Gönderen / 25 Nisan 2013 Perşembe / 36 Comments / , , , , , , , ,

Bahar Derdi: Nereye Gitsem, Ne Yapsam, Ne Giysem

Bahar derdi dedim ama pek dert demeyebiliriz bu konuya. Ama diyebiliriz de, bilmiyorum kafam çok karışık... Bütün kış yaz gelsin yaz gelsin diye kudurduk ve yılın en muhteşem havaları geldi. Hava o kadar güzel, o kadar tatlış, o kadar mükemmel ki evde oturup canımı sıksam allah belamı verirmiş gibi geliyor. Herkeste bi coşku, bi mutluluk, bi enerji patlaması oluyor hava güzel diye. E herkes öyle olunca ben de mutlu olmak zorunda hissedip, olamadıkça daha da batıyorum. Keşke hep kış kalsa, hep bot mot giysek ama herkes hep sıkıntılı olsaydı. Bu ne böyle pokemon gibi sevgi yumağı millet.

Neyse, negatifliği elden bırakmaya and içtim. Meredith Grey'inkinden bile daha "dark and twisty" bi ruh halim olsa bile bugün güzel şeylerden bahsedeceğim. Bahar aylarının gelip gönül aylarının gevşemesiyle oluşan ne yapsam, nereye gitsem, ne giysem, hangi manitamı arasam sorularına kendimce bi kaç çare buldum. 


Bu güzel havada yapılacak en güzel şey oturup bi kahve içmek. Bunun için bir çok mekan var ama benim favorim Karaköy'ün güzeli, Karabatak. Karaköy yükselen trend, her gün yeni bir mekan açılıyor, hepsi de birbirinden güzel ama ben ilk gözağrım Karabatak'dan vazgeçemiyorum. Supergaları çekip, üzerine de rahat bi kot, hafif depresyon hırkası, üşütmemek için de bi şal alıp güneşin tadını çıkarmak baharın en sevdiğim eylemi. Kitabımı alıp tek başıma da gidiyorum, yazı yazmak için de, dedikodu yapmak için de. Eskiden haftaiçi gündüz biraz boş olurdu, kafa dinlerdik ama artık günün herrr saati kalabalık ne yazık ki. Hele Bankalar Caddesi'nin sıkıcı bankacılarının işgaline uğradığı öğle saatlerinden nefret ediyorum. Onlar yokken gidin, güzel kahvelerin, yeşilliğin, güneşin tadını çıkarın.



Son bir kaç senedir dünyanın en büyük isimlerini ağırlayan İstanbul bu sene konserlerle atağa geçmiş durumda. Dünyanın enn ünlü isimleri önümüzdeki aylarda ülkemizde olacaklar. Konser maratonu başladı başlayacak. O yüzden baharda mutlaka bi kaç konsere gidip hayatımıza unutulmaz anılar katmalı. Rihanna, Justin Bieber, Depeche Mode, Alicia Keys, David Guetta önümüzdeki günlerde ayağımıza kadar gelecek isimlerden sadece bir kaçı. Konsere giderken topuklu giyen kendini bilmezlerden olmamak dışında her istediğinizi giyebilirsiniz bence. Madonna konseri işkencesinden sonra stadyum konserlerine bi adım mesafeli yaklaşıyorum artık. Ama yine de gidecekseniz en rahat kıyafetlerinizi giyinin, Kot şort havası gelmiş olur herhalde konserler başladığnda. Çantanıza suyunuzu, piskevitinizi, şarj aletinizi her bir şeyinizi koyup yol alın. Ben yandım siz yanmayın!


Haftaiçi çok çalıştık, çok yorulduk biraz kafa dağıtmak hakkımız! Günün yorgunluğunu atmak için kızlarla, varsa manitayla iş/okul çıkışı buluşup güzel bir yemek yemek kadar güzeli var mı? Yok elbette. Hafif bahar rüzgarında savrulan mini bir elbisenin içinde kendimi hayal ediyorum da, içim kımıl kımıl oluyor. Açmışız bi şişe blush, fonda tıngır tıngır bir müzik ohhh. Böyle kudurmalı olmayan, sakin, hoş bir akşam yemeği için benim favorim Nişantaşı tarafları. Haftaiçi de olsa, haftasonu da olsa hep kalabalık ama Nişantaşı en güzel haftaiçi akşamlarında sanırım. Dışarıyı o kadar övdük ama Salomanje'nin arkasındaki geniş koltuk, Atiye House Cafe'nin bahçesi en sevdiklerim. 



