Gönderen / 10 Haziran 2013 Pazartesi / 26 Comments / , , , , , , , , , , ,

Biz Direnirken Neler Oldu?

Günlerdir blogda yeni yazı olmamasının sebebi herkesin malumu. Uzuun bir Gezi Parkı yazısı yazmayı planlıyordum. Neden bu durumda olduğumuzu, ne yapmamız ne yapmamamız gerektiğini sayfalarca yazacaktım, olmadı. Bir türlü toparlayamadım kafamdakileri, kalbimdekileri. Yazdım yazdım sildim. Gazın, serumların, ilaçların, iğnelerin etkisiyle patatese dönmüş durumda kafam. (Soranlar oluyor; iyiyim, şimdi bir şeyim yok. Faranjitken günlerce gaz yememek gerektiğini acı bi şekilde tecrübe ettim.)

Meydanda, sokakta, parkta elimden geldiğince destek oldum haklı direnişimize. Beni okuyan tüm güzel insanlarla yanyana yürüdüğüme adım gibi eminim. Orada olamasalar bile bu direnişte büyük önem taşıyan sosyal medyadan destek olmuşsunuzdur, bilirim. Meydanda olamadığım her an ise internetten bilgi akışı sağlamaya çalıştım. Doktoru dinlemeyip sokağa çıktım, iyice yatağa düştüm. Son bir kaç gündür evden bile çıkamıyorum. Polis şiddeti olmayınca da ortalık durulmuş görünüyor zaten. Ama henüz istediğimiz hiçbir şeyi elde etmiş değiliz, mutlu olmak, rehavete kapılmak için çok erken fakat mecburen de hayat devam ediyor. Ediyor da nasıl ediyor, bi de bana sor. Üç saniye gözlerimi kapasam parktaki arkadaşlarıma bir şey olacakmış gibi hissediyorum. Gezi Parkı olayları dışında her hangi bir şeyle ilgilendiğimde kendimi suçlu hissediyorum, Halk TV izlemezsem ölecekmiş gibi oluyorum! Dedim ya günlerdir evdeyim, "bütün gün tweet oku, haber takip et, başbakandan azar işit, kardeşlerimize bir şey olmasın diye dua et" şeklinde yaşıyorum. Bugün herkesin omuzlarında git gide ağırlaşan o yükü azaltmak için ufak bir adım atacağım, kafamızı dağıtmak için bir şeyler karalayacağım. 

Biz haklı davamızla boğuşurken, dünya medyası yanımızdayken, bizim satılmışlar penguen belgeseli yayınlarken bir yandan da dünya dönmeye devam etti bu hafta içerisinde. Hayattan o kadar soyutlanmışım ki birikmiş haberleri okuynca, siteleri karıştırınca uzaydan dönmüş gibi hissettim kendimi. Bakalım biz omuz omuza direnirken dünyada neler olmuş?


Angelina Jolie göğüslerini aldırdıktan sonra ilk kez görüldü! Kocişinin yeni filmi World War Z filminin galalarında boy boy pozlar verdi. "Beyimin sikko filmlerine bi katkım olsun." diye diye telef oldu kadıncağız gala gala gezmekten. Tabii ki hemen memişlerine baktım yerindeler mi diye. Ameliyatın hemen ardından silikon taktırarak normal hayatına devam etmiş. Kadına bir türlü gıcık olamıyorum. O kadar muhteşem, o kadar ANGELİNA JOLİE ki, ne desem boş. Dünyanın en iğrenç trendi peplum bile yakışmış, daha ne diyeyim. Herkesin merakla beklediği ameliyat sonrası ilk görüntüleri senelerce unutulmayacak kadar muhteşem olmuş. Zaten Brad Pitt ile yan yana oldukları her an dünyanın sekizinci harikasını oluşturuyor pislikler. Neyse, geçmiş olsun Angie'ciğim, evde çor çocuk aç bekliyo çok gezme ziv ziv.


Hiç umrumuzda değil ama Kim Kardashian'ın kızı olacakmış! Benim tek merak ettiğim bu kadın daha ne kadar şişecek? Eli yüzü ayak bilekleri bacakları göbeği götü memeleri herrr yeri davul gibi büyüdükçe büyüyor ve bi türlü doğurmuyor. Koca karınlı hamileler her an kucağıma doğurucakmış gibi geldiğinden zaten hamilelere karşı mesafeli yaklaşırım, Kim Kardashian'ın fotoğraflarına bile bakamıyorum artık, korkuyorum. Sevindirici bir gelişme artık topuklu giymeyi bırakmış, düz sandaletlerle devam ediyor hayatına. Giydiği elbiseler can çekişiyor artık, can! Bi de kızı olacağını öğrenir öğrenmez edeplileşmiş, "Ben artık 25 yaşında bi parti kızı değilim, kız annesi olmaya hazırlanıyorum, beni rahat bırakın." gibisinden laflar etmiş. Hee oldu aşkısı bütün paranı, şanını şöhretini götüne taktığın kameralardan kazan, işine gelmeyince beni bırakın de, oooolduuuu. Kızı olacağını öğrenir öğrenmez pornosu çıkmış Türk ünlü gibi boğazına kadar kapalı beyaz gömlek giymesi? Ahaha komiksin Kim.


