Gönderen / 8 Mart 2013 Cuma / 22 Comments / , , , , ,

Mekan Tavsiyesi: Journey @ Cihangir

Bilen bilir, evden çıkmayı pek sevmem. Hatta kendimi para kazanmaya teşvik ederken "Evden sadece kendi istediğim zaman, kendi istediğim şeyler için" çıkma lüksünü yaşayabilecek kadar kazanayım yeter" derim. Dualarım bile pazarlık yapmak üzerine.

Ama ne yazık ki gerçek hayat böyle olmuyor. Çalışmak için, sosyalleşmek için, evde kafayı yememek için dışarı çıkmamız gerekiyor. İşte bu mecburi çıkışlarımın en sevdiğim durağı Journey son zamanlarda. Foursquare zımbırtısında beni takip edenler varsa görüyorlardır ki son 10 günde 2904309 kere check-in yaptım Journey'de. Çalışıyorum arkadaşım çalışıyorum! Tabi keyif için gittiğim de oluyor ama genellikle sabah daha açılır açılmaz girip, öğlen saatlerine kadar Journey'de tıkır tıkır yazılar yazıyoruz.



Aslında Journey'yi bilmeyen yoktur diye düşünüyorum. Benim anlatmama ihtiyacı olan bir mekan değil ama yine de bahsetmek, en azından fotoğraflarını paylaşmak istedim. Cihangir Meydan'dan inerken, nefret edilesi mekan Smyrna'nın sırasında yer alan, köşede, ufak sevimli bir yer Journey. Evime yürüme mesafesinde olduğu için, güzel müzikelr çaldığı için, fiyatları uygun olduğu için, ayakkabılarımı çıkarıp koltuklarına uzanabildiğim için, müşterilerinin çoğunun benim gibi bilgisayarı kucağında çalışan insanlar olduğu için çok seviyorum burayı. (Not: Fotoğrafların dandikliği için üzgünüm, bu yazıyı yazmak aklımda yoktu, telefondaki öylesine çektiğim fotoğraflara dandik filtreler uygulayarak koydum buraya. Benim fotoğraflarımdan çok daha tatlı bi yer.)


Burası Journey'nin üst katı. Kitaplar, plaklar, çiçekler, koltuklar, hatta televizyon, dvd player falan bile var. İçeride herkes çalıştığından bangır bangır müzik yok, onun yerine hafif hafif klasik müzik çalıyor. En azından benim gittiğim haftaiçi gündüz saatlerinde durum böyle. 


Çalışmaktan sıkılıp mola verdiğimiz zamanlarda etrafı kurcalamayı çok seviyorum. Diğer çalışanları rahatsız etmeden her bi şeyi elliyorum, fotoğraflar çekiyorum. Plaklara bakıyorum, aletlerin düğmelerine basıyorum, kitapların arasında notlar bulmayı umarak sayfalarını karıştırıyorum. Journey'de hiç ama hiç sıkılmıyorum.


Genelde manzaram bu şekilde oluyor. İşten kaçıp sinsi sinsi oranın buranın fotoğraflarını çekiyorum. Rahatsız eden yok, karışan yok en güzeli de hiç çocuk yok. O kadar gittim bi kere bile çocuk görmedim vallahi. Böyle çalışmak çalışmak diyorum da öyle hep de sıkıcı bi ofis gibi düşünmeyin. Sanki herkes anlaşmış gibi mesai bitince bilgisayarlar kalkıyor, bir anda müşteri profili değişiyor. Herkes şakalaşıp güleşmeye başlıyor. Hele haftasonu gitmek bile istemiyorum! Gereksiz bir coşkuyla şakalaşan, bağrışan tiyatrocular, şarkıcılar, oyuncularla dolup taşıyor içerisi. Tamam lan tanıdık seni, hepimizden ünlüsün ne diye anıra anıra gülüyorsun ki? Herkesin içinde gücünde olduğu, görgüsüz Cihangir tayfası gelmediği zamanları tercih ederim ben. Çalışsam da, çalışmasam da bütün arkadaşlarımı Journey'ye sürüklüyorum. Yakında hisse istiycem artık.


