Gönderen / 29 Mayıs 2013 Çarşamba / 32 Comments / , , , , ,

Gittim Gördüm Gezdim / Club Med Kemer

Haftasonundan bu yana deniz, güneş, kum fotoğraflarıyla içinizi baydığımın farkındayım ama üç günlük tatil paylaşımlarım bu yazıyla son buluyor. Bütün kış "Yaz gelsin, şort giyelim, yaz gelsinnnn" diye inleyip aylar sonra deniz ve güneşle karşılaşında doğal görmemişliğimin üzerine biraz daha eklenti oldu. Aklımda kaldığı kadarıyla madde madde bu üç günü anlatmak istiyorum.



* Hani her gün görüşmesen de, başka şehirde olunca onu daha bi başka özlersin ya, öyle bi ruh haliyle gidiyorum Antalya'ya. "Aaaa bak ne güzel bulut" diyemedikten sonra etrafındaki hiçbi muhteşemliğin önemi kalmıyor galiba.

* Uçaktan inince havaalanından yaklaşık bir saat süren bir yolculuk başlıyor Club Med Kemer'e doğru. Yolda Club Med'in tarihi, orada yaşananlar, yapılanlar anlatıldıkça dudağım uçuklayarak dinliyorum. Tatil köyüne değil, adeta omuz omuza duran bi birliğin içine girdik gibi. Kendine has bir dili varmış mesela. Konaklayanlar GM (Gentil Members), çalışanlar da GO (Gentils Organisateurs) olarak adlandırılıyor. 


* Dünya üzerinde 80'in üzerinde Club Med varmış ve biz Kemer'dekine doğru yola çıkıyoruz. Bu tesisin Türkiye'deki diğer Club Med'lerden farkı +18 olması. Yani içeride hiç çocuk yok! Benim için çocuk gürültüsünden, patırtısından hoşlanmayan biri için ideal. Ama 16, 17'lik çıtırlarda gözü olanlar için kötü haber! Mecbur bizim gibi kartolozlarla idare etceksiniz artık.


* Aylar sonra deniz görünce kafayı yiyecek gibi oluyorum. Yeşil ve mavi birleşmiş, arkasına Toros dağlarını almış. Koca kıçım, selülitlerim, özlediklerim hiç umurumda değil. Hemen suya atlıyorum. Denizi o kadar temiz, o kadar berrak ki, işesem karadakiler görür diye çişimi tutuyorum. Otel tesisinde birkaç tane plaj var. Kumlu olan, taşlı olan, uzakta olan, bara yakın olan vs... Bi de kayalıkların arasında olan "Couples Beach" var ki sormayın. Dışarıdan hiçbir şekilde görünmüyor aşağıda neler olup bittiği. Sadece 3-4 tane şezlong ve size özel bir koy var resmen. İnsanın couple olası geliyor. 

* Geçen yaz Çeşme Kafe Pi'de yaşadığım sarhoşken denize gibi boğulma tecrübesi sonrası bu sefer idmanlıyım. Neyse ki deniz bir anda derinleşmiyor da Levent Kırca'ya dönüşmüyorum. Her şey dahil konseptine alkolün de dahil olması şaşırtıyor beni. Normalde yemek ve konaklama, bir kaç da aktiviteyi kapsar. Ama Club Med her şey dahiline gerçekten her şey dahilmiş. Hal böyle olunca yemekler, içkiler, tatlılar su gibi akıp gidiyor. Ayık insan bulmak zor. Ya da ben seçemeyecek kadar gidiğim.


* Tam bir ayı olduğumdan aklım fikrim yemekte ama her şey dahile dahil olan bir çok spor da var. Zaten gelenler bunları bilerek ve bunlar için geliyor. Rüzgar sörfü, dalış, su kayağı, wakeboard, gym, tekne turu falan her bir şey ücretsiz oluyor. Tatil anlayışı benim gibi yan gelip yatmak olanlar için pek ilgi çekmeyebilir ama insanlar deli gibi saatlerine bakıyorlar hiçbir şeyi kaçırmamak, her şeyden faydalanmak için. Özellikle spor yapmaktan kolları küçük birer kavuna dönmüş Fransızları yatarak izlemek çok keyifliymiş.


