Gönderen / 7 Nisan 2013 Pazar / 30 Comments / , , , , , , , , , , , , , ,

Ayrı Dünyaların İnsanlarıyız: Dizi Oyuncuları ve Gerçek Hayattaki Halleri

Dizi izlemeyi ne kadar sevdiğimi, manyak gibi dizi izlediğimi bilmeyen kalmamıştır herhalde. En sevdiğim şeylerden biri de dizilerdeki karakterlerin gerçek olduğuna inanmaktır. Hala Bihter için üzülür, Jack'in adadan kurtulduktan sonra alkolik oluşuna hüzünlenir, Hank Moody Karen'a döndüğünde bana dönmüş kadar mutlu olurum.

Dizi bağımlılığımın bi üst levelı oyuncuları gerçek hayatta da takip etmektir. Sevdiğim karakterin oyuncusu dizi dışında neler yapıyor, nasıl bir insan, neler giyiyor, nerelere gidiyor, karakterle benzeşiyor mu diye bakalak olurum hep. Bugün dizide canlandırdıkları karakterler ile gerçek hayatta hiç alakası olmayan dört kişiyi konuk edeceğim. Hem de sevdiğim dizilerden bir kaç tanesini önereceğim sizlere. Bi ay içinde tüm diziler sezon finali yapacak ve yazın yine bilgisayar ekranını kemireceğiz dizi dizi dizi diye. İşte henüz izlemediyseniz dört dizim var sizler için. Ve tabi dört varklı karakter ve dört bambaşka insan!


Beni bu yazıyı yazmaya iten ilk karakterle başlıyorum. Tapppptığım, öldüğüm bittiğim Mad Men'in Peggy Olson'ı, Elisabet Moss'un GQ için verdiği pozları görünce gözlerime inanamadım. Dizideki salak Peggy'den çok farklı olduğunu hep görüyordum da bu fotoğraflarda iyice ortaya çıkmış. Dizide ilk sezonda hamile olduğunu doğuma kadar anlamayacak kadar salak bir karakter olan Peggy, zamanla kadınlığının ve zekasının farkına varıp Donald Draper'ın ajansının ilk kadın yazarı oluyor. O zamanlardaki kadına uygulanan negatif ayrımcılığı gözümüze sokmak için kızı habire ezikliyorlar, mutsuz ediyorlar. Ama Peggy de az salak değil. Bi dönem dizisi olduğundan giydikleri, saç modelleri, her şeyleri o kadar farklı ki Elisabeth Moss'u böyle seksi görünce zamanda sıçramış gibi oldum. Bu arada yaklaşık bi senedir gece gündüz beklediğim Mad Men'in yeni sezonu yarın itibariyle başlıyor! Başlarda biraz sıkıcı, durağan gelebilir ama içine girdiğinizde her sahnesiyle, her karesiyle kendisine aşık eden bir dizi. Facebook'da admı bir dönem "Pelin Draper" yaptıracak kadar beni ergenleştiren, kendisine hasta eden bir dizi. Özellikle gece yarısı izlemeye bayılıyorum. Mutlaka tavsiye ederim izlemenizi. Donald benimdir ona göre!


Gördüğümde ikisinin aynı kişi olduğuna inanamadığım bir diğer karakter Game of Thrones dizisinin acılı gelini Daerneys Targaryen'i canlandıran Emilia Clarke. Şimdi yalan söylemeyeyim, dizinin fanatiği değilim. Hatta ilk sezonu zoraki bitirdim sırf herkes çok övüyor diye. Yok, olmayınca olmuyor işte. Meraktan izledim izledim, bi türlü sarmadı. İlk sezonda gözü yaştan kurtulmayan "çocuk gelin" diyebileceğimiz, Daerneys Targaryen'in gerçekteki haliyle dizideki hali arasında uçurumlar var. Dizide saçları tanımlanamayacak kadar muhteşem bir sarı, beyaz arası bir şey. Yüzü hep çamur içinde ve şimdi gördüğüm kadarıyla ejderha sahibi bir prenses. Ama gerçekte silikon dudaklı, bol makyajlı, kara saçlı esmer bir güzel. Dizideki o bebeksi, o çocuksu halinden gerçekte eser yok. Tam bir femme fatale gibi duruyor gerçek hayatında. Hoş gücetapanlığını gösterip Khal Drogo'ya aşık oluvermişti, az değil dizide de. Kocası öldükten sonra neler yaşadı bilemiyorum zira "Winter is coming" diye diye buzlar içinde kafa siktiler ilk sezonda, izlerken üşüdüğüm için bıraktım. En son geçen Cnbc-e'de denk geldim manyağın teki meme ucu kesiyordu! Lan bu benim için bile çok, izlerken içim kalktı. O yüzden bu diziyi övmeyi bırakın lütfen, sonra merak edip izlemek zorunda kalıyorum.