Dana gibi yiyip yiyip, kendini kaybedene kadar içip içip yatmak yok! Her yaz öncesi klasik gerçekleşen göt tutuşması günleri yine başladı. Kendimi bikini içinde hayal ettikçe moralim bozuluyor, keyfim kaçıyor, keyfim kaçtıkça dürüme, pizzaya abanasım geliyor. Ama önümüzde nereden baksak bir, bir buçuk aylık bir süre var. Hiç yoktan bi şeyler yapabiliriz. Spor bahar aylarının vazgeçilmezi. Kışın spora başlamaya karar verip bi türlü başlayamamıştım. Şimdi de pilates yapmaya karar verdim, bakalım ne zaman uygular, ne zaman hayata geçirirm bilmiyorum ama deneyimlerimi yazıcam elbette. Bu tip atraksiyonlar dışında en güzeli yürümek, koşmak. Evime ne kadar uzak olsa da, Edirne'ye gidiyormuşum hissi uyandırsa da Bebek sahilinde yürümek, koşmak, denizi izlemek en sevdiğim şey. Bir Pazar sabahı Arnavutköy'den Hisar'a doğru uzanmak fena mı olurdu şimdi? Haydi kızlar taytları giyin, koşmaya gidiyoruz. O götler e-ri-ye-cek!


Ya tamam püslükllü yeleklerimiz, kot şorlarımızla Coachella'da salınamadık ama İstanbul'umuzun da hakkını yemeyelim. Gayet güzel, kendi çapında minnoş bi çok festivali var. Neden bir L.A. tadı yakalayamayalım ki? İnanırsak olur bence. One Love olsun, Chill Out olsun, Soundgarden olsun bahar aylarının tüm haftasonlarını dolduracak festivaller gerçekleşecek. (Hangi tarihte, hangi festival var detaylı bilgi için Elif'in nam-ı diğer Çizenbayan'ın yazdığı bu yazıya göz atabilirsiniz.) Festival kıyafetlerinde öncelik her zamanki gibi rahatlık. Zaten benim hayatım rahatlık üzerine kurulu. Topuklu giymeyeli yıl oldu herhalde. Neyse, festivalde çimenlere yayılıp içmek, güzel müzik dinlemek öncelikli hedef ama herrrrrkes kot şorta, şorta, abandığı için biraz daha sıtayla olmakta fayda var. Beyaz bir atletle, uzun bir elbiseyle farkınızı ortaya koyarsınız kızlar, inanıyorum size!


Farkettiyseniz gezmeli tozmalı, kahveli şaraplı, konserli naif öneriler verdim. Ama biliyorum ki insan arada sırada kudurmak, kendini kaybedene kadar dağıtmak da istiyor. Cumartesi gecesi çıkmaktan nefret eden biri olarak vereceğim pek öneri yok aslında. Cumartesi gecesi bana hep aranmaya çıkmış insanların buluştuğu bi halk matinesi gibi geliyor. O yüzden içip dağıtılacaksa evde sevdiğin arkadaşlarınla yapılmalı diye düşünüyorum. Güzel müzikse konser, içkiyse bi çok mekan, arkadaşsa ev, çimenler. Bi çok alternatif var yani. Ama ille de çıkıcaz derseniz Cuma gecesi Asmalı taraflarında önce bi yemek, sonra oralarda takılmaç yapabilirsiniz. Hem Cumartesi gecesi çıkıp hem de minnacık etekler, sivri burun topuklularla çıkıp da "Ayy herkes beni sikmeye çalışıyeeee" diye ağlayan Türk kezolarından olmamak için "keep it simple" ekolüne uymalı. Daracık bi kotun seksiliği hiçbi elbisede, şortta yok. Böyle düz, basic tişörtleri http://www.sheinside.com'dan almayı seviyorum ben.