Bir başka hamilelikle devam edelim. Kadının hasosu Kate Winslet bitanem üçüncüye hamileymiş! Onu o kadar seviyorum ki, bütün sene oyunculuk yapmayacak olmasına rağmen onun adına sevindim. 38 yaşındaki Kate Winslet'ın üçüncü bebesi olacak bu çocuk. Üç çocuğunun babalarının da farklı olması nedeniyle çok fazla eleştirliyormuş şu ara. Lan siz Kate Winslet'ın saçının telinin ucuna kurban olun pisliklerrrr!! Demek ki salak ahlak bekçileri sırf bizim memlekette yokmuş, her yerde varlarmış. Kadın aşık oluyor, evleniyor, doğuruyor, size ne amk? Yeni bebek babası Ned Rocknroll'un soyadını alacak lan coolluğa bak. Annen Kate Winslet, soyadın Rocknroll. Tek hücreli amip olarak yaşamını sürdürsen bile hepimize tur bindirirsin. Bazı bebekler daha doğmadan şanslı.


Rihannamsız bir hafta olur mu! Direnişte olayların tavan yapmasının hemen bir gece öncesinde kanlı canlı izledim Rihanna'yı. O gece o kadar etkilendim, o kadar büyülendim ki adımı adresimi vatanımı sorsalar Rihanna derdim. Konserden sonra parkta bi kaç saat takılıp eve döndüm ki sabahında malum çadır yakma olayı yaşandı. Tabi Rihanna mihanna gidiverdi aklımdan. Taa ki Paris'de Coco Chanel'in evini ziyaret etmesindeki fotoları görene kadar. Her şey birer flashback olarak canlandı, o geceyi yeniden hatırlayıp tapmaya başladım kendisine. Paris konseri öncesi Chanel kıyafetler içinde Chanel'in evini ziyaret edip birbirinden türlü seksi şebeklikler içine girmiş. Pırlantalı, Chanel logolu bileklikleri, kolyeleri bile kıro gelmiyor artık. Bir kaç metre ötemde capcanlı haliyle karşımda dururken beni ve binlerce insanı öyle bir büyülüyor ki, kadının bambaşka bi aurası olduğunu kabul ediyor insan. Beyazlar içinde Chanel'in evinde olmak en çok ona yakışmış. 


Biz padişahımız özgürlüğümüzü bizlere bağışlasın derdinde koşarken Avrupa'nın bir prensesini daha evlendirdik. Tabii ki hiçbir royal wedding Kate & William düğünü kadar görkemli ve muhteşem olmuyor ama sonuçta kraliyet kraliyettir, düğün düğündür. İsveç Kralı'nın en küçük kızı Prenses Madeleine, İngiltere doğumlu, Amerika'da yaşayan bankacı Chris O'Neill ile Stockholm'de evlendi geçtiğimiz günlerde. Evet bi bankacıyla! Yani ben neyi kınasam, neyi eleştirsem allah belamı veriyor arkadaş. O kadar bankacılara laf et, kır, üz, terket gitsin elin prensesi bi bankacıyla evlensin. Gerçi bu adam bankanın, bankanın bulunduğu binanın, binanın bulunduğu toprakların falan sahibi olacak kadar zengindir ama olsun, sonuçta bankacı bankacıdır. Koskoca prensessin sen ya, büyük düşün azcık. Prensesin gelinliği Valentino imzalı, dört metre kuyruklu falan hoş bi prenses gelinliğiydi. Tabi ki yine de bir Kate Middleton değilsin.