* Dedim ya tatil anlayışım yan gelip yatmak, bu üç gün boyunca da onu yaptım. Üç tane havuzdan istediğime girdim, kumlu plajda takıldım, sanki hayatım boyunca saat 5 olunca Nutella'lı krep yiyormuşum gibi saatin beş olmasını ve krep yemeyi bekledim, etraftaki yakışıklı Fransızları kestim.


* Fransız demişken, Club Med Kemer'de hemen hemen kimse Türkçe konuşmuyor. Tabelalar, anonslar, menüler, yazılar her şey Fransızca. Çalışanlar bile sizinle Fransızca iletişime geçiyor. Kebapçı abiden odaları temizleyenlere, tekne turundaki kaptandan barmenlere kadar herkes Fransızca biliyor ve konuşuyor. Kendimi Cote D'Azur sahillerinde hissetmedim desem yalan olur.


* Ortam Fransa sahilleri, konaklama alanlarında ise Yunan esintileri. Mavi ve beyaz yapılara hep hasta olmuşumdur zaten. Bizim kaldığımız kısım bar ve disko alanından biraz daha uzakta. İnsanlar sabahlara kadar çılgınlar gibi eğlendiğinden benim gibi bir içi geçmiş moruk için iyi geliyor uzakta olmak. Odalara girer girmez hop güm ptt bi şekilde yataklar birleştirliyor! İki tane çift kişilik yatakta tek başına yatmak nedir bilir misin abidin? Gülşen'in of of klibindeki devasa yatakta gibi hissediyorum kendimi. Sonradan öğreniyorum burada ne kadar büyük yatak, o kadar iyi!


* İnsanların niye geniş yatak istediğini otelin sembolünün tavşan olmasından anlamam gerekiyordu aslında. Tavşanlar gibi çiftleşmek anlamında her yere tavşan salmışlar. Plaja inerken hop hop tavşanların arasından geçmek çok keyifliydi. Bi kaç tane de kaplumbağa vardı ama mıy mıy oluşları sinirimi bozduğu için onların fotoğrafını çekmedim.


* Fotoğrafını çekmeyi unuttum bir diğer şey de yemeklerdi! Bi tek bu kahvaltı masamızı çekebildim kimse oturmadan. Herkes ikinci üçüncü tabağı almaya gittiğinden masayı boş bulabildim. Açık büfe görünce kendimi zaten kaybediyorum ama Club Med Kemer yemekleri de kaybedilmeyecek gibi değildi. Patates kızartmasını patates püresine banıp yiyerek kendi hanzoluk levelımda çığır açmış oldum. 


* Yemek demişken dikkatimi çeken bir diğer şey de şu oldu; hiç iki kişilik masa yok! Bütün masalar 8-12 kişilik. Yani öyle aşkitomla tatile geldim mıçmıç gittim yok burada. Hiçbi şey yapamasan yemek yerken sosyalleşmek zorundasın. Biz bile 8 kişilik bir ekip olmamıza rağmen çoğu zaman birileriyle birlikte yemek yedik. Çalışanlarla, diğer konuklarla sanki kırk yıllık arkadaşmışsın gibi kaynaşarak takılıyorsun Club Med Kemer'de. Hatta İstanbul'dan geldiğimi öğrenen bir Fransız'ın "Welcomee welcomeeee" demesi durumu özetliyor sanırım. O kadar sahiplenmişler ki, bizim misafir olarak görüyorlar.


* Hava kararmaya başlayınca ayrı bir güzelleşiyor her şey. Aman hüzün olsun, aman mutsuzluk olsun hemen orada ben! Boş şezlonglara bakıp duygulanıyorum. Sanırım koca tatil köyünün tek duygusalı benim. Geri kalan herkes deliler gibi eğlenmek üzere hazırlanıyor. Gelmeden önce dress code'ları öğrenip ona göre bavul hazırlıyormuş gelenler! Nasıl bir benimseme, nasıl bir sahiplenme cidden anlamakta zorlanıyorum. İlk gittiğimiz gece şık giyinmekmiş mesela konsept. Tabii ki kot şortum ve beyaz atletimle içlerinde sırıtmaktan hiç gocunmuyorum.


