Gönderen / 15 Ağustos 2012 Çarşamba / 37 Comments / , , , , , , , , , ,

Özet Geçiyorum: 2012 Londra Olimpiyatları

Çocukluğumdan beri ağzım açık izlerim olimpiyat oyunlarını. Kendimi bildim bileli Türkiye adaydır ve logo için oylama yapılıyordur. İnternete telefonla bağlandığımız dönemlerde bile logo oyluyorduk, hala da oyluyoruz. Biz mal mal etrafımıza bakınırken İngiltere bu sene tarih yazdı, biz de o tarihe tanıklık ettik. Açılışından kapanışına, oyunlarından rekorlarına tek kelime ile her şey efsaneydi. Spor anlamında, görsel anlamda, show dünyası anlamında büyük gelişmeler yaşandı. Ama işin biraz daha geyik, moda ve celebrity dünyası ağırlıklı olan kısmından bi kot bi tişört'de bahsetmezsem olmazdı. Seneler sonra dönüp baktığımızda aklımızda kalacak detayların not alınmış hali gibi düşünün bu yazıyı.


Kapanış töreninin en muhteşem anıyla başlamak istiyorum. "Team Supermodel" sekansını izlemelere doyamıyorum hala. İngiliz modeller olmasa kimi izleyecekmişiz, kime hayran olacakmışız? Hepsi İngilizmiş bu cool tiplerin. Kate Moss, Naomi Campbell, Stella Tennant, Georgia May Jagger, Jourdan Dunn, Lily Cole, Lily Donaldson, ve Karen Elson'dan oluşan Süpermodel takımı İngiliz tasarımcıların kıyafetleri içinde efsaneydiler. Kate Moss ve Naomi Campbell, rahmetli İngiliz tasarımcı Alexander McQueen giyerek onu onurlandırmış oldular bir kez daha. Bu ingilizler olmasa ne giyecek, ne dinleyecek, ne izleyecekmişiz acaba? Törenleri izledikten sonra ingiliz olsaydım keşke diye içinden geçirmeyen kaldı mı acaba? Gudubet mudubet, yine başımızda bi kraliçemiz olurdu.


"Team Supermodel"in geçişi sırasında ünlü mankenler Burberry, Vivienne Westwood, Victoria Beckham gibi ünlü İngiliz tasarımcı ve markalarına ait kıyafetler giydiler. "Team Supermodel"in özel çekimlerini, röportajlarını ve kostüm detaylarını Vogue UK, Eylül sayısında bulabilirsiniz. "Team Supermodel"i kesinlikle Kate Moss'a bir saygı duruşu olarak hatırlayacağım. Bu kadar cool bir kadın olamaz.


Kate'le başladık, bir başka Kate ile devam edelim. Düşes Kate Middeton ve kocacığı Prens William açılış başta olmak üzere, bir çok oyunu izlemeye geldiler. Ne de olsa ev sahibi sayılırlar. Sayılırlar ne lan, bildiğin ev sahibiler. Adamın babannesinin ülkesi var. Daha ne olsun. Bizimki de bayramda kolonyayı saklasın bizden. Neyse, Kate ve William inanılmaz şirin görünmüyorlar mı? Royal family kasıntılığı olmadan bağıra bağıra maç izleyip, ülkeleri madalya aldığında sevinçten birbirlerini kucaklamaları bence olimpiyatların en tatlı yanlarından biriydi. Kate'in gözlerinin içi gülüyor ona bakarken. 


Biricik Kate Middleton'cığıma biraz torpil geçeceğim izninizle. Oyunları genelde tek başına izledi. Beyi haftasonları izne gelince katıldı yanına ahahah. Olimpiyat oyunları stili ise her zamanki gibi zarifti. Eşofmanlarını da giydi, tenis kıyafeti de giydi, kot pantalon da giydi. Polo maçlarında daha zarif, koşularda ise daha spordu. Anası bu kızı prenses olmak için doğurmuş. Yardım amaçlı bir masa tenisi maçına bile katıldı olimpiyatlar boyunca. 


