Gönderen / 7 Temmuz 2013 Pazar / 27 Comments / , , , , , , ,

Dolce & Gabbana "Alternative Mediterranean Life"

Hani "kalabalıklar içinde yalnız hissetmek" diye bitmek bilmeyen, zaman zaman doğru, bazen de saçma bir geyik gibi gelen bir söz vardır ya, bu ara öyle hissediyorum. Yapacak hiçbir işim yok ama kafamı kaşıyacak vaktim de yok. Yapmak istediğim bir sürü şey, izlemek istediğim bir sürü film, görmek istediğim bir sürü yer var ama dermanım yok.

Neden bunları yazıyorum bilmiyorum da, bir Pazar sabahı dünyanın en önde gelen markalarından birinin reklam çekimleri bende bu hisleri uyandırdı ve bahsetmek istedim. Dolce & Gabbana'nın AW'13 (Sonbahar/Kış 2013) koleksiyonunun reklam çekimlerini görünce kalabalıklar, yalnızlıklar geldi aklıma.


D&G'nin İtalyan ailesi temalı reklamlarının zaten hastasıyım, bu seferki çekimi görünce nefesim kesildi. Konsept bu sefer "Alternative Mediterranean Life". Yani bu sefer öyle teyzeler, babaanneler, büyük masalarda yemekler yiyip, plajda güneşlenmiyor bir önceki kampanyalarda olduğu gibi.


Her ne kadar alternatif dense de bir ailenin gerçek yüzü var kampanyada bence. Kim olursa olsun, ne iş yaparsa olsun, birbirleriyle ilişkileri ne olursa olsun bir grup insan bir araya geldiğinde ortaya çıkan kıskançlık, dedikodu, nefret, aldatmak, gıybet var karelerde. 


Allahım, işte tam istediğim hayat! İtalya'nın iç kısımlarında güneşten kavrulurken, muhteşem elbiseler, harika makyajlar, güzel oğlanlar, fitne kadınlarla saç saça baş başa girmek istiyorum. Trilyonluk elbisem hırs ve tutku yüzünden paramparça olsun istiyorum.


Sonra Spartacus ve kankaları gelip hepimizin boğazını kessin. Şaka şaka kesmesin. Kesmesin ki son zamanlarda Dolce & Gabanna'nın yaptığı muhteşem atağı tartışalım. Ulan bildiğin kezo assolist markasıyken son iki sezondur ortaya çıkan koleksiyonların bütün parçalarının efsane oluşu kafayı yedirtiyor bana. O işlemeler, desenler, kol boyları her bi şey mi harika olur! "Ölmeden önce bi Elie Saab elbisem olsun" dileğim "Ölmeden önce bi Jesus'lı D&G elbisem olsun tanrım plsss"e çevirmek üzereyim.


50'leri andıran kareler Mad Men ve Donald Draper'ın son sezondaki çöküşünü hatırlattığı için bu alternatif Akdeniz'li aileyi, önceki çekimlerdeki klasik İtalyan ailesinden daha çok sevdim. Bu arada konuyla alakasız olacak ama, ne oldu öyle Don aşkıma son sezonda? Yediler bitirdiler, çökerttiler gül gibi adamı. (Bakiyim sadece fotolara mı bakıyorsunuz, yazıları da okuyor musunuz testiydi bu. Donald Draper'ın durumuyla ilgili bi şeyler yazanlar yazıları da okuyo demektir.)


"Katolik Kaos" içindeki D&G ailesinin mutsuzluğuna kurban olayım ben. Acı çekmeyi, kavgayı gürültüyü bile ihtişamlı haline getirebilenlerin hepsini tek tek tebrik ediyorum. Sanat gözü olmak böyle bi şey herhalde. Tabi kampanyanın modelleri Monica Belluci ve Bianca Balti'yi de unutmamak lazım.