* Yemek faslı bittiğinde herkesin anlata anlata bitiremediği dans faslı geliyor. Katılmak yerine uzaktan izlemeyi tercih ediyorum. Zira tatil benim için yan gelip yatma yeri. İnsanlar komut almış gibi şarkı çalmaya başladığı anda aynı figürlerle dans etmeye başlıyorlar. Ortalık dev bir Gangnam Style klibi seti gibi. Ne ara ezberlediniz, ne ara öğrendiniz diyorum ama bi kere Club Med'i tadanlar, bütün tatillerini Club Med'lerde geçirirlermiş. O yüzden bütün kılık kıyafet kurallarına, danslara, etkinliklere hepsine aşinalar. Bi ben gözüne far tutulmuş tavşan gibiyim bu eğlence karşısında.


* Üç günlük bu erken tatilim klasik kezo pozumla son buluyor. Bu pozu vermezsem ölürüm! Ekmek yerine kruvasan yediğim, su yerine roze içtiğim, üç günün nasıl geçtiğini anlamadığım bu erken ama keyif dolu tatili hiç unutmayacağım. Deli gibi içeyim, sabaha kadar eğleneyim, herkesle sosyalleşeyim, spor yapayım, hiçbi şeyden eksik kalmayayım istiyorsanız bu yaz istikametiniz Club Med Kemer olmalı.

Bizi en güzel şekilde ağırlayan, harika bi üç gün geçirmemizi sağlan, başta Pınar olmak üzere tüm Club Med Kemer ekibine teşekkürlerimle!
Share This Post :
Tags : , , , , ,

32 yorum:

Adsız dedi ki...

Pelin parfümler hakkında bi yazı yazsana hangisi seksi hangisi tatlı vs

Anita dedi ki...

selülitsiz bacak görme mutluluğu ^_^ hayatım boyunca 5 yıldızlı tatil yapmadım fakir olduğumu bi kez daha hatırlattın bana sağolasın :(

gökçe özer dedi ki...

Şuu köpük partiden de bahsetseydin keşke pelin. Bide konaklama ücreti ne kadar acaba nette hep Aracılar cikiyor bi türlü öğrenemedim

Adsız dedi ki...

burda degil de instada- vineda falan biriyle sarmas dolaş fotoların vardı, o mu sevgilin? bora mı emir mi ? degisik ?

Pinkfreud dedi ki...

Sosyal medyada paylaştığım içeriklerde ucundan kıyısından görünen üm beyler, erkeğe dair herbir şeylerin hepsi arkadaşlarıma aittir, herhangi bir manitacılık durumumuz yoktur! Ehuehe basın açıklaması da yaptım sonunda ^_^

gulsinem dedi ki...

götürr beniii gittiğinn yereee :)
http://www.sinemspinkdiary.com/

Neptün'ün Kızı dedi ki...

Kıskançlıktan bi taraflarım şişecek :/

Adsız dedi ki...

cannes yazısı bekliyordum bu çıktı:(

Adsız dedi ki...

bacakların ne bicim uzunmus pelo yaa super duper bisiy bu!

Adsız dedi ki...

her lüks otel gibi sitelerinde fiyatları yazmıyo kişi başı gecelik fiyat nedir siz misafir de olsanız sormuşsundur illa ki :/

Yasemin Ergenç dedi ki...

Tatil en çok sana yakışıyor :)

Adsız dedi ki...

Pelin cannes yea nolur yea hadi eline diline kalemine kuvvet yaziver ya

Adsız dedi ki...

Artik coachella'dan umidi kestim bare cannes geleydi be haci

Nisa dedi ki...

Çok hoş bir yer gibi duruyor.Bu yaz değil de bir sonraki yaza mekan olarak aileme sunacağım yer burası sanırım.Bayıldım.

Adsız dedi ki...

Yuksek bel bikini pin up tarzini konu al artik aztec prints de isteriz tabii

simall dedi ki...

http://2.bp.blogspot.com/-KaeuiPRU24k/TiSp0xom1QI/AAAAAAAAAFc/nV2OEtyH2pg/s1600/DemiLovato4.jpg


pelin bunun hakkında antı stıl ıkonu yada stil ıkonu olarak yazı yazarmısın ?????????????????*

zeynep dedi ki...

pelincim fiyatı da yazsaydın keşke :(

Adsız dedi ki...

