Gönderen / 17 Kasım 2012 Cumartesi / 52 Comments / , , , , , , , , ,

Kitap İncelemesi: 50 Shades Of Grey

Aylardır 50 Shades of Grey diyip diyip duruyorum. Bu yazıyı yazmak uzun süredir aklımdaydı ama kitabı bitirdikten sonra yazmak istedim. Bitmesin diye de gıdım gıdım okuduğumdan anca kısmet oldu. Serinin ilk kitabı olan "Grinin 50 Tonu/ 50 Shades of Grey"den bahsedeceğim bugün biraz. Ciddiyetimi keeeees.

Aslında kitabı uzun süre önce internetteki yarattığı fırtınayla tanıdım. Milyonlarca satınca, haftalarca en çok satanlar listesinde bir numarada kalınca, "kadınlar için porno" etiketiyle adlandırılınca deli gibi merak ettim. Ulan dedim madem çok sürükleyici, bi çırpıda okuyup bitecek bir kitap Türkçe'sinin çıkmasını bekleyeyim. İngilizceme güvenemedim, hızlı hızlı okumak için. İyi ki de beklemişim. Pegasus Yayınları'ndan, Sevinç Şeyla Tezcan çevirisiyle okudum. Çeviri kitap okumayı hiç sevmem, kitabın büyüsünün kaçtığını düşünürüm. O yüzden genelde Türk yazarların kitaplarını okurum. Ama bu çeviri beni pek rahatsız etmedi. Sürekli kullanılan "tırmandım" kelimesi dışında çeviri kitap yapaylığı yoktu. Ama kitabın karakteri Ana o kadar mal ki, habire "yatağa tırmandım, sandalyeye tırmandım" diyip durmasını yadırgamıyor insan. 


Gelelim meşhuuuur porno olaylarına. Bu kitap bir yazılı porno mu? Bence değil. Yani aynı kitabı mı okuduk bunu diyen insanlarla gerçekten emin bile değilim. Bunu diyen ya hiç porno izlememiş, ya hiç sevişmemiş, ya da çocukları leyleklerin getirdiğine inanan saflıkta tipler bence. Kitabın ilk 300 sayfasında neredeyse hiç sevişme gerçekleşmiyor bile. İki karakterin birbirini tanıması, Ana'nın Christian'a olan aşkı, karşılaşmaları, buluşmaları vs.. anlatılıyor. Evet, sonlara doğru sevgili olduklarında olayın boku çıkıyor, habire sevişiyorlar. Uzun uzadıya seks sahneleri anlatılmış ama 650 sayfalık koca kitabı da porno diye adlandırıp, bu şekilde sınıflandırmak büyük haksızlık bence. Belki de bu bir satış politikasıdır bilemiyorum, "Seks satar/sex sells" algısı var ama bu bizim ülkemizde geçerli değil. Bu kitabı bir Türk yazar yazsa bi kaç bin satar, sonra yasaklanır, yasaklanmasın diye bi kaç kişi ayaklanır, iki ay sonra da kimsenin umurunda olmazdı. Yabancılar bu konuları konuşmakta, dile getirmekte bizden daha açıklar. Bizde seks değil, aşk satar. Bu yüzdendir ki Elif Şafak'ın pembe kapaklı "Aşk" kitabı hala çok satanlar listesinde. Ver Türk kızına aşkı, otursun hayal kursun. Bir erkeğe sadece aralarındaki tensel çekimden dolayı kendini teslim etmek bize nedense çok aykırı ve yabancı geliyor. Grinin 50 Tonu da dünyadaki popüleritesinin fırtınasıyla bizde de ilgi gördü diye tahmin ediyorum.


Kitabı ilk çıktığı gün koşa koşa aldım D&R'dan. Kitap o kadar kalın ve ağır ki, yanımda taşıyayım, metroda, vapurda, ya da bir kafede açıp iki sayfa okuyayım diyemiyorsun. Benim için tek eksisi buydu. Ve bir de tipik kezban karakteri Ana'yı sevmedim o kadar. Christian Grey özenle yaratılmış, her kadının aşık olacağı güçlü ve mükemmel bir erkek. Bazı sorunları var tabii ama onlar da karakteristik özellikleri. Peki ya mal Ana? Allahım tam bir kezban. Her şeyi ben bilirim, ben en iyisini yaparım, ben hediye kabul etmem, ben laf söz dinlemem kendi bildiğimi okurum triplerinde 650 sayfa boyunca. Hiç de öyle kendi ayakları üzerinde duran güçlü bir kadın karakteri çizememiş Ana. Sadece mızmızlanan ve söylenen embesilin teki benim gözümde. Madem o kadar çok biliyorsun, karşı koy Christian'a embesil. Koskoca Christian Grey de ne buluyor bu salakta hiç anlamıyorum. Hah! Ana'yı kime benzettiğimi buldum! Aynı bizim Aliye. Sürekli söylenen, sürekli kendi ayaklarım üzerinde durmam lazım diyip habire bi erkeğin boyunduruğu altına giren, her dakika ağlayan Aliye'den farkı yok bu Ana'nın.