Spice Girls'ün, kapanış seremonisi için yeniden birleşmesi gündeme bomba gibi düştü. Geçtiğimiz aylarda Viva Forever müzikali için biraraya geleceklerini şu yazımda haber vermiştim, o yüzden pek heyecanlanmadım onları yeniden bir arada görünce. Victoria Beckham bu amelelerle niye hala takılıyor anlamış değilim. Kızım coolluğun kitabını yazmışsın, moda camiasına bile kendini kabul ettirmişsin, onu bunu bırak koskoca olimpiyat meşalesini kocan yakmış, hala götü göbeği salmış teyzelerle vinç tepesinde tepiniyorsun. Ben olsam sümüğümü atmam bunlara.  İçlerinde en formda, en cool olanları yine Victoria. Diğerleri çığlık çığlığa. Belki de normal olan odur, Vicky çok sakindir ne biliyim.


Olimpiyatların en favori olaylarından biri de "Nail art" akımıydı. Oyunların ana sponsoru olan P&G olimpiyat köyünün içine bir alan kurup, sporculara istedikleri bayrakları tırnaklarına yapmışlar. Talep o kadar yoğunmuş ki, 24 saat boyunca açık kalmış bu nail artcı. 12 saatlik vardiyalar yapmak zorunda kalmış uzmanlar. Kızlar spor yapıyor diye kokoşluklarından da ödün verecek değiller ya? Normalde hiç sevmediğim bu nail art akımının olimpiyatlarla birleşmiş halini çok sevdim. Ülkesinin bayrağını normalde tırnaklarına işletmeyi garip karşılayabilirdim ama oyunlar süresince, çoğu elle kazanılan sporlarda bu süsleme çok hoşuma gitti.


Saatler süren açılış töreni günlerce konuşuldu. Çek Cumhuriyeti milli takımının yağmur botları, Bermuda'nın bermuda şortları derken onlarca ülke stadyumdaki binlerce insanı selamladı. Stella McCartney ev sahibi ülkenin, yani Birleşik Krallık'ın tüm olimpiyat kıyafetlerini tasarladı. Armani ise İtalyan takımının kostümlerini üstlendi. Yelken takımının kıyafet tasarımcısı ise Prada'ydı. Chanel bireysel olarak oyunculardan bazılarına sponsor olmuştu. İşin Türkiye kısmında ise yine bir skandal vardı. Üretici firma olimpiyat halkalarını komiteden izin almadan kullandığı için ceza alma tehlikesiyle karşı karşıya kaldığından yeni eşofman vs.. üretildi. E tabi bunlar sporcu, sen ben gibi 38 ver giysin diyemiyorsun. Milli güreşciye üç beden küçük kıyafet verilmiş giyinmesi için. Sonra da adamlardan madalya bekleriz. Millet sporcularını el üstünde tutar, biz anca TV başında hadi vur, hadi koş diye söyleniriz. Daha kıçına düzgün pantolon veremiyorsunuz, ne madalyası?


En korkunç kıyafet pizzacı üniforması gibi olan İspanya'nın kıyafetiydi. Baştan aşağı yanar dönerli. Latin kekoluğu da hiçbi şeye benzemiyor arkadaş. Fransa binicilik takımının kıyafetleri Hermes, Amerika Birleşik Devletleri'nin kıyafetleri ise Ralph Lauren'e aitti. 