Pelin nolur yazlik alisveris listesi yaz yarin aksam alisverise cikiyorum manita isleri falan var :(((

Adsız dedi ki...

pelin, cannes'i yazmayacak misin?

Adsız dedi ki...

Ama ben hala o muhteşem COACHELLA yazısını bekliyorum.

Adsız dedi ki...

tatilin iyi geçmişe benziyor. çok kıskandım :( . selülit falan diyosun ama bence çok iyisin (fotoğraf süper). darısı gidemeyenlerin başına.
bu arada bişey belirtmek istiyorum; sen çok iyi bir blog yazarısın iki elin kanda olsa bile seni yazma konusunda durdurmak imkansız gibi. Böyle bir izlenim oluşturdun yani bende. Bir kere blogu takip ediyorum sürekli hiç boş bırakmıyorsun bu işi gerçekten sevdiğin için yapıyorsun çünkü kendini zorunlu hissetsen okumak bu kadar zevkli olmazdı diye düşünüyorum. ben böyle hissediyorum okurken. öte yandan 3. kitabın çıktı. bu süreçte bile yine hiç boş bırakmadın blogu. Sağlam bir teşekkürü hak ettiğini düşünüyorum. yazılarından iyi yürekli biri olduğunu anlıyorum. Umarım herşeyin iyisi seni bulur. :)

Adsız dedi ki...

bradley soileau nun dövmelerini yazsana

Adsız dedi ki...

kıskandıııııım:(

Adsız dedi ki...

Peliiin hep diyosun bacaklarım selülitli ya da spora başlamam lazım falan kızım iyi misin sen gayet zayıf ve fit görünüyosun ciddiyim

Adsız dedi ki...

bısıy sorucaam sen hamıle mısın twıtterda oyle gordum :O

Adsız dedi ki...

Pelin ville valonun dövmelerini yazar mısın lütfen?

Adsız dedi ki...

biliyorum alakasız ama direnişle ilgili yazı yazarmısın bugünlerde herkesin bu tür şeylere çok ihtiyacı var

Adsız dedi ki...

Marilyn manson dövmelerini yazar mısın lütfeeeeeenn?

Adsız dedi ki...

Görüyorum ki bugünlerde, hatta 31 Mayıs gününde bile senden moda, dövme, selülit hakkında yazı yazmanı rica edenler olmuş, olabilir onların tercihidir. Fakat bizler aynı günlerde özgürlük, bireysel haklarımızı savunmak, omuz omuza vermek için sokaklarda yaşam mücadelesi veriyorduk, hala da veriyoruz. Senin de bu konuda çok duyarlı olduğunu twitter'dan görüyorum. İzlenimlerini ve görüşlerini (dilersen işin siyaset kısmına hiç girmeden) en azından bunun sivil ve kolektif bir hareket olarak ne kadar önemli olduğunu okuyucularına izah edersen çok sevinirim. İnsanların her yoldan bilinç kazanması çok önemli. Sevgiler..Eylül.

Adsız dedi ki...

fiziğin mükemmel yaa selülitin falan da yok, pilates postunu bekliyoruz en kısa zamanda!

Beceriksizbiri dedi ki...

Ne güzel bacakların var Pink!! Bide tekrar söyleyeyim: Emily Vancamp ve Josh Bowman'ı cool çiftler köşende görmeyi çok isterim Pink.

Adsız dedi ki...

Peliiin twitteda 4.ayımız diye paylaştığın fotoğraf nedir hamile misin ciddeeen açıkla lütfen meraktan ölücez

Fotoğrafım
Sorun bende değil Sende, Sorun Bendeymiş, Beni Hep Sev ve Mualla'ya Sor kitaplarının yazarı, 2011 Blog Ödülleri moda blogları 1.'si "bi kot bi tişört"ün sahibi, bir kitap okuyup hayatı değişmeyen, onun yerine bir kaç kitap yazan ama hayatı hala değişmeyen Pinkfreud'un blogu... İletişim: pinkfreudinfo@gmail.com

Instagram

Dizi Önerisi: Olive Kitteridge

Yine davar gibi bir günde izleyip, etkisinden kurtulamadığım bir dizi önermeye geldim. Selamsız sabahsız girdiğim için kusura bakmayın, öne...

En Popüler Yazılar