Kitap hemen hemen bütün kadınlarda aynı etkiyi yaratıyor. Sapkın cinsel istekleri olan Christian Grey'e aşık oluveriyorsunuz. Çok güçlü ve kendinden emin bir adam. Ekşi sözlükteki falan nefret yorumları şaşırtmadı. Başarılı olmuş her şeyden nefret etmek hayattaki tek amaçları olduğundan, sadece beğenmedikleri şeyleri yerden yere vurmak için kullandıkları bir mecra olduğundan onları umursamıyoruz. Sözlükçülerden sonra bir de "Ay sen Türkçesini mi okuyorsuaaaan" malları var bir de. Meğer ülkemizde herkes her kitabı İngilizce okuyormuş. Bi ben kültürsüzmüşüm ve İngilizce bilmiyormuşum onu öğrendim. Hayır madem bu kadar iyi İngilizcen var, Twilight'ın sevişmeli versiyonu olan bu çerez kitabı değil, daha eğitici, öğretici şeyler okumaya harcasaydın vaktini o zaman. İnsanlar nasıl laf soksam, nereden bi bahane bulsam da kendimi övsem diye kafayı yemişler yemin ediyorum.

Kitabın yazarı E.L. James'den bahsetmeden olmaz. Bu ablamız, 1963 doğumlu, evli mutlu çocuklu, tombalak bir Twilight fanıyken şu an dünyanın en zengin kadınlarından biri oldu. Hayranı olduğu Twilight kitaplarının başarısını neredeyse yakalamak hiç aklına gelir miydi acaba? Hayat işte... Kitabın geçtiği Seattle ve Portland'a hiç gitmemiş E.L. James. Google Street Views üzerinden bakmış sadece. İnsanın hiç gitmediği yerleri bu kadar iyi tanımlayabilmesi aslında bu işin sadece "erotik kitap" olarak adlandırılmaması gerektiğinin göstergelerinden biri. Kendisi bu durumdan şikayetçi mi bilmiyorum ama  ben üç tane ansiklopedi gibi kitabın sadece erotik olarak adlandırılmasından rahatsızım. Hoş Pucca ya da ben regl diyince seks yazıyor diyen, ilişkilerden bahsedince "Seks hayatlarını anlatıyolaaaaar" diye ortalığı kaldıran kıt akıllılar bu kadına da aynısını yapıyorlar. Gerçi onda yok da denemez. Kitaptaki sevişme sahnelerinde bahsi geçen seks oyuncaklarının satışında patlama yaşanmış. Ana'nın rüyasında gördüğü, Christian'ın pek bir sevdiği süet kırbaç ise üretimini yapan yer yetişmiyormuş artık. Tabii ki filminin çekilmesi için çalışmalara da başlanmış. Ben kitabı okurken Chrisian Grey'i hep Henry Cavill olarak hayal ettim. Keşke o oynasa bi tanecik Grey'imi. 


Serinin ikinci kitabı olan "Karanlığın Elli 50/50 Shades of Darker" raflarda yerini aldı bile. Ben de hemen gittim aldım, çok merak ediyorum hikayenin devamında olanları. Bu kitapları tavsiye eder miyim? Evet, ederim. Vakit geçirmek için gayet akıcı kitaplar. Hayatın sırrını vermiyor, ağdalı edebiyat yapmıyor. Kadın ve erkeğin ilişkisini anlatıyor işte. Çok fazla beklentiye girmeden, dünyanın peşinden koştuğu bu fırtınaya siz de kapılın derim. Çevreye karşı kulaklarını kapayıp yaşamaktansa, en azından deneyip, başkalarının yorumlarıyla değil, kendi fikirlerine göre değerlendirmek en doğrusu. İyi ki yorumlara kulak asmadan kendi kendime okuyup fikir edindim diye çok mutluyum. Bu soğuk havada battaniye altında, elde kahveyle uzun uzun okunacak üç kitap var işte, daha ne olsun?
Share This Post :
Tags : , , , , , , , , ,

52 yorum:

Adsız dedi ki...

bu yazıda tek dikkatimi çeken ne kadar çok kahve içtiğin oldu :)

Aycelce Hayat dedi ki...

bu tarz kitaplar pek benlik değil aama merak etmedim de değil, d&r da görürsem kesin bi alıp almamak konusunda düşünücem :)

weba dedi ki...