İşte en sevdiğim dizilerden birinin en sevdiğim karakteri! Shameless dizisinin cefakar ablası Fiona Gallagher'ı canlandıran Emmy Rossum ablamızın da diziyle hiçbir alakası yok. Dizide kendinden küçük beş kardeşine, alkolik babasına, çapkın sevgilisine bakmak zorunda kalan bitik, hayattan vazgeçmiş bir karakter Fiona. Dizi o kadar muhteşem, o kadar dolu, o kadar inanılmaz ki izlerken kendi düzgün hayatınızın ne kadar boktan ve sıkıcı olduğunu farkediyorsunuz. Sürekli para sıkıntıları var, pislik içindeler, hep sarhoş, hep kafaları güzeller. Ama birlikteyken mutlular! Evin içindeki onlarca çocukla uğraşırken bir yandan da sevgilisiyle mutlu olmaya çalışıyor Fiona. Gerçek hayatta ise Emmy Rossum tam bir prenses. Etkinliklerin kırmızı halılarında sürekli en güzel giyinen Hollywood starlarından birisi. Sürekli dergi kapaklarında, fotoğraf çekimlerinde, reklamlarda.... Dizideki yağlı saçlı, göz altları mor Fiona'dan sonra süslü püslü Emmy Rossum'u görünce şaşırıyor insan. Ama Emmy Rossum o kadar muhteşem bir oyuncu ki o olmasaydı dizi bu kadar iyi olur muydu bilmiyorum. İçerlediği bi söz karşısında hemencik gözlerinin dolması, kardeşlerinden ayrıldığında hayattan kopması, onlar için savaşmasıyla modern zaman Zeyna'sı olarak görüyorum onu. Shameless'ı hala izlemeyen varsa -ki olduğunu sanmıyorum- mutttttlaka izlemeli. Canınızı sıktığınız, kafaya taktığınız şeylerin o kadar yersiz ve gereksiz olduğunu anlıyorsunuz ki bu dizi sayesinde, bambaşka bir bakış açısı kazandırıyor insana.-


Son olarak The Big Bang Theory kadrosuyla bitiriyorum yazıyı. Dizide sosyal hayattan o kadar kopuk,  ilişkilerinde o kadar başarısız ama dünyanın en ünlü fizik profesorleri olan ekip gerçek hayatında elbette ki bambaşkaymış, pek şaşırmadım aslında. Dizide canlandırdıkları roller karakterden ziyade birer "tip". Beni en çok şaşırtan Sheldon Cooper karakterini canlandıran Jim Parsons oldu. Dizide o kadar bambaşka dünyadan biri ki, gerçek hayatında deri ceketli, kirli sakallı ve de üstüne üstlük bu cool görünümünün ardında eşcinsel olduğunu öğrenince iyice şaşırdım. Hele bi de 40 yaşında olduğunu öğrenince gözlerimi uzun süre kapatamadım şaşkınlıktan. Leonard'ı canlandıran Johnny Galecki abimiz ise o kitipiyoz görüntüsünün altında oldukça coolmuş. Yine de dizideki karakteri gibi naif ve sıcakkanlı gibi geliyor her şeye rağmen. Kimse Sheldon Cooper/Jim Parsons farklılığına erişemez bu sette. Penny, bildiğimiz Penny. Sarışın ve güzel Kaley Cuoco'da pek bir farklılık yok. Hatun hep 10 numara. The Big Bang Theory'yi izlemeyen varsa bu güzel bahar günlerinde çerez gibi 20'şer dakikalık bölümlerinde çok iyi gideceğini söyleyebilirim. İngilizcem gelişsin, aman altyazısız izleyeyim diye daldığım bu dizide anladığım tek bir kelime çıkmıyor. Espri anlayışı çok güzel, değişik bir tarz ama kesinlikle altyazı istiyor. Vallahi 6 sezondur izleye izleye fizik bilgim gelişti.

Dizilerde olanların gerçekliğine inanan biri olarak bu farklılık beni nedense çok şaşırtıyor. Bi türlü kafam basmıyor, inanıveriyorum her şeye. Sizi en çok şaşırtan farklılık hangisi oldu? Yoksa gerçekliğin farkında olanlardan mıydınız? Aklınıza gelen diğer farklı kişi ve karakterleri de yazmanızı istiyorum, belki bi kaç bölümlük yazı dizisi haline gelir bu konu da, kim bilir :)

Share This Post :
Tags : , , , , , , , , , , , , , ,

30 yorum:

Adsız dedi ki...

pazar pazar ne kadar iyi geldi bayılıyorum seni okumaya

Melislicious dedi ki...

ejderhaların annesini zaten beğeniyorum gerçek hayatında da çok hoşmuş:)))

Lifetoastylized dedi ki...

ah shameless bugün sezon finali , çok üzücü :(
Emmy rossum ' un dizide ki hali gözüme ilk çok garip gelmemiş olsa da dizi dışında ki halini görünce baya bir fark olduğunu farkettim. Dediğin gibi prenses gibi :)

lifetoastylized.blogspot.com

Aysun dedi ki...