Favori sporcum Amerikan yüzme takımından 1984 doğumlu Ryan Lochte. 2 altın, 2 gümüş, 1 de bronz madalya alıp kariyerine zaten muhteşem ödüller kattı da, bence gençkızların da favorisi oldu. İri ve diri vücuduyla beni ekran başında Feriştah Yenge'ye döndürdü. Bu kadar karizmatik, bu kadar sempatik ve bu kadar kaslı olmasıyla hayran bıraktı kendisine. Yeşil gözlerine kurbaneeeeeyy. Ayrıca "Olimpiyat köyünün %75'i birbiriyle yatıp kalkıyor." açıklamasıyla da gündeme oturdu. 2008'deki olimpiyatlarda sevgilsi olmasını "talihsizlik" olarak nitelendiren Lochte, bu sefer bekar olduğunu mutlulukla bildirmiş. Ulan adam köyün yarısına kayıp 5 de madalya alıyor. Vay bana vaylar bana. Gülümsemeni yesinler. Türkiye'ye de bekleriz bebişim. %75 olmasa da hatrı sayılır bir çoğunluk hazırız.


Her zamanki gibi yine en çok ilgi çeken isim, rüzgardan bile hızlı koşan adam Usain Bolt'du. Jameika'lı koşucu yine bir dünya rekoruna imza attı. 3 altın madalya alan Usain Bolt klasikleşmiş el hareketlerini yine koşu sonrası yaparak tribünlerin ilgisini topladı. Son yaptığı bayrak yarışı sonrası elden ele aktarılan o zımbırtıyı hatıra olarak saklamak istese de, komite izin vermedi. Daha sonra kendisine iletilmiş ama sıcağı sıcağına almak belki elinde oynamak, sallamak istemesi katı İngiliz disiplinine takıldı. Ulan adam orda insanoğlunun kas yapısının izin verdiği en yüksek hızda koşuyor, bi plastik zımbırtıyı çok görüyorsunuz. Keşke Türkiye'de olsaydı olimpiyatlar, sarımsak festivalinde sarımsaktan taç yapıp Gülben Ergen'in başına takanlar, Usain Bolt'a da bayraktan pelerin yaparlardı.


Tabi McKayla Maroney efsanesini de unutmamak gerekiyor. 1995 doğumlu, Amerikan artistik jimnastik takımının bir üyesi olan McKayla Maroney, gümüş madalya aldıklarına pek mutlu olmayınca, ödül töreninde adeta bir Türk kızına dönüşmüş. Olimpiyat stadının orta yerinde surat asınca, internet efsanesi haline geldi. "McKayla not impressed" adı altında bu hiçbir şeyden memnun olmayan fotoğrafı onlarca kere photoshoplanıp internete yayıldı. Hatta bu akımın bir blogu da var http://mckaylaisnotimpressed.tumblr.com/ adresinden ulaşabilirsiniz. "Not impressed" akımının en üst noktası McKayla'nın da havuz kapanınca bozulup takım arkadaşlarıyla aynı pozu vererek eğlenceye katılması oldu. Bizim sporcularımız stresten ağlama krizlerine girerken başka ülkelerin hem yarışıp, hem de deliler gibi eğlendiğini görmüş olduk. Daha kaç fırın ekmek yememiz lazım acaba.


Akıllara kazınan görüntüler ise hiç de az değildi. Okçuluk ne zor bi spormuş, ipi ağzıyla geriyomuş sporcular ilk kez öğrendim. Yüzücü mayoları ufacık olunca ekrana gelen puanlama barı yüzücüleri çıplakmış gibi gösterdi haahah. Slip mayoyu lütfen bi tek olimpiyat sporcuları giysin. 2 kere spor salonuna gidince özgüveniniz tavan yapmasın beyler. Son olarak İsveç kralı ise über cool bir amcaymış.  Ülkesinin takımı yarışırken gaza gelip bağıra bağıra tezahürat yapmış.


Olimpiyat dövmeleri ise bir çok sporcunun vücudunu süslüyordu. Kariyerlerinin en üst noktası olan olimpiyat yarışlarına katılmış bir oyuncu olsam ben de düşünebilirdim bu beş halkayı vücudumda taşımayı. Olimpiyatlarda yarışanlar dışında herkese apaçi durabilecek bir dövme ama, sporcular için hoş bir seçim. Türk voleyol takımından bir kızımızın kafasına 905035490 tane toka takması dünya basınında baya alay konusu olmuş :( Hastası olduğum Ryan Lochte ise dişlerine taktığı dünyanın en iğrenç aksesuarıyla gözümden düşmedi değil :( Antrörünün ayağını öpen sporcu ise gözlerimi doldurdu.