Vee en güzelini en sona bıraktım tabii ki. Bence yazın da, kışın da, baharda da yapılacak en güzel şey evde oturmak! Dünyaya evde oturmak için geldiğime inanıyorum. Çok güneş almasa ev en sevdiğim şey. İşlerimi halledip, kahvemi içip, sosyalleşip eve dönmek gibisi yok. Sevgiliyle de, sevgilisiz de, arkadaşlarla da, yalnız da ev her zaman en güzel yer! Tabi evde malak gibi oturun demiyorum. Ecnebinin "quality time" dediği kendine vakit ayırma, kendinle başbaşa kalma eylemini kişisel gelişim açısından çok önemli buluyorum. Açın şarabınızı, alın sevdiğiniz kitabı, dergiyi, müziği kendinizle vakit geçirin. Yüzünüze maskeler yapın, meyve suları sıkın, yazılar yazın, okuyun, dinleyin, izleyin, ferahlayın, kendinizin ve baharın tadını çıkarın! Ulan Posta gazetesinin varoş yaşam koçları gibi konuşturdunuz beni uf :((

İşte benim bahar seçimlerim ve önerilerim bu şekildeydi. Bu güzel havaları sizler nasıl değerlendiriyorsunuz, neler yapıyorsunuz siz de önerin de faydalanalım beybiler. 
Share This Post :
Tags : , , , , , , , ,

36 yorum:

Adsız dedi ki...

Çok tatlı yazmışsınnnn. Kitaplarına da bayılıyorum bloguna da <3 <3 <3

Neptün'ün Kızı dedi ki...

Son önerin tam benlik :))

Adsız dedi ki...

Fenerbahce parkindaki Romantika manzarasiyla en odunu bile kendine hayran birakir.Baharda muhtesem ozellikle.Haftasonu kalabalik oldugu icin hafta ici gidilebilir manzarasiyla hafif esen ruzgariyla huzurun kaynagi orasi benim icin.

betül dedi ki...

Peliiiiin yazını çok beğendim ayrıca bişe sorucam son görseldeki şortlu pijama takımının markasını söyleyebilirmisin çok beğendiiiiiim:)

betül dedi ki...

Peliiin yazını çok beğendim ayrıca şu son görseldeki şortlu pijama takımının markasını söyleyebilirmisin çok beğendiiiim:)

Adsız dedi ki...

Evde oturma demiyorum, dışarı çıkıp gezeceksin de nolacak diyorum.

Adsız dedi ki...

her yazın ayrı güzel:)

Adsız dedi ki...

Bu kıyafetlerin markalarına nereden bakabilirim?

Adsız dedi ki...

Öneriler çok tatlı teşekkürler :) bir de boyfriend pantolonlarını yazsan olur mu :)

yaso dedi ki...

ya burdan istemesi kolaydır,eminim ama resimdekilerin markasını da belirtsen sana zahmet.çok güzelmiş her biri..

yaso dedi ki...

ya burdan istemesi kolaydır,farkındayım da,resimdekilerin markalarını da yazsan,çok mu oluruz ki??

Grace Happy dedi ki...

gercekten gayet guzel anlatmıssın buaralar herkesın favorsıı bır karatabaktır gıdıyor o eskı dıngınlıgı yok :)

Adsız dedi ki...

yazını okurken içim ferahladı peliinn :))

Adsız dedi ki...

inanmıyorum edirnelimisin bende edirleyilim sseni sürekli takip ediyorum tarzına bayılıyorum desem yalan olmaz bi harikasın :D

Adsız dedi ki...

polyvore hesabın nedir? lütfen bizimle de paylaşırmısınn ayrıca yıne her zamankı gibi çok guzel bi yazı olmuus :)

Adsız dedi ki...

biz ne mi yapıyoruz? geliyoruz sınav çalışıyoruz gidiyoruz sınav çalışıyoruz pink.

LeylaK dedi ki...

ben sonuncuyu alayım lütfen

Adsız dedi ki...