Bak şimdi senin yazını okuyunca kafam karıştı Pinky.
Çok yerde çevirinin çok kötü olduğunu duyduğum okuduğum için elim kitaba gitmiyordu. İngilizcesini okumak pek benim harcım değil.
O zaman ben bu kitabı sana güvenerek listeme ekliyorum elimdeki kitaplar bittiği an alıyorum.
(:

Ceren Gümüşel dedi ki...

ya bi de milletin diline pelesenk olmuş artık. d&r'da bakıyodum geçen gün, hiç tanımadığım kadının biri ''aeeyy çok açık seçik o kitaap'' diye araya girdi, sapık muamelesi yapmasın diye zorla rafa geri koydum kitabı ya. millet sapıttı yemin ediyorum

Sedat İlhan dedi ki...

Kitabın İngilizce'si çok daha başarılı. Türkçe'ye çevirme aşamasında pek çok ifade gümbürtüye gitmiş. Akıcılıktan eser yok. Büyük beklentisi olmayan ve edebiyattan ziyade ''kitap okuyorum, popüler olanı da seviyorum.'' havalarını seven insanlar için ideal.

Ecem dedi ki...

Kitabın yarısına geldim bitirmek istemiyorummm Grey'i Henry değilde Matt Bomer oynarsa o zaman süper olur işte :D

Ecem dedi ki...

Kitabın yarısına geldim bitirmek istemiyorummm Grey'i Henry değilde Matt Bomer oynarsa o zaman süper olur işte :D

sequins from life dedi ki...

Bu iki kitapda listemde vakit yaratamiyorum cok aci birsekilde kitap okumaya sinir bozucu :/

Adsız dedi ki...

ian somerhalder'da bu role talipmis diye duydum.
ayrica saturday night live-snl bununla ilgili bi skec yapmisti onu izlemlisin.

Sadecebenemel dedi ki...

İkinci kitabi okumus bitirmis biri olarak soyleyebilirimki bay grey aklimi basimdan aldi ve ana ya isyaaaann deyip cemkirmek istiyorum :D

Sadecebenemel dedi ki...

Spoiler vermek istemem ama ikinci kitabi okuduktan snra daha bi aşık dum bay grey e allahim sen koru :D

Aylin G. dedi ki...

Zaten merak edıyordum senın yazından sonra almak şart oldu, çok güzel açıklamışsın :)

Serap dedi ki...

5 günde yalayıp yuttugum kitap.İkincisini hemen alıp okumak istiyorum. Herkesin karşına bir Grey çıksın. AMin :) kitaba bok sallayanlara da buradan bir hadi lenn ordan yolluyorum. Tespitlerine katılıyorum. Ana'nın tam bir mal :))

Adsız dedi ki...

Türkiyede aşk satar dedin iyi hoş dedin ama bizim ülkemizde kim seks yazabilir ki Pelin? Kim cesaret eder buna. Kendin demişsin pukka ve ben de hemen yaftalandık diye. Kadın ve erkek aynı cümlede geçse bile ahlaksızlık olarak algılayan insanlarla dolu toplumumuz. Bu kadar cesur kadınlar yok bizim ülkemizde ne yazık ki. İlk kitabı bir haftada bitirdim ikincisi de bitmek üzere. Bu kitaba porno diyenleri yuhalıyorum sadece. Nereleriyle okudular acaba.

Adsız dedi ki...

Kitabı ben de okumayı düşündüm ama gördüğüm yorumlar hep aynı olunca dandik bir kitap deyip vazgeçtim. Salaklık bende ki türk insanının bir kitap hakkındaki yorumlarını ciddiye aldım. Senin bu yazında sonra gidip almaya karar verdim gerçekten çok haklısın.