2012 Londra Olimpiyatlarının ne yazık ki unutulmazlarından biri de Asya'lı sporcuların kıllı koltukaltlarıydı. Bir kaç kişiden yaptıkları spor dolayısıyla kesemediklerini öğrendim ama halterle koltukaltı kılı arasındaki bağlantıyı kuramadım, bilen varsa aydınlatsın. Güzelim ortamın amına koydunuz yaa, metrobüs mü, olimpiyat mı şu hale bak? Neyse bu nahoş görüntülerin yanına en keyif vericileri koydum ehehe. Derya Büyükuncu bundan sonra namusumdur, bitanemdir, laf söyleyen karşısında beni bulur!! Hey yavrum heybetine kurban. Gerekirse çıkar masaya vur Derya'cım hiç çekinme kdlfşiskflşkikf Birleşik Krallık kürek takımı sporcularından birisi ise fazla heyecanlanmış altın madalyaya ahahah. Bütün dünya önünde cihaz kaldırmak unutulmaz bir olimpiyat anısı olmuştur abiye ve tabi bize de. Sahalarda görmek istediğimiz hareketler bunlar.


Olimpiyatların en talihsiz ekibi olarak senkronize yüzme takımlarını seçiyorum. Eskiden internet minternet yoktu, izler, hayran olur, özenir geçerdik. Şimdi her saniyesi kaydedilip en maymun halleriyle yakalanıyorlar kameralara. Hareket halindeyken süperler, esnekler, hayranlık uyandırıcılar ama kareyi dondurunca ortaya böyle korkunç manzaralar çıkıyor. Kanada milli takımının gerçek kalp işlemeli mayolarına ise bayıldım. Ayy kalanlar çok korkunç annecimmmm, hemen gidip Ryan Lochte'nin adonislerinde rüyaya dalayım.


Ve son olarak bizimkilerle bitirelim. Açılış seremonisinde bayrağı taşıyan voleybol takımı oyuncularından Neslihan Darnel'in güzelliği Twitter'da olay yarattı. Maşallah kızımızın güzelliğine diyecek yok. Oyuncuları tribünlerde sultan hazretleri Recep Tayyip Erdoğan ve first sultan Emine Erdoğan karşıladı Türkiye'den. 400 metre engelli koşuda sporcumuz Nagehan Karadere silah ateşlenmeden, "hazır" uyarısında koşuya başlayınca diskalifiye oldu. Gözyaşları içinde yaptığı açıklamayı ben de gözyaşlarıyla izledim. "Stres oldum, kendimde değildim, özür dilerim." diye ağlıyor kız, Twitter'daki kendini bilmez sersemler ise bizi rezil etti deme cüretini bulabiliyor kendinde. Annesi iki ekmek almaya yollasa kıçını kaldıramaz, olimpiyatlara katılabilmiş sporcuya laf söylüyor. Aslı Çakır altın, Gamze Bulut ise gümüş madalya alarak sevindirdiler. Madalyalarını "Dualarla kazandık, çok dua ettik ondan kazandık." şeklinde açıklamaları şaşılası bir konuydu. Azim ettik, gece gündüz çalıştık demek yerine dualara ve devlete teşekkür ettiler sadece. İlginç bir şey tabi. Aslı Çakır'ın annesinin fotoğrafı ise bir çok şeyi özetliyordu aslında. Evladı yüzlerce kilometre ötede koşarken kadıncağız stresten sırılsıklam terlemiş, baygınlık geçiriyor. Peki asıl soru Türkiye'den bir ton saçma sapan protokol oradayken, bu aileler neden ekran başında izliyor çocuklarını? Bilmemne bakanının orada olması mı, ailelerinin yanında olması mı güç veriyor sporculara? İngiltere ekibinden bir sporcunun hamile eşinin ön sıralardan maçları izleyebilmesi için yaptığı çalışmaları gördükçe, bu kadıncağızın haline daha da üzüldüm. Daha sporcusuna doğru düzgün kıyafet veremeyen, psikolojilerini zerre düşünmeden sadece "Madalya getir" baskısı yapan bir devlete, millete bu kadar madalya çok bile. 