Ve son olarak dünyaca ünlü blogger The Blonde Salad, Chiara Ferragni'nin Superga ile işbirliğini duyurup gideceğim. Bi hafta ülke karıştı diye "Aaa şimdi ödeme yapamıyoruz, anca yaz sonu" diyen ajanslarımız, markalarımız varken elin bloggerı dünyanın en ünlü markalarından birisi için koleksiyon hazırlıyor. E tabi marka İtalyan, kız İtalyan, ikisinin birleşmesi kaçınılmazdı. Dört farklı renk ve tek modelden oluşan kapsül bir koleksiyon hazırlamış Chiara, Superga için. Aferin valla, kezban mezban diyorum da takdir de ediyorum bu kızı. Ordan oraya koşturmaktan hiç şikayet etmeden işini yapıyor. Dantel ayakkabı hevesimi üç dört sene önce aldığımdan bu model pek çekici gelmedi bana. Bi de Superga herkesin ayağında dünyanın en rahat ayakkabısı gibi dururken ben tahtadan bi bebek mezarı giymişim kadar rahatsız hissediyorum. Eskidikçe rahatlaşır diyorlar ama bi türlü o "çok rahat ayakkabı" hissini alamıyorum. Ağır diye mi ne sevemedim gitti. Yaşasın Toms

İşte biz haklarımızın, ağaçlarımızın peşinde gazlanırken, azarlanırken, itilip kakılırken, ötekileştirilirken dünyada bunlar olmuş. Ufak bir moladan sonra tekrar gündemimize dönebiliriz. Lütfen olayları takip etmekten, destek olmaktan, paylaşmaktan, haberi olmayana duyurmaktan kaçınmayın. Yeni medya artık bizleriz. 

Peki devrim niteliğinde bir hafta yaşarken sizler neler yaptınız? Direndiniz mi, tencere tava hep aynı hava mı?
Share This Post :
Tags : , , , , , , , , , , ,

26 yorum:

Adsız dedi ki...

Direnisi senin gozunden dinlemek izlemek cok daha guzel olur :) hele medya bu haldeyken sosyal medyada one cikan insanlarin konusmasina cok ihtiyac var. Yazi icin de ellerine saglik :D bankaci deyip gecmemek gerektigini ogrendik adam isvec prensi oldu :D

Adsız dedi ki...

hem direnişe verdiğin destekle hem bu yazdıklarınla hem bizim kafamızı dağıtmaya çalışmanla seni boşuna sevmediğimi kanıtladın. adamsın pelo adammmmmmm

reha dedi ki...

direnişe tam destek verdik pinkfreud..fakat en sinir olduğum tarafsız insan kitlesi aman bana zararı dokunur diye sessizleşen burda ismi vermicem ama
blogunu 15 gündür kapalı tutan çok önemli bir teknik direktörün kızı da dahil bu tip insanlardan korkmak lazım diye düşünüyorum karşı fikirli de olsa diğerleri daha dürüst gibi geliyor sizce?

reha dedi ki...

bizde direndik pinkfreud.. fakat şu belirsiz fikri olan blogunu bile kapatıp tarafsız isveç gibi köşesine çekilen insanlardan korkmak gerektiğini düşünüyorum..karşıt fikirli de olsa,diğeri dürüst açık kapalı kutu değil sence?

Adsız dedi ki...

direnişe destek olduğunu bilmek güzel. kate ablamızda tam bir yolluymuş hiç hberim yoktu.

chiara ferragni ayakkabıları demode.

prenses prenses gibi değil hiç kateler düğüne neden gitmedi merak konusu.

Cansu dedi ki...

Üç kitabını da severek okudum, kitaplığımdaki gözdeler bölümüne kaldırdım. Blogunu her gün ziyaret eder yeni birşeyler var mı diye bakarım. Twitter'da da en çok tıkladığım profil sevgilimin değil, senin:) Tumblr, instagram da derken kurduğun her cümlenin takipçisi oldum. Çoğu da arşivlik laflar, oku oku eğlen:) Buraya kadar anlattığım kısım, üslubunun samimiliğinden, açık sözlülüğünden, bizi bize anlatmanın en eğlenceli halini seçişinden. Yaklaşık on günlük direniş maceramızda çıkardığım sonuçlar da seni sevme nedenlerimin üstüne bi bu kadarını daha eklemek için yetti de arttı bile. Pek çoğunun köşesine çekildiği bu dönemde susmayı seçen taraflardan olmadın. Üstelik bunu yaparken bile o hiç kaybetmediğin samimiyetinden vazgeçmedin. Bizlerin sesi oldun. Hem de hastayken bile... Çok geçmiş olsun. Moralim bozulur, canım sıkılır, kitabında altını çizdiğim cümleleri okurum. Kafam dağılsın der en sevdiğim postlarını bir kez daha incelerim. Yani bir nevi terapistsin benim için:) Ama bunun dışında çok önemli birşeyin daha farkına vardım bugünlerde şu çapulcu kafamla. Sen ve senin gibilerin hiç susmaması gerektiğinin farkına vardım. Sana en çok böyle zamanlarda ihtiyacımız varmış onu anladım. Herşey için teşekkürler Pinkfreud:)

Kurabiye Canavarı dedi ki...