Yine döktürmüşsün pink, her yazın ayrı güzel. Her yeni yazıyı bayılarak okuyorum. Ve kesinlikle katılıyorum evde oturmak gibisi yok, kendinle baş başa kalmak kalp ben. :)

Adsız dedi ki...

Sinava hazirlanan bi zede olarak burda yazdigin hicbisiyi yapamamak icime bi yazilarini okuyorum gecenin bi saattinde o kadar su monotom seneme senin yazilarini yasiyormuscasina okuyarak renklendiriyorum ahh ahh

PrettyWeird dedi ki...

Benim için bugüne kadar yazdığın en faydalı yazılardan biri oldu peloşş, tişikkirler <3

Adsız dedi ki...

çok güzel bir yazıydı.. bir şeyler yapmam gerektiğini düşündüm ben de ve şöyle bir şey eklesek olur mu , herkes bi enstrümana başlasa mesela? bence bahardaki en vazgeçilmez şey amatör müzisyen arkadaşları evlerimize davet edip konseri bedava getirmek ;)

Adsız dedi ki...

nivea lip butter türkiye'de var mı ki ben hiçbir yerde görmedim?

Adsız dedi ki...

rock girl stili yazmanı öneririm.
AC/DC falan yani :)

tıp dersleri dedi ki...

Güzel blog !!! Kolay gelsin

gonca bitmez dedi ki...

son yazına bayıldım aynen benim yani evde olmak gibisi yok tabi evde kala kala da vampire bağlamakta iyi değil arada sırada çıkılır ama ev gibisi yok en rahat yer yanında kim olursa olsun

Adsız dedi ki...

Yaa depeche mode dan sonrası bulanık bende :( o hün biri beni istanbula atsa 😭😭😭

Derya Kilic dedi ki...

Havalar guzellesince asla evde oturamiyorum. Seytan durtuyo resmen !

http://iamthetourist.blogspot.com/

elif salman dedi ki...

Pelin, coachella 2013 yapıldı. onu da yazabilir misin? yazın çok harika olmuş. kıyafetlerde öyle.

Kremaliçe dedi ki...

Bunlar için bana para lazım :))

Adsız dedi ki...

Ya şu poor but sexy yazılı canta nerden acaba çok cool

Anisa Diko dedi ki...

kombinler birbirinden güzeller...

Nejla Gezer dedi ki...

teşekkürler

cansu kaprol dedi ki...

Çok güzel yazmışsınız çok faydalı olmuş teşekkür ederiz bu kombinleri www.mihera.com dan aldığım tasarım aksesuarlarıyla tamamlamayı düşüüyorum :)

Unknown dedi ki...

Topuklu giyip kendini bilmezlerden yazmisiniz ben hic katilmiyorum yorumunuza..ben kendimi bilen ve konserede giyip gitmis biri olarak mukemmel kombinlen giyilebilir. .

Zuhal Kavukdere dedi ki...

Topuklu giyip kendini bilmezlerden yazmisiniz ben hic katilmiyorum yorumunuza..ben kendimi bilen ve konserede giyip gitmis biri olarak mukemmel kombinlen giyilebilir. .

Zuhal Kavukdere dedi ki...

Topuklu giyip kendini bilmezlerden yazmisiniz ben hic katilmiyorum yorumunuza..ben kendimi bilen ve konserede giyip gitmis biri olarak mukemmel kombinlen giyilebilir. .

Fotoğrafım
Sorun bende değil Sende, Sorun Bendeymiş, Beni Hep Sev ve Mualla'ya Sor kitaplarının yazarı, 2011 Blog Ödülleri moda blogları 1.'si "bi kot bi tişört"ün sahibi, bir kitap okuyup hayatı değişmeyen, onun yerine bir kaç kitap yazan ama hayatı hala değişmeyen Pinkfreud'un blogu... İletişim: pinkfreudinfo@gmail.com

Instagram

Dizi Önerisi: Olive Kitteridge

Yine davar gibi bir günde izleyip, etkisinden kurtulamadığım bir dizi önermeye geldim. Selamsız sabahsız girdiğim için kusura bakmayın, öne...

En Popüler Yazılar