Bu arada böyle kitap incelemesi yazılarını arada bir yazsan ne güzel olur :))

ceren dedi ki...

ya senin ingilizcen yeterli degil ya da turkcen. hakaret etmek istemiyorum kesinlikle ama hayatımda ben bu kadar kotu ceviri gormedim. ve senin soylediklerin.. inanamıyorum. okudugum her cumlenin ardından orjinal ingilizce cumlesi aklıma geldi. mot a mot ceviri ne demek cok guzel gordum bu kitapta ama gerek var mıydı tartısılır. ben de gıdım gıdım okudum ama tek nedeni cevirinin beni rahatsız etme boyutuydu.

reha dedi ki...

az değilsin pinkfreud bahsettiğin henry taş gibi..kitabı bende merak ettim hemen gidip alıcam.

Adsız dedi ki...

çeviri rahatsız etti diyenleri anlayamadım. kelimelerin ingilizce olması mı hoşunuza gidiyor? cümlede rahatsız eden bir şey varsa anlamda değil midir sorun dilde aramak neden?

beni en rahatsız eden inner goddess içimdeki tanrıça kısımlarıydı ki ingilizcesi de türkçeside saçma bu kelimelerin. bence suç çeviride değil bazı anlamsız kelimeleri çok fazla kullanan yazarda. ama kitap kendini okutuyor mu evet hakkını yemeyelim. kesinlikle okuduğuma pişman değilim. eleştirilerine katılıyorum porno olarak adlandırılması çok yanlış. erotik kısımları var diye koca kitabı bu kategoriye sokmaları ayıp.

Adsız dedi ki...

henry cavill cok yumusak kaçar yaa o havayı veremez gibi geliyo bence matt bomer gibi biri oynasın

Adsız dedi ki...

kitabı bu konularda nasıl desem hafif tutucu bile olanlar okumamalı kesinlikle rahatsız olurlar.sex romanı değil ama bizim halkımız için biraz fazla :) kitap çok akıcıydı ben eglenerek okudum acıkcası. kitabın en tek kötü yanı ana denen sümsüktü. bir süre sonra kızın repliklerinde falan ter basmaya başladı. ayy pink ne kadar aşk romanı-filmi varsa tüm sümsük kızlar böyle erkekleri bulmuyo mu sinir oluyorum.

Adsız dedi ki...

3 gündür tanıdığım adam benim telefonumu takip edip yerimi bulacak,çalıştığım dükkandanabidik kubidik şeyler satın alacak, gittiğimiz yerlerde "ye,yesene,niye yemiyon uleyn!!" diye ısrar edip duracak..kimse kusura bakmasın da ardıma bakmadan kaçarım arkadaş. Ana mal Christian ondan da mal.

Adsız dedi ki...


Kitabi almadim; arkadasimin kitabindan birkac bolum okudum. Bu kadari bile yeterli oldu ne kadar kotu bir ceviri oldugunu gormeme. Olumlu yorumlarina cok sasirdim. Kitaptaki Ana karakterine de hayret icinde bakiyorum, 2012 yilinda e-maili olmayan bir UNIVERSITE OGRENCISI. Evet gercekten cok inandirici, tebrikler E.L. James. Bu linki de okumasini oneriyorum herkesin bence kitaptan cok daha eglenceli :)
http://redlemonade.blogspot.ie/2012/06/fifty-shades-of-tedious-fuckery-vol-1.html?m=1

Adsız dedi ki...

Ucuncu kitabi bitirince, cikip Christian Grey'i bulma, gel butun "fifty shades of fucked up" halinle sev beni diyesin geliyor haberin olsun. Kitap bitti diye dustugun boslukta cabasi. Anlayacagin, ucuncu kitabin sonunda hep kitaplar bitti diye bir bosluktasin, hem de umutsuzca bir Christian Grey arayisi icinde. Onun disinda, iki karakterin seks hayatini rahatca yazdigi ve sadece duygusal yonleri ile ilgilenmedigi icin bir yazara "porno yaziyor" demek sacmaligin dibi. Ana salagi da gitsin gebersin. Daha giyinmeyi bilmiyor kezban.

Adsız dedi ki...

kitabı bitirmeme az kaldı ama bu şarkı kitaba çok uydu gibi geliyor bana .

http://www.youtube.com/watch?feature=player_embedded&v=_tFB4ydhkf4

Moda Masalları dedi ki...

ya dediğin gibi kitabın porno ile alakası yok. Garip fantazilerin sadece ismi geçiyor ama kendileri kayıplarda :) yalnız çeviri konusunda hiç katılmıyorum. Bence çok çok kötüydü ve gereğinden çok daha fazla abartılan bir kitap olmuş. Bu seks hikayesi olmasa asla alacakaranlık kadar satamazdı.

