Gönderen / 25 Nisan 2012 Çarşamba / 11 Comments / , , ,

Gittim Gördüm Gezdim / Büyükada ve Aya Yorgi Kilisesi

Çocukken; 23 Nisan'larda yaşıtlarım beyaz dantelli çoraplarını giyip şiirler okurken ben annemin peşinde sabahın ayazında ada yollarında bulurdum kendimi. İstanbul ve çevresinde olduğumuz her 23 Nisan'da Büyükada'ya gideriz kendimi bildim bileli. Belki alışkanlık, belki umut, belki eğlence arayışı... Büyüdükçe huysuzlaştığımdan mıdır nedir, bu seferin son Büyükada seferim olduğunu hissettim. İşte nedenleri aşağıda. Belki Büyükada'ya gitmek isteyen, 23 Nisan'da ve diğer zamanlarda nasıldır oralar diye merak edenler vardır. Buyrun karşınızda 23 Nisan'da Büyükada...

23 Nisan'larda Büyükada'nın kalabalık olmasının sebebini bilmeyenler için kısaca anlatayım: Hristiyan inancına göre adanın tepesinde bulunan Aya Yorgi kilisesine çıplak ayakla, elindeki makarayı açarak, hiç konuşmadan çıktığında dilediğin dilek kabul olurmuş. Yıllardır süregelen bir rivayet, bir inanış işte. İsteyen inanır, isteyen inanmaz, kimseyi yargılamamak lazım. İşte bizim insanmızın bu tür şeylere inanmaya meyilli olduğunun en büyük kanıtı adada yaşanan izdiham. Pusetteki bebekten, bastonlu teyzelere binlerce kişi doluşuyor adaya 23 Nisan'da.



Öncelikle Büyükada... Her zamanki gibi  yemyeşil. Tek güzel kalmış özelliği bu sanırım. Adadaki hemen hemen bütün köşkler pansiyon ya da otel olmuş. Henüz olmayanlar ise tadilatta. Adanın yarısı inşaat halindeydi. Güzel olan hiçbir şeyin bokunu çıkarmadan rahat edemiyoruz sanırım.

Bok demişken; vapurdan inip yürümeye başlar başlamaz kesif bir bok kokusu karşılıyor sizi. Adanın izdihamına yetişmeye çalışan onlarca fayton var. Bok kokusu kiliseye kadar dinmek bilmiyor. Yolda at trafiğinden yürünemiyor bile. Yaşlı, bakımsız, yorgun atların tepesinde bir faytona sığmaya çalışmış, 6 tane iri popolu Türk teyzesi. Hayvanlar bütün gün hiç durmadan sırtlarında binlerce kiloluk yükle o yokuşu inip çıkıyorlar. Tek kelime ile eziyet. İş iyice ticarete vurulmuş durumda, kişi başı 10 TL beş dakikalık fayton yolculuğu. Faytonların kaldırılıp elektrikli araçların gelmesi gündemde olduğundan ayaklanmış aç gözlü fayton sürücüleri. Hayvanlara artık eziyet çektiremeyecekleri için üzüldüler herhalde. 


Bir de işin kilise tarafı var. Normali kilisedeki bağış sandığına içinden ne koparsa atıp, oradaki mumlardan bir tane yakıp dilek dilemek. Ama ne mümkün. Zaten kiliseye giriş imkansıza yakın bir şey. Dua etmeye, içindeki inançla yüzleşmeye girerken bile hala fesatlık, hala hinlik peşinde millet. Sıraya kaynamalar sonucunda çıkan kavgalar, sıra beklememek için montumu unutmuşum diye kiliseye sızmaya çalışanlar. Ulan iyilik yapmaya, umut dilenmeye geliyorsun, hala içinde bin tane kötülük. İçindeki o kötülükle o kocayı, o evi zor bulursun sen.

Son iki senedir iş iyice ticarete binmiş. Rengarenk mumları dizmişler aşk için, evlilik için, para için diye. Tanesi 1 lira. Birini alsan diğerinde aklın kalıyor. Aşkı aldım, sağlık için almayayım mı derken 10 lira bırakıyor insanlar mum satıcılarına. Aşağı çarşıda 5 tanesi 2.5 lira olan mumların tanesi yukarıda 1 TL. Kimse kimsenin inancına saygı duymuyor, İncil dağıtan misyonerlerden kitapları alıp ağaçların içine fırlatanlar, sayfalarıyla terini silenler, dilek için açılmış binlerce makarayı tezgahının önünü kapadığı için hiç acımadan kesen satıcı kadın... Kimsenin kimsenin inancına saygısının olmadığı sözde "dua" etmeye gelmiş insanlar ordusu.


Adada Starbucks'dan Kahve Dünyası'na kadar bir çok mekan seçeneği mevcut. Tabi o kalabalığa yetişemediklerinden ve nasılsa talep olduğundan umursamaz tavırlar, yarım saat boyunca masaya bakmayan garsonlar, yanlış gelen siparişlerle "Bana gelip oturmayın bi daha asla" diyordu Kahve Dünyası. Adaya en iyisi haftaiçi gidip tadını çıkarmak. Türk insanının şuursuzca akın ettiği hiçbir yerde keyif alınamıyor artık. 

Benim tavsiyem aklı olan 23 Nisan'da Büyükada'ya gidip bu açgözlü ticarete ortak olmasın. Başka seçenek olmadığından suların parasının bile iki katına çıkarıldığı, her şeyin fiyatının şişirildiği, inanca saygısızlığın tavan yaptığı bu günde insanın içinde tek bir iyi düşünce kırıntısı kalamıyor ne yazık ki. "Din" olgusunun hala ülkemizde en çok sömürülen şey olduğu bir kez daha kanıtlanıyor Büyükada'da. 