İzlemek için dizi arıyordum sayende Shameless'i izlemeye başlamaya kadar verdim :)

Walla bence yazı dizisi olmalı bu yazı, bizde izleyecek dizi buluruz.

Mutlu Pazarlarr :)

Yesim Berrak dedi ki...

Fiona'yı yazman süper olmuş Peliiin! Düşüncelerimi dile getirdin yalnız Emmy bence makyajsız yüzü gözü kaymış haliyle de güzel bence garip bi çekiciliği güzelliği var kesinlikle. Mad Men'e de başlıyorum sayende artık.

http://konservekedi.blogspot.com/

Adsız dedi ki...

mad men dışında hepsini izliyorum en sevdiğim dizi shameless, emilia clarke'ı çok severim.
Jim Parsons'un eşcinsel olduğunu bilmiyodum şok oldum :O

Adsız dedi ki...

mad men herkesin anlayıp sevemeyeceği kadar komplike ve muhteşem bir dizi. senin sevmeni sevdim.

Adsız dedi ki...

The vampire diaries yazisi hazirlasanda gözümüz gönlümüz açılsa :)
Lütfen pelin :):):)
Biliyoruz sende istersin ian'dan bahsetmeyi ;)

Eda Sahin dedi ki...

Fiona'ya hayranım zaten,Emmy Rossum'ı da instagramdan takip ediyorum cok tatlı.Genelde instagramda sevdiğim için bi ünlüyü takip edince sonu nefret ederek bitiyor,aptal aptal seyler paylaştıklarını görünce:)Ama Emmy Rossum cok tatlı ve cidden süslü Fiona'nın aksine:)

Khaleesime gelince:) Kendisini Jimmy Fallon'ın şovuna katılınca görmüştüm ve tanıyamadım kahve saçlı halini:) hatta o kadar şaşırdım ki gerçek hali ve dizideki haliyle ilgili ben de yazı yazdım izledikten sonra:)

modanerdebenorda.blogspot.com

kendinin ruh doktoru dedi ki...

game of thrones candır nasıl sıkıcı buldun .o kesme sahnesi benim de midemi bulandırmadı değil ama 3.sezon legen (wait for it) dary !:)))

Adsız dedi ki...

En çok şaşırdığım isim kesinlikle Sheldon Cooper/Jim Parsons. Aslında nasıl yakışıklıymış,eşcinselmiş,40 yaşındaymış O.o

Adsız dedi ki...

Ellen Pompeo hakkında da bir yazı yazzz peliiiiinnnn

Adsız dedi ki...

ohaaaa sheldon 40 yaşında mıymışşş? şoktan şoka koşuyorum şu an :o

Neptün'ün Kızı dedi ki...

game of thrones'u bana da herkes öneriyo ama bir türlü başlayamadım izlemeyi çok istiyorum diğer dizilerde 5. 6. sezondalar çok uzun geliyo üşeniyorum izlemeye .

Adsız dedi ki...

mad men başlıyorr buna ben de çok seviniyorum. donald senin olsun , kendisine acaib uyuzum , betty'i aldat aldat git megan'ın köpeği ol sonra. ama biliyorum mathew weiner don ve megan'dan yana. betty'i sürüm sürüm sürünndürüp beni ve betty gibi ezilen kadının destekçilerini uyuz edecek.
neyse game of thrones a geçelim :) takip ediyorum, sıkılmakla sıkılmamak arasında gidip geliyorum. o kadar çok karakter ve olay var ki, kafam karışıyor izlerken : ) bi de şu winter bi gelemedi.
mad men de yeni bölümler yayınlandıkça konuşsak ya burda.off ne dolmuşum ben de ha.
ayşe

Adsız dedi ki...

barney stinson'ın aslında gay olması diyorum başka da bişey demiyorum

Poliganum dedi ki...

shameless'ı ve fiona'yı ne güzel anlatmışsın.bu dizi kesinlikle farklı bakış açısı kazandırıyor insana.resmen daha cool bir insan bile olunabilir şu diziden sonra.benim derdim de dert midir ki ya diye düşünüyorum her bölümün ardından ve her bölüm ama her bölüüm ''yok artık, oha!''dedirtmeyi başarıyor ya bu dizi, ben en çok buna şaşırıyorum :)
emmy rossum ise dizideki doğal haliyle olağanüstü.gerçek halinden daha çekici bence

Boşbırakıcam dedi ki...