Bu muhteşem iki haftanın üzerine söylenecek çok söz, yazılacak daha sayfalar dolusu yazı var ama benden bu kadar. Kendi aklımda kalanları derlemeye çalıştım. Yazının burasına kadar üşenmeden okuyup geldiyseniz bir de anket bekliyor sizi. 2012 Londra Olimpiyatları'nın sizce en unutulmaz olayı neydi? Birden fazla şık seçip oy verebilirsiniz! Tabi bu şıklar dışında kalan, ya da belirtmek istediğiniz başka şeyler varsa yorumlarda tartışılıyor her zamanki gibi!


Share This Post :
Tags : , , , , , , , , , ,

37 yorum:

Adsız dedi ki...

ay çok güzel bir yazı olmuş çok keyifle okudum eline sağlık :) yoruma gelince team supermodel tabi ki

Adsız dedi ki...

Yine çok güzel, çok eğlenceli bir yazı olmuş! Ama ufak bir yanlışlık olmuş galiba pinkycim. Altın kazanan kızımızın adı Aslı Çakır Alptekin gümüş kazananın ise Gamze Bulut.

Ciiden dedi ki...

Ya-rıl-dım!!! :))

Bir karesini bile izlemediğim olimpiyatları yakından izlemiş kadar oldum bebişim, cok tenk yu!

audrey dedi ki...

bizimkilerin havasından geçilmiyor ama dualarla iş bitmiyor malesef.. ayrıca bizim ünlü moda evlerimiz de keşke sponsor olsaymış şu gariban sporcularımıza.. cak cak laf etmek kolay tabi..
kapanış töreni muhteşemdi..

Enda dedi ki...

ben de bi olimpiyat sonrası yazısı yazacaktım ancak tembelliğimden erteledim, bugün sen benim için yazmışsın sağol, varol :)) bloğmun facebook sayfasında paylaşıyorum izninle :))

Adsız dedi ki...

kamerunlu 2 sporcunun vizesi ekim e kadarmış, kamptan kaçmışlar kamerun a dönmemek için, ekim ayına kadar londrada kalacaklarmış bu da ilginç bence

Judy Abbott dedi ki...

Bence olimpiyatların en unutulmaz anı açılış törenlerindeki bond kızı olup helikopterden stada atlayan kraliçe idi. God save the queen derim daha da bişeycikler demem

Adsız dedi ki...

derya büyükuncu'nun cihazı ile, birleşik krallık sporcusunun cihazı kapışır gibi. bende iz bırakan bu ayrıntı oldu ahahahahaha.

süpertramp dedi ki...

olimpiyatlarla zerre ilgilenmem açıkçası ama yazı muhteşemdi ve gündemde olan konuyu da böylece yakalamış oldum eline sağlık :)

Andromeda dedi ki...

Müthiş yazmışsın yine :) Çok komikti :) Supermodel team de olaydı ama bence tüm olimpiyatların asıl olayı Ryan Lochte !!! :)

AppleofmyEye dedi ki...

Ya çok Güzel ya süper yazmışsın yazıyı

Adsız dedi ki...

yine bikot bi tişörtlük muhteşem bir yazı. okurken hiiiiç sıkılmadım pinky. en alakasız konudur bana olimpiyat flan ona rağmen tüm her şeye dair fikir sahibi oldum sakın yazmayı bırakma çok eğlenceliii. oyumu da ryan lochte ye verdim senin etkinde kalıp

AppleofmyEye dedi ki...

