. dedi ki...

Yaz mevsimi ne güzel ve ne hoş kareler.. Harikasınız :)

Bu arada banada beklerim :)

beauthingsforme.blogspot.com

Adsız dedi ki...

cool çiftlerde lea michelle ve cory 'i yorumlasana :/

Adsız dedi ki...

Pink Kate Middletonin hamilelik stilini, bebegi, haberleri falan yazsana royal baby heyecani sardi her yeri gezmelerdeyken :)

Adsız dedi ki...

Rihanna nin yeni igrenc gri saçlarıyla ilgili bi post yazsan harika olur :)

Adsız dedi ki...

Gözlerim bir Hakan Hepcan ve Ziya Turp mu gördü sanki? :D

Adsız dedi ki...

comic con yaz piiiiink

Adsız dedi ki...

ComicCon yazmanı bekliyorum ama Ian Somerhalder ve Nina Dobrev'in ayrılmaları ile ilgilide bi yazı yaz be :D

Adsız dedi ki...

Pink , diyorum ki Demi Lovato'nun stilini bir ele al. Kız bazen çok iğrenç giyiniyor ama bize gülünç bir yazı çıkar işte :D

Adsız dedi ki...

Ian Somerhalder ve Nina Dobrev ayrılmış Pink. Bir yazı yazarsın artık. Şu Kristen ve suratsız sevgilisini falan yazdığına göre :D

Adsız dedi ki...

comiccon yazcan mı

Adsız dedi ki...

Çok güzel bir yazı olmuş canım :) Öncelikle ComicCon bekliyoruz :) Ama söylemek istediğim şey Nina Dobrev'in hayat incelemesi gibi bir şey yazsan fena olmaz :D Yani bikinili hali , kötü kıyafetleri , Instagram kullanımı vesaire :D The Vampire Diaries'in 4.sezonunda da öyle bir oyunculuk gösterdi ki :)

Adsız dedi ki...

Neden The Vamprire Diaries izlemiyorsun ki :D Başla bir 2. sezona , PPL'den daha güzel valla bak :D Lise dizisi değil yani. Hele son sezon :)))))))

Adsız dedi ki...

o kadar güzel anlattın ki benimde gidesim geldi be pelin :D TVD ve Nina ve Nina ve Ian hakkında olan yorumlara hak veriyoum bu arada :DDDDD

Adsız dedi ki...

Robert Pattinson'a suratsız diyenler ölsün ASJFHSKHFK .

Adsız dedi ki...

Robert mı suratsız be LSKFJHFSGJ. Neyse Nina olaylarına katılıyorum :D

Adsız dedi ki...

Yaa sen cansinn daha nice guzel tatillerin olsun opuyorum Pinky!!!

kurdeleliayrac dedi ki...

Pizzacıya bayıldım yazın çok güzel olmuş yine pelin:)
Ve kızlar belki bloguma göz atmak istersiniz http://kurdeleliayrac.blogspot.com/

Adsız dedi ki...

Nina Dobrev için bir daha yazı yazsana :D Uzun ama böyle Met Galası gibi JADGZJDSKLJG ( YAZMADI )

Alaçatı Otel dedi ki...

Alaçatı gece hayatı ve meşhur Ege yemekleri ile biliniyor. Alaçatı beldesinin özel kültürü ile şekillenen eğlenceli havası ve yiyecek – içecek zenginliği sizleri bekliyor… Alaçatı’da ne yenir, ne içilir, hangi mekanlarda eğlenilir gibi sorularınız varsa doğru adrese geldiniz…

Fotoğrafım
Sorun bende değil Sende, Sorun Bendeymiş, Beni Hep Sev ve Mualla'ya Sor kitaplarının yazarı, 2011 Blog Ödülleri moda blogları 1.'si "bi kot bi tişört"ün sahibi, bir kitap okuyup hayatı değişmeyen, onun yerine bir kaç kitap yazan ama hayatı hala değişmeyen Pinkfreud'un blogu... İletişim: pinkfreudinfo@gmail.com

Instagram

Dizi Önerisi: Olive Kitteridge

Yine davar gibi bir günde izleyip, etkisinden kurtulamadığım bir dizi önermeye geldim. Selamsız sabahsız girdiğim için kusura bakmayın, öne...

En Popüler Yazılar