Kafa dinlemek için üst kat daha iyi ama asıl olay alt katta kopuyor. Kenar masalardan birine tüneyip yan masaları dinlemek, kimler ne işler kovalıyor diye sinsi sinsi gözetlemek en sevdiğim şeylerden biri. İçerideki bar ve etrafındaki şişeler, meyveler, çerezler tam bi anne evi mutfağı hissi yaratıyor. 


Herkesin bu kadar huzurla çalışabildiği ortamlar varken bu patronlar çalışanları neden ofislere kapatır hiç anlamıyorum. Sabah çalışmaya başlamaksa sabah çalışmak, al işte bizde de var. 100 metrekarelik dekorasyon yoksunu saçma sapan insanlarda yaratıcı olmasını beklediğiniz insanları salsanız sokaklara, herkes istediği yerde, istediği yemeyi yiyip içerek, istediği arkadaşıyla çalışabilse keşke. Patron olsam asla ama asla bi ofis açmazdım heralde. Ve tabii ki öğrenci olsam Journey'den başka bi yerde ders çalışmazdım. Kimi insan dışarıda ders çalışamaz ama kimisi de Starbucks'ı ders çalışma mekanı görebiliyor, işte onlara hayret ediyorum. "Nanfet latteğğğ" diye inleyen dedikoducu tikky kızların arasında ders çalışacağınıza böyle sevimli mekanlar keşfedin gencolar, zihniniz açılır.


Dergilerini, mis kokulu banyosunu, kapısının önündeki çiçekler açmış ağacı, tavanındaki aynaları, mercimekli eriştesini, kısacası her bi şeyini sevdiğim Journey böyleydi işte. Sevdiyseniz bir kahveye beklerim :)

Journey'yi nası buldunuz bakalım? Sizin de böyle kıyıda köşede kalmış, her bi köşesinde huzur bulduğunuz yerler varsa beklerim. Keşfe çıkmalı :)

Share This Post :
Tags : , , , , ,

22 yorum:

Adsız dedi ki...

Benı buraya fırlatııııın

Adsız dedi ki...

orada çizgi roman mı gördüm? eğer gözlerim çarpılmıs değilse orada bir çizgi roman gördüm sankı :D onu kargoya ankara ya bızım eve yolla pelıncım :) ( sanırım pelındı değil mi? )

Adsız dedi ki...

Benı buraya fırlatıııın

Adsız dedi ki...

Beni buraya fırlatmayın da, mekan tavsiyesi için denenebilir. Bi kahveni içmeye geleceğim ;)
R.

Neptün'ün Kızı dedi ki...

İstanbuuuuuuul İstanbuuuuuuuuuul bekle beni üniversiteyi kazanıp gelicem oralaraaaaaaa .

Moira M dedi ki...

Çok güzel bir yere benziyor da birkaç fiyat koysaydın keşke. Örneğin bir porsiyon yemek ya da bir fincan kahve fiyatı.

Yesim Berrak dedi ki...

bi kahveni içmeye gelirim ama 90 sonrasını öyle beybi görüyorsun ki reşit olmuş olsam bile kendimi çoluk çocuk sanıyorum pelin x_x

Patrick Kızılsakal dedi ki...

Galata'da Cherry Bean

Kırsalda Tıp Okuyan Gay dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
Adsız dedi ki...

Peliiin senden parfüm önerileri bekliyorum ben,neler kullanıyorsun neleri seviyosun bi yazında paylaşırsam sevinirim =)

Adsız dedi ki...

keşke fiyatlardan da biraz bahsetseydin :/

firûze dedi ki...

şimdik ben cihangir'den biraz ürküyorum sanırım o yüzden o taraflara hiç inmiyorum ama inersem journey'e kesinlikle uğrarım. diğer yandan benim de sana bir mekan tavsiyem var. limonlu bahçe :) ben haftasonu gitmiştm o yüzden masalar doluydu ama müşteriler kendi halinde insanlar, öyle hayvan taklidi yapanlar yok. hafta içi eminim daha sakindir. benim için en çekici yanı sigara içilebilir kısmı olması. evine de yakın :)http://yaevdeyoksan.blogspot.com/2013/02/limonlu-bahce.html

firûze dedi ki...