çok güzel yazmışsın güzel eğlenceli konular yanında ülkemiz hakkındaki tespitleri çok doğru ve acıydı. elalem dünya markalarıyla gezerken bizimkilere collezione bile sponsor olmamış desene...

Adsız dedi ki...

ulkemize aciyorum ben yazik yani. onun disinda cok muthis bir yazi yazmissin ben de hic sikilmadan okudum pink :)

chiisai dedi ki...

Merve Aydın'ın 800 metre elemelerinde aşil tendonundan sakatlanıp da ağlaya ağlaya yarışı bitirmesi de feciydi. Stad alkıştan yıkıldı, gözlerim doldu resmen.

1500 metredeki çifte başarıyı da her izlediğimde tüylerim diken diken oluyor.

ezgignll dedi ki...

Türkiye ile ilgili yorumlarını okurken resmen içimi okumuşsun gibi hissettim. Ne düşündüysem, sende hiç çekinmeden yazmışsın. Harikasın ! :)

Adsız dedi ki...

çok güzel bi yazı olmuş :)

Adsız dedi ki...

Olimpiyatlardan bahsetmişken, kapanış töreninde şarkı söyleyen One Direction' ı da bir hafta konuk eder misin? Şuan popüler erkek gruplarından biri, ve yeni jenerasyonun sevdiği çocuklar.

Buse Bozkurt dedi ki...

çok güzel olmuş . eline , klavyene sağlık :)

Adsız dedi ki...

oğlum niye phelps yok bu yazıda

Blogum dedi ki...

Harika bir yazı olmuş! :) Ellerine sağlık

Adsız dedi ki...

Bir de her dizideki oyunculari yakistirip,bunlar kesin yatiyordur lan diyenlere kizardik. Sex and the Olimpiyat Köyü çevirmiş adamlar. Akraba olmuşlar, dışarı kız vermemişler. Azıcık aklım olaydı, sporcu olurdum. Çok kıskandım yaaa T_T

Adsız dedi ki...

şıklarda yok , bence en unutulmaz olay tabiki aslı'nın altın, gamze'nin gümüş madalya alması.gamze'nin son andaki çıkışı vs.

Adsız dedi ki...

çok güzel bir yazı ellerine sağlık. Gamze nin "Arkandayım Aslı Abla" çığlığı da baya konuşuldu.
Türkiye ile ilgili tespitlerin çok doğru. ve evet hayatımda kendimi başka bir milletten hiç düşünmemiştim; İngiltere kendine hayran bıraktı.
güzel detaylar yakalamışsın tekrar teşekkürler.

Cansu dedi ki...

Bence Victoria'nın spice girls koreografisini bozması konuşulmalıydı hoş buna bozma denemez şova renk kattı. Bu konuda konuşuluyomu bilmem ama dikkatli izleyince diğer dördünün çılgın gibi dans ettiği bi sırada victoria ikonik duruşunu sergiledi bi ara. Dans için kendisine dönen emma da mal gibi kaldı muhtemelen ama göstermedier :))

Adsız dedi ki...

Yazı süper ellere sağlık :) ama şunu da belirtmeden geçemeyeceğim; Kate middleton kraliyete gelin olmayaydı sokakta görsek dönüp bakar mıydık? Bana kalsa bildiğin köylü ingiliz kızı. ve canım there is only one kate in London and we know who is she.

Adsız dedi ki...

david gandy'i unutmuşsun modeller geçidinde. ayıp :(

Adsız dedi ki...

Jessie J'yi de koysaydın keşke :( One Direction'da sahne aldı ve o grupta hepsi yakışıklı :D Keşke koyaydın :(

Adsız dedi ki...

Uzaktan yakindan olimpiyatlarla hic alakasi yok ama 'circle lens'ler diyorum be pelus.yaz be pelus,hadi be,bi kere be:)

gulsinem dedi ki...

hahaaahaa :) çok eğlendim yazıyı okurken ama hepsini bitiremedim bu bir itiraftır :) kapalı yerde 5dk durma fobim varda ondan :D

blogumda Forever New kolye çekilişim var katılrsan çok mutlu olurum:) sevgileerr, görüşmek üzere

http://sinemspinkdiary.blogspot.com/2012/08/forever-new-kolye-cekilisi.html

online mutfak dedi ki...