Çok güzel bir yazı olmuş direnişçilere selam olsun gurur duyuyoruz onlarla...

Sadecebenemel dedi ki...

Seni sevmezdim ciddiyim ama bu direnis bana senide sevdirdi allah razi olsun kezo de herkese ne biliyim benim cok sevdigim seylere bok at gozumde degil verdigin destegi yillar sonra anlatirim cocuklarima allah razi olsun senden :))) bu arada isvec prensesinin kocasi prens unvani almayi reddetmis ayrica kraliyet dugunlerine kate degil prens edwarla karisi katiliyor tahta yakinliga gore gonderim yapiyor kralice :)))

dilaraa! dedi ki...

canımsın pinkfreud takipteyiz daha sık yaz lutfen direnişle ilgili

Adsız dedi ki...

kıııız ben seni aşşşırı tikky , dünya yansa umurunda olmayan biri sanıyordum fena halde yanılmışım. şaşırttın beni.

ya da en azından bu gezi olaylarına kadar sahiden böyleymişsin de bu son olaylar seni de delirtmiş olabilir bilemem

helal olsun
geçmiş olsun
direnişe devam

bir discinin gunlugu dedi ki...

geçmiş olsun pink freud,siz orada direndiniz bize o görüntüleri gözyaşları içinde izlemek düştü,tekirdağ çorlu da her akşam yürüyüş,her akşam tencere tava sesleri,her akşam meydanlarda şarkılar var tüm kalbimizle yanınızdayız

Adsız dedi ki...

Helal olsun sana direnise devam!

Bilginiz olsun halk tv den baska ulusal kanal da surekli haber yayini yapiyor

C'estLaVie dedi ki...

abi seni facebooktan da takip ediyorum, twitter hesabım yok olsa oradan da takip ederdim, tebrik ediyorum iktidar manyağı amsalaklar gibi davranmayıp özünü sözünü belli ettiğin için.

Adsız dedi ki...

Coachella olalı biteli 2 ay oldu :(

Adsız dedi ki...

Yine çok guzel bi yazı ellerine sağlık gecmis olsun bu arada bide cannesi yazmicaksın galiba :(

Cahde dedi ki...

Senin de direnişe destek verdiğini duymak ne mutlu etti beni. Güzel günler göreceğiz, vazgeçmek yok. Korkup yılmayalım, bugünleri unutmayalım yeter.

http://kucuk-kara-balik.blogspot.com/

Adsız dedi ki...

V dergisine Kate Moss ve Rihanna birlikte poz vermiş. İki tane kadının hasosu ablamız yanyana senden dinlemek istiyoruuz!
This friday we are in love with them :)

Adsız dedi ki...

MOTHER OF GOD!!!!

http://9gag.com/gag/aYN8n2v?ref=fb.s

Adsız dedi ki...

O degil de supergalar burada satisa girer mi acaba?

Adsız dedi ki...

Lütfen ironma 3'ü ve robert john downey jr.'yi yazar mısın ?

Adsız dedi ki...

direndik direndik, kafamızı dağıttığın iyi oldu.
"Benim tek merak ettiğim bu kadın daha ne kadar şişecek?" sesli güldüm(:

Ece Kalaycı dedi ki...

Konuyla alakasi yok ama caroline flack in stilini yorumlar misin yorumlayana kadar pesini birakmicam pelinn :D

Adsız dedi ki...

CANNESS ve COACHELLAAA !!!!!!!!

Adsız dedi ki...

Pelin 7 gün oldu hani yazı :( :( :(

Adsız dedi ki...

Direnişe destek vermen çok güzel, çok mutlu ettin beni :) Helal olsun sana, seni severdim zaten artık perçinlendi sevgim :)

Adsız dedi ki...

Chiara Ferragni'nin Superga için hazıladığı koleksiyondan bir ürüne nasıl sahip olabilirim? Türkiye'de satışa çıkacak mı?

Fotoğrafım
Sorun bende değil Sende, Sorun Bendeymiş, Beni Hep Sev ve Mualla'ya Sor kitaplarının yazarı, 2011 Blog Ödülleri moda blogları 1.'si "bi kot bi tişört"ün sahibi, bir kitap okuyup hayatı değişmeyen, onun yerine bir kaç kitap yazan ama hayatı hala değişmeyen Pinkfreud'un blogu... İletişim: pinkfreudinfo@gmail.com

Instagram

Dizi Önerisi: Olive Kitteridge

Yine davar gibi bir günde izleyip, etkisinden kurtulamadığım bir dizi önermeye geldim. Selamsız sabahsız girdiğim için kusura bakmayın, öne...

En Popüler Yazılar