Çekimin fotoğrafçısı ise Dolce & Gabbana'nın Dolce'si, Domenico Dolce! Yani adamlar her şeyi aile içinde hallediyorlar. Hem tasarla, hem dik, hem kurgula, hem de fotoğrafla. Belki de bu gerçeklik, göstermek istedikleri "aile" konseptine de yansıyordur. Dolce ve Gabbana kimbilir seneler içine ne kavgalar, ne kıskançlıklar, ne krizler atlattılar ama sonunda her zaman birlikte varoldular.


Aşk, sevgi, nefret dolu bir çekimin sonuna geldik. Bu yazıyı güneşli bir Pazar günü okumak pek doğru olmayabilir ama gece ya da haftaiçi mal akşamlardan birinde okuyun ki, mutsuzluğunuza mutsuzluk katılsın. Kendi kavgalarımız, kıskançlıklarımız sikkoluktan ölsün bu coolluğu görünce. 

Bu kampanya çekimi ve D&G'nin son sezonlardaki muhteşem çıkışı hakkındaki yorumlarınızı bekliyorum. Bi Ziyagil olamadığımız gibi, alternatif Akdeniz ailesi de olamadık. Ne olduk amk biz bu hayatta?
Share This Post :
Tags : , , , , , , ,

27 yorum:

Oznur dedi ki...

Sen harika bı yorumcusun........bakış acın süper yaa

Adsız dedi ki...

sen ordaki adamlara yakışıklı dedin lan tamam konsept falanda erkek mankenlerini cidden bok gibi seçmişler

Adsız dedi ki...

Ne kadar güzel bir anlatım bu. Senin kafanın içinde yaşamak isterdim.

Aysun dedi ki...

O kırmızı dantel elbiseleri istiyorummm :)

Öperim çok :)

Adsız dedi ki...

erkek mankenleri çok aradıkları gerçekten belli oluyo....elbiselerin guzelliğinden kızlara bakamadım malesef ama bu kadar güzel şeyleri giyip üstüne poz vermeleri bile yeterli nefret etmem için.

Cansu dedi ki...

''Allahım, işte tam istediğim hayat! İtalya'nın iç kısımlarında güneşten kavrulurken, muhteşem elbiseler, harika makyajlar, güzel oğlanlar, fitne kadınlarla saç saça baş başa girmek istiyorum. Trilyonluk elbisem hırs ve tutku yüzünden paramparça olsun istiyorum.'' daha güzel anlatılamazdı içimizdeki, her ne kadar kabul etmesek de içinde bulunduğumuz durumlardan dolayı birer üyesi sayıldığımız kezolar ailesinin tutkulu üyesinin istekleri.

Adsız dedi ki...

mİLEY CYRUS'I ŞNCELEMELİSİN BU AARALAR ÇOK POPİLER KABUL ETMELİSİN :D

Adsız dedi ki...

mİLEY CYRUS'I ŞNCELEMELİSİN BU AARALAR ÇOK POPİLER KABUL ETMELİSİN :D

Adsız dedi ki...

Çekimlerde sıfır beden formunda kadınlar değilde "kadın gibi kadın", kıvrımlı hatlara sahip modeller kullandıkları için çok teşekkür ederim ya sonunda kemik yerine bir kreasyon gördük.


swa.

Adsız dedi ki...

donald draper <3 :( okumaz mıyız pelin :D yalnız resmen moralim bozuldu bunların kadın olduğu bir dünyada ben çay bardağıyım. Belki de bardak altlığıyım :(((

Adsız dedi ki...

Pelin o değil de sen GG incelemeye devam edecektin :(

Neptün'ün Kızı dedi ki...

OHA çok beğendim. çok güzeller ama sadece bakıcaz tabi ben bunu değil giymek göremem bile :(( .
Ya pelin yazılarının arasını açma nolur sıkıntıdan öleceğim valla .. bu biraz bencilce ama olsun sen hep yaz. Bu arada gossip girl unutulmazlarına devam edicek misin ?