Çok güzel paylaşımlar teşekkürler endustriyel mutfak - cay makinasi - cay makinesi - semaver - tost makinasi - doner makinasi - kahve makinasi - sut isiticisi - meyve suyu sogutucusu - izgara - portakal sikma makinasi - sicak cikolata makinasi -

Adsız dedi ki...

Pink ne zaman post atıcaksın acaba?

Adsız dedi ki...

team supermodel harikaydı tabi ki kate moss ablamıza hastayız zaten.
victoria beckham'a yazık ya zamanında yapmış bi hata şimdi kurtulamıyo bu eziklerden.
ben bir muse sever olarak museu eksik gördüm bu yazıda :P matthew bellamynin payetli takımını çok sevdim ben :D
bizimkilerin kıyafetlerindeki eksikliği burdan duydum ve tekrar lanet ettim daha iki parça kıyafeti doğru dürüst yapmazlar rekor sayıda sporcuyla girdik diye övünürler. rekor sayıda sporcuyla girdin de onları giydirmeyi bile beceremedin ne anladık bu işten şimdi?
aslı ve gamze gerçekten harikaydı :D neslihan da ne şanslı kadın var ya flea ilan-ı aşk etmiş kadına ya :D
yalnız usain bolt 100 metreyi 9.6 saniyede koşan adam valla olimpiyat köyündeki kadınlara yazık olmuştur :P
olimpiyatlarda iron maiden ve rolling stones'un çıkmaması da ayrı üzdü beni. valla ayar oldum 17 yaşındaki bebeler çıkıp şarkı söyler iron maiden yok! isyan ya.
bu arada pink sakın one direction yazma! 5 tane ergenliğe girmiş bebenin bikotbitişörtte işi yok! :D

sonuç olarak her zamanki gibi harika bi post olmuş ellerine sağlık pinky!

stylerabish dedi ki...

son zamanlarda okuduğum en keyifli yazıydı:)))))

Adsız dedi ki...

Peliiiiin şimdi bi dergide ryan lochte ile ilgili bi yazı okudum flashback yaşayıp bu yazıya döndüm. Sevgili ryan demiş ki "bu aralar blake lively'yi beğeniyorum. Ona 'benimle ıssız bi adaya gelir misin' diye sormak istiyorum." Biz senle onu bayaa yakıştırmıştık canım şuan topluca yastayız. Umarım tez zamanda ıssız ada hayallerinden vazgecer.

Yağmur dedi ki...

McKayla Pretty Little Liars setinde kendisiyle dalga geçmeye devam ediyor. :) http://www.justjaredjr.com/photo-gallery/491040/mckayla-maroney-grove-pll-set-03/

seolara dedi ki...

Paylaşımlarınız harika... ilgi ile takip ediyoruz. daha sık güncellenen paylaşımlar ile sitenizi devamının sürmesini tavsiye ediyorum.

http://sanayitipicaymakinesi.com/
http://www.remtamutfak.com/
Çay Makinesi
Çay Makinası

Fotoğrafım
Sorun bende değil Sende, Sorun Bendeymiş, Beni Hep Sev ve Mualla'ya Sor kitaplarının yazarı, 2011 Blog Ödülleri moda blogları 1.'si "bi kot bi tişört"ün sahibi, bir kitap okuyup hayatı değişmeyen, onun yerine bir kaç kitap yazan ama hayatı hala değişmeyen Pinkfreud'un blogu... İletişim: pinkfreudinfo@gmail.com

Instagram

Dizi Önerisi: Olive Kitteridge

Yine davar gibi bir günde izleyip, etkisinden kurtulamadığım bir dizi önermeye geldim. Selamsız sabahsız girdiğim için kusura bakmayın, öne...

En Popüler Yazılar