Peggy'nin bu kadar hoş olmasına şaşırdım açıkçası.O dizideki kızıl saçlı koca memeli hatunu severdim ben adını unuttum şimdi.
O kızcağızı zorla bir hayvanla everdiklerini görüp ikinci bölümde bıraktım game of thronesu ben. Acıklı dizilere hiç gelemem. Shameless'ın konusu da acıklı duruyor izleyemem herhalde.
Bigbang'in bazı karakterlerinden Raj da gerçek hayatta çok yakışıklı. (Esmer severim de ben). Sheldon'un cool olduğunu biliyordum da gay omasına şaşırdım

Adsız dedi ki...

Ayy su hayatta dizi sinema kitap 3lusu arasinda yasayan ben icin mikemmeel bi yazi olmus ellerine saglik pelin cook tesekkurler ve emilia clarke gercektede muhtesemmis yorumlarina bayildim iyi calismalaar :)

Adsız dedi ki...

Jim parsons'in dogum tarihini yanlis hesapliyorum diye bes kere falan hesaplamistim sonra isyan ettim tabi bence dogum tarihi yanlis yani baska aciklamasi yok

Adsız dedi ki...

khaleesi ye bak sen ne kadar değişikmiş kesin botox var suratında hiç doğal görünmüyor.

Adsız dedi ki...

Bende bir dizi hastası olarak önerdiğin dizilere bi bakıcam zaten önerilen diziler ama senin yorumlarınla daha bi merak ettim. Bu arada bi STİL İKONU daha yazar mısın onları çok beğeniyorumm :)

Adsız dedi ki...

fionayi stil ikonunda incele nolurrsunn

Pembe Püskül dedi ki...

Ne kadar meraklıyıız..

Adsız dedi ki...

o değil de fotolara bakınca elizabeth moss ve meryem uzerli arasındaki benzerliği gören bir ben miyim? iyi düşünün! :D

eliza bennet dedi ki...

Forbrydelsen adlı diziyi tavsiye ederim - her üç sezonu da gayet güzel.

Ben Emily Rossum'u ilk o salak Phantom of the Opera filminde gördüğüm için mi bilmem, gıcığım hatuna.

İçinde çok şık giyinen (genellikle ofis şıklığı) Kerry Washington'un başrolde olduğu Scandal'da bence güzel ve izlenesi.

Ammaaaa en yakışıklı adamlar bence True Blood dizisinde. Dizi kesinlikle +18 ve görüntülere bakınca Game of Thrones yanında hafif kalıyor ama True Blood'ın biraz da mizahi bir yönü olduğu için o kadar rahatsız etmez belki.

Kitaplarını neredeyse yutarak okumuş biri olarak Game of Thrones'un 3.Sezonunun legendary olacağını tahmin ediyorum, siziii çok kötü sürprizler bekliyor canlar.



Evet Ellen Pompeo'yu gerçek hayatta önce Punk'd sonra da Ellen'da görünce şok olmuştum. Ben Meredith gibi fucked up bir karakter yerine, gayet hanım hanımcık, kendiyle barışık ve bol bol kahkahalar atan Ellen bünyemi sarsmıştı biraz.

Adsız dedi ki...

Pelin, dizi konusu acilmisken, 4 ay oldu ve sen hala GG Final yazmadin ya :/

gonca bitmez dedi ki...

en şaşırdığım jim persons oldu eşcinsel bide 40 yaş ağzım açık kaldı cidden yakışıklı adam bi yakısıklıyı daha karşı cınse kaptırdık bende shameless hayranıyım fiona ya bayılıyorum bazı sahnelerine ağlamışlığım bile var abladan çok anne oldu kardeşlerine hatta o pislik babasına bile

gonca bitmez dedi ki...

bide bu elsabeth moss sanki biraz meryem uzerli ye benzemiyormu bi an anımsattıda

Adsız dedi ki...

dizileri iyi tavsiye ettin de spoiler vermeyeydin iyiydi

Fotoğrafım
Sorun bende değil Sende, Sorun Bendeymiş, Beni Hep Sev ve Mualla'ya Sor kitaplarının yazarı, 2011 Blog Ödülleri moda blogları 1.'si "bi kot bi tişört"ün sahibi, bir kitap okuyup hayatı değişmeyen, onun yerine bir kaç kitap yazan ama hayatı hala değişmeyen Pinkfreud'un blogu... İletişim: pinkfreudinfo@gmail.com

Instagram

Dizi Önerisi: Olive Kitteridge

Yine davar gibi bir günde izleyip, etkisinden kurtulamadığım bir dizi önermeye geldim. Selamsız sabahsız girdiğim için kusura bakmayın, öne...

En Popüler Yazılar