Adsız dedi ki...

Yaa merak ediyorum da pelin abla burcun nedir?

Pinkfreud dedi ki...

Burcum terazi :))

Adsız dedi ki...

1 ay kadar önce aldım kitabı daha başlayamadım ama sabırsızlanıyorum:)ve ve ve ben colin farrell i görmek istiyorum bu role kesssinlikle:* hastasıyız efenim:)))

Adsız dedi ki...

Gossip Girl?

Adsız dedi ki...

bu kitabı ben de okudum ve yorum olarak sana katılıyorum bir filmde sevişme sahnesi olması gibi ama her sevişme sahnesi olan film porno sayılmıyor değil mi? haksızlık ediyorlar kitaba çok abartıyorlar bu konuda. gayet güzel bir kitap.

bu aradaa amerikan müzik ödülleri 2012'yi yazar mısın Pelinciğim? :)

Biricik Jones dedi ki...

Benim yorumlarım biraz uzun sanırım :) krıtık nokta senın ıcın su asamada 3. kıtabı okuma olacak sanırım :) bu arada Pegasus ve Cevırılerı hakkındakı yorumlarına uzgunum ama katılamayacagım! çevir çevir çeviri kokuyorlar... ( haaa bu kitabın yazın dili çok mu iyi zaten de) http://biricik-jones.blogspot.com/2012/08/50-shades-of-grey.html

Adsız dedi ki...

nse meşglsn sn american music awards'ı yazmıcan glb .s.s

Adsız dedi ki...

gossip girl amerikan müzik ödülleri pink?

Adsız dedi ki...

kitabi bitirmeme 100 sayfa kalmisti ve bu yaziyi yazdigini görünce gidip hemen bitirdim kitabi ve öyle okuyorum yazini :) ahhh ben bu kitaba ve greye hasta oldummmm!!!! bencede bu kitabi porno diye adlandirmak cook yanlis bence bu kitap dramatik bir ask hikayesi... beni kitapta tek rahatsiz eden greyin isminin christian olmasi! ne kadar itici bir isim, niye daha sexy niye ona daha cok yakisan bir isim bulamamis bu kadin????? neyse ikinci kitabida aldim bugün ve okumaya baslicam az sonra :DDDDD

Adsız dedi ki...

amerikan müzik ödülleri pliiz :)

ozge dedi ki...

yaa olmm starbucks sponsor mu oldu sana nedir, paso dikkatimi çekti sabah sabah kahve krizine girdim! bir de çog güzel yazmışsın her zamanki çok keyifle okudum ya :))

rahat yazar dedi ki...

çok duydum bu kitapla ilgili yorum, üşenirsem filmini beklerim başlanmış hazırlıklara:)

Adsız dedi ki...

bu kadar çok kahve içen biri olarak termosunu da sık sık kullanıyorsundur diye düşünüyorum alakasız olacak biraz ama merak ettim :) hiç sorun yaşadın mı bugüne kadar çantana attığında dökülme falan? starbuckstan termos almayı düşünüyorum da, senin iyi bir yorum yapabileceğini hissettim bu posttaki kahvelerden sonra :D

Pinkfreud dedi ki...

@Adsız: Termoslarla ilgili bi sıkıntı yaşamadım bugüne kadar. Kahve koyuyorsam zaten elimde taşıyorum, su koyunca da çok dikkatli yerleştiriyorum çantama. Sağlam olduğundan mı, çok dikkat etmemden midir bilmiyorum ama şimdiye kadar bi sorunum olmadı. Dikkatli kullanınca sağlam gibi duruyo şu ana kadar :)

hayatiminaynisi dedi ki...

Keske kitabi Ana'nin agzindan yazmasaymis yazar. Tahammul sinirlarimi zorlayan bir karakter. Icindeki tanricaya dalasim var.

Adsız dedi ki...

Kitabı aldığım yerde kasadaki amcadan tutunda müşterilerle ilgilenen görevliye kadar hepsinin tuhaf bakışlarına maruz kaldım. 'sen nasıl kitaplar okuyorsun öyle' tarzı bakışlar eşliğinde kitabı nasıl kapıp çıktığımı anlatmama gerek yok sanırım. Ilk iki kitabı okuduktan sonra şimdi 3. Kitabı bekliyorum,içimde nasıl alacağım,diye bir korku yok desem yalan olur.