Adsız dedi ki...

donald draper :)

Adsız dedi ki...

donald draper

gonca bitmez dedi ki...

ne olduk cidden bende düşünüyorum hiç bi halt olamadık neyse ellerine sağlık yine çok güzel bi bakış açısıyla yazılmış bi yazı olmuş gossip girl yazını hala bıkmadan usanmadan merakla bekliyorum

Anna Sapling dedi ki...

bayanlar çok hoş ama erkekleri iyi seçmemişler cıks.. seçmemişler ne demekse sanki karpuz bu te allam.
kırmızıların tonuna öldüm ama <3

Adsız dedi ki...

ya cidden ne özgüvensizsiniz yahu!! kendine kezban hatta çaydanlık,bardak diyen insanlar,biraz kendine güvenmeli bnce...sana da sölemek istiyorum pink milyon dolarlık elbiselerimiz olmayabilir ama bizi insan yapan,kadın yapan şeyin bu olmadığını düşünüyorum.bnde o elbiselere,o fiziksel güzelliğe özeniyorum tabi bu çk normal.Fakat 'bunlar kadnsa bn neyim' yorumu bana yüzeysel geliyo.düşün yani dünyadaki insanların yüzde kaçı o kadar güzeldir?bnce oran düşük...bu yüzden rica ediyorum kendinizi bu kadar aşağılamayın..

Z.C. dedi ki...

Mad Men iki sezondur tam bir gerilim dizisine döndü zaten. Heyecanla izliyorum. Don Draper'a ben de çok üzüldüm yavrum yaaa. O gudubet Betty bile zayıflayıp eski hallerine göndü ama Doncuğum giderek batıyor. Çok mutsuzum :(

Adsız dedi ki...

Sen koskoca pinkfreud oldun asıl biz nolduk amk bu hayatta?

Adsız dedi ki...

Erkekleri bizim evin karşısındaki berberden seçmişler sanırım.

yepyep dedi ki...

Oha yav D&G hiç beğenmediğim bir markaydı, "paralı ve zevksiz" zenginlerin markasıydı birden kendilerini aşmışlar resmen. Taze bir tasarımcı bulup fikirlerini, zevkini mi çalmıştır bu Dolce ve Gabbana çifti nedir :) Ayrıca Monica Belluci muhhteşem bir seçim olmamış mı? O elbiselerin ve tam da o tutkulu sahnelerin kadını kendisi. Belki bir ara Monica'yı yazarsın hatta :)

Dolce dedi ki...

bu dolce & gabbana nın ihtişamına hastayım ya. ah çok param olsa da yemesem içmesem bunlara harcasam :D nerede giyerim? bizim evin salonunda 2 tur atarım artık :D

avril lavigne dövmelerini inceler misin?

Adsız dedi ki...

neye mecalin yok sende mi kpssye girdin te allam ya

Adsız dedi ki...

Muhteşem kareler bunlar. Ve tabiki donald draper :) Gerçi diziyi izlemiyorum ama olsun

Adsız dedi ki...

Ahaha :D Ne güzel özetlemişsin :D

Adsız dedi ki...

Donald Draper :) sen hep yaz yoksa geceleri yatakta sıkıntıdan patlıyorum

Adsız dedi ki...

Gerçekten çekimler farklı bir konsepte olmuş ve bu elbiseleri daha harika yapıyor:)

Fotoğrafım
Sorun bende değil Sende, Sorun Bendeymiş, Beni Hep Sev ve Mualla'ya Sor kitaplarının yazarı, 2011 Blog Ödülleri moda blogları 1.'si "bi kot bi tişört"ün sahibi, bir kitap okuyup hayatı değişmeyen, onun yerine bir kaç kitap yazan ama hayatı hala değişmeyen Pinkfreud'un blogu... İletişim: pinkfreudinfo@gmail.com

Instagram

Dizi Önerisi: Olive Kitteridge

Yine davar gibi bir günde izleyip, etkisinden kurtulamadığım bir dizi önermeye geldim. Selamsız sabahsız girdiğim için kusura bakmayın, öne...

En Popüler Yazılar