şimdik ben cihangir'den biraz ürküyorum sanırım o yüzden o taraflara hiç inmiyorum ama inersem journey'e kesinlikle uğrarım. diğer yandan benim de sana bir mekan tavsiyem var. limonlu bahçe :) ben haftasonu gitmiştm o yüzden masalar doluydu ama müşteriler kendi halinde insanlar, öyle hayvan taklidi yapanlar yok. hafta içi eminim daha sakindir. benim için en çekici yanı sigara içilebilir kısmı olması. evine de yakın :)http://yaevdeyoksan.blogspot.com/2013/02/limonlu-bahce.html

iamturquoise.com dedi ki...

cok tatli bi yere benziyor:)

http://iamturquoise.com

elif salman dedi ki...

böyle mekanlara bayılıyorum. the sims 3 de de böyle bir kafe yapmıştım. ne zaman sims oynasam bu siteye giriyorum. kıyafetler ve mekanlar ilham veriyor. ayrıca senin harry potter tarzı bir kitap yazmanı isterdim.

Tuba Küçük dedi ki...

Chuck,Blair,Serena,Dan,Nate vardı hatırlar mısın? Gossip Girl diye bir dizide oynamışlardı yani karakterlerdi bunlar. Hatta dizi final verdi yıl oldu neredeyse,hatırladın mı ya cidden bak. Heh bi de sen bu diziyle ilgili post yazıyordun da bittiği için yas tuttuğundan yazmamıştın hani, hatırladıysan yaz artık lütfen.

Tuba Küçük dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
Adsız dedi ki...

pelin sana bi şey sormam lazım. ben asos.com dan bir ayakkabı sipariş ettim ama daha ilk kez kayıt olduğum için siparişim oldu mu tam anlayamıyorum bana bir mail geldi onaylamam için sanırım ama mail de onaylama kısmı yok sadece siparişim detayları yazılı. ilk kayıt olurken sen bir onaylama maili atmış mıydın yoksa gerek yok mu

Burçin Öner. dedi ki...

Çok şirin bir yere benziyor, dekorasyonu, havasını çok sevdim.

http://thegirlwithacateyesunglasses.blogspot.com/

nazzz dedi ki...

LÜTFEN MEZUNİYET ÖNERİSİ ORTAOKUL ACİİLLL 20 MARTTA LÜTFENNNN

Adsız dedi ki...

en son resimdeki kız senmisin acaba :O

Öslem dedi ki...

hah buna yorum yazacaktım unutmuşum şimdi birden aklıma geldi. Bu mekanı bir süredir sürekli foursquare'de görüyorum. senden ötürü :) birde geçenlerde twitter'da "ofis dışında ofis ortamı kurup çalışılabilecek sakin bir yer önerisi olan" diye yazmıştım gelen cevaplar arasında Journey'de vardı. bu da merakımı ikiye katladı. Bu hafta beni orda görebilirsin , laptop'um telefonum ve ben.. bir kere Karabatak'a gitmiştik çalışmak için ama çok gürültülü ve kalabalıktı. ortamda çalışmaya müsait değildi. benim için sakinlik esas! :) tavsiyeler için teşekkürler, hafta içi kullanmak için çok iyi oluyor bu öneriler. sevgiler..

Fotoğrafım
Sorun bende değil Sende, Sorun Bendeymiş, Beni Hep Sev ve Mualla'ya Sor kitaplarının yazarı, 2011 Blog Ödülleri moda blogları 1.'si "bi kot bi tişört"ün sahibi, bir kitap okuyup hayatı değişmeyen, onun yerine bir kaç kitap yazan ama hayatı hala değişmeyen Pinkfreud'un blogu... İletişim: pinkfreudinfo@gmail.com

Instagram

Dizi Önerisi: Olive Kitteridge

Yine davar gibi bir günde izleyip, etkisinden kurtulamadığım bir dizi önermeye geldim. Selamsız sabahsız girdiğim için kusura bakmayın, öne...

En Popüler Yazılar