Mercan dedi ki...

''İnsanlar nasıl laf soksam, nereden bi bahane bulsam da kendimi övsem diye kafayı yemişler yemin ediyorum.''

Hislerimin duygularımın tercümanı oldun vallahi

Zeyy dedi ki...

Ben de sosyal medyanın "Fifty Shades of Greeeeyyyé diye yıkılmasıyla duydum kitabı. Diğer iki kitabının çevirisi çıkmamıştı o sıra o yüzden üçünüde ingilizce okudum ve kitap ilerledikçe seks sahneleri önemsiz hale geliyor. Sekse değil aralarındaki (muhtemelen hiçbirimizin elde edemeyeceği) kimyaya bakıyor insan. Ben Christian Grey'i gözümde Matt Bomer olarak canlandırdım. Umarım filmdede o oynar :) Henry Cavill ise ikinci tercihimdi.

elzem dedi ki...

kesinlikle seninle ayni düsünüyorum.. ilk kitabi 14 günde bitirdim ikincisine basladim bile. Kesinlikle okumali ;-)

Gözde Zengin dedi ki...

Bence christian geryi matt bomer oynamalı tamamen her şeyiyle aynı yazar kesin matt bomerdan esinlenmiş :D

ccened raa dedi ki...

Henry Cavillden başkası olmasın yahu cuk diye oturur cilloop gibi Christian olur.oh miss (:

ccened raa dedi ki...

Henry Cavillden daha başka Christian mı olur yahu cuk diye olur mis gibi olur (:

Unknown dedi ki...

Butun yazdiklariniza katiliyorum...Seks kelimesini desifre eden bir kitap.Son derece gercek ve siradan.Bizim toplumumuz Elif Safak'in ASK romanina bile yersiz elestirilerde bulunmustu.O yuzden bu kitaba bu kadar yuklenilmesi Cinselligi ozgurce yasayamayan Turk toplumu icin son derece normal.Okumaya devam....

Adsız dedi ki...

Ana'nın bazi halleri cidden sinir bozucuydu,christian beni kesinlikle kendine asik etti ve bu yuzden telefonunumun duvar kagidi matt bomer :D matt bomer'dan baskasini christian olarak hayal edemiyorum,alexis bledel'de ana icin cok uygun :D blake lively kate olur falan :DdD

Adsız dedi ki...

Sana kesinlikle katılıyorum.grey i taşıyacak başka kimseyi tanımıyorum.kitabı okurken hep matt bomer ı hayal ettim

Zeynep dedi ki...

Ya o kadar güzel ve cesur bir anlatıma sahipsin ki.Resmen bayıldım bloğuna. Çok güzel yazıyorsun gerçekten, favori bloggerım oldun iki günde. Senin gibi düşünebilen insanlara ihtiyaç var bu ülkede. Seni tebrik ediyorum.

Adsız dedi ki...

Öncelikle... yazdıklarına saygı duyuyorum.
Ama Ana bir "kezban" diyerek neyi kanıtlamış oluyorsun? Samimi biri kitapta 1. ağızdan okuduğu (ve beğendiğini de söylüyorsun) karakteri nasıl sevmez? "Kezban" akıntısı da siz Türklerden çıktı. Kezban Ana, Christian'dan ayrılacak ve o da sana kalacak belki? Gerçek olmayan bir karakteri eleştirirken bile böyle komik oldun.
Pucca okuyan bir kızdan ne beklersin? Tipik bir Türk kızısın işte.
Kezban olan sensin.
Sevgilerle... :)

Fotoğrafım
Sorun bende değil Sende, Sorun Bendeymiş, Beni Hep Sev ve Mualla'ya Sor kitaplarının yazarı, 2011 Blog Ödülleri moda blogları 1.'si "bi kot bi tişört"ün sahibi, bir kitap okuyup hayatı değişmeyen, onun yerine bir kaç kitap yazan ama hayatı hala değişmeyen Pinkfreud'un blogu... İletişim: pinkfreudinfo@gmail.com

Instagram

Dizi Önerisi: Olive Kitteridge

Yine davar gibi bir günde izleyip, etkisinden kurtulamadığım bir dizi önermeye geldim. Selamsız sabahsız girdiğim için kusura bakmayın, öne...

En Popüler Yazılar