Zaten asıl önemli olan, nerede nasıl dua ettiğin değil, içinde hissettiklerindir. 
Share This Post :
Tags : , , ,

11 yorum:

SeLeN dedi ki...

Aman aman hafta sonu hele de tatil vakti, bi de havalar güzelken Ada benden uzak olsun.
En son geçen sene havalar daha tam ısınmamışken gittim, yine de bi dolu Arap turist tıkışıktı Ada'ya.
Ama bu hafta sonu kalabalığı hele de 23nisan çılgınlığı yoktu. Mis gibi 2gün geçirdik. Yine de bence de hafta içi gidicen Ada'ya, sakin sakin...

♥Unicorn♥ dedi ki...

rezillik ya başka bir şey değil. açgözlü insanlardan nefret ediyorum ve giderek de çoğalıyorlar sanki. tabii onların yetiştirdiği çocukların öğretmenliğini yapıyor olmaktan dolayı da böyle hissediyor olabilirim ama inan küçüklükten böyleler. kalemini, kitabını bile paylaşmıyorlar. bir de özel okuldayım, hepsi durumu gayet iyi insanlar, ama getir bir kutu bedava bir şey dağıt, çıkan izdihama inanamazsın. kökünden çözmek lazım, önce göçü bilmem neyi engelleyip, sonra da verilecek cezaları arttırmak ve istikrarlı bir şekilde uygulamak. insanlar hiçbir şeyden korkmuyor ve çekinmiyor. ahlak yok, vicdan desen zaten yok o halde de gelip dua ediyorlar.

Adsız dedi ki...

Resmen rezillik.Tamam insana,orda saatlerce bekleyene saygın yokta bari o dine biraz saygın olsun.Her ne kadar çoğu laf olsun diye gelmiş olsada inananlarda vardır mutlaka,o inanana bi saygın olsun.

Lunapark Queen dedi ki...

Tatil günlerinde gerçekten hiçbir yere gidilmiyor :( Çalışan insanlar için de hafta sonundan başka seçenek kalmıyor. Aşağı tükürsen sakal yukarı tükürsen bıyık hesabı, otur oturduğun yerde den başka da sonuç çıkmıyor :(

Adsız dedi ki...

Boylelerine sinir oluyorum ya, bizim sayemizde para kazaniyo, bize syagi gostermiyo. gerizekalılar
he pelin bu arada gossip girl postları birikti yani, yazsan diyoruz...

Adsız dedi ki...

Ne kadar üzücü bir durum.Halbuki sen o İncil'i alıp terini silince kime neyi ispatlıyosun,ne gereği var?Sonuçta o Ada bir bütün olarak güzel.Sen git köşkleri otel yap,orada kendi inancını gerçekleştiren insanlara dinen saygısızlık yap.Ada nasıl güzel kalsın.Onların inancına saygı göstermiyosun ama orda mum satmasını biliyosun derler adama.

Adsız dedi ki...

ben de ordaydım peliin keşke görebilseyim seni gerçi o kalabalıkta arkadaşlarla birbirimizi zor bulduk o ayrı. söylediklerinin hepsi doğru hele de o kalabalıkta eziyetten başka bi şey değil ada. zaten alerji olmuştu bütün millet hala kaşınıyorum

weba dedi ki...

Ben çocukken halam her 23nisanda giderdi Büyükada'ya.
Beni götürmüyor diye trip atardım.
Gel zaman git zaman gidebildiğim adaların tümüne gittim de bir tek Büyükada kalmıştı.
Gitmeye heveslendiğimde kolumdan tutan gene halam olmuştu.
"Gitme çok iğrençleşmiş orası her yer bok kokuyor." dedi.
:D
Valla ben Burgazada'da 2adımda geçen at boku kokusuna dayanamıyorum Büyükada'da ölürüm diye gitmeyi. Bir de senin bu anlattıklarını o kadar çok kişiden duydum ki Pelin, eline sağlık yazı için insanlar azcık bilinçlenir umarım.
Ayrıca Kahve Dünyası'nın hangi şubesine gitsem dediğin olayla karşılaşan bir insan olarak diyorum ki sadece o şubeye özel bir durum değil o.
Ha bu arada adalara gitme hevesin olursa BurgazAda'ya git. Öyle çok ahım şahım bir yer değil ama Sinem Dondurma diye bir yer var ölümüne güzel. Aklında olsun.
(:

Yazmak iyidir... dedi ki...

Türk insaninin suursuzca akin etmedigi bir gun denk getirip de Adalar'a giderseniz, silme Arap turist gorursunuz sanirim, rehber bir arkadasim dert yaniyordu gecen.

aysin dedi ki...

Çok güzel yazmışsın Pelin

rahat yazar dedi ki...

haklısın tam ana baba günü derler ya öyle olmuştur o gün:)

Fotoğrafım
Sorun bende değil Sende, Sorun Bendeymiş, Beni Hep Sev ve Mualla'ya Sor kitaplarının yazarı, 2011 Blog Ödülleri moda blogları 1.'si "bi kot bi tişört"ün sahibi, bir kitap okuyup hayatı değişmeyen, onun yerine bir kaç kitap yazan ama hayatı hala değişmeyen Pinkfreud'un blogu... İletişim: pinkfreudinfo@gmail.com

Instagram

Dizi Önerisi: Olive Kitteridge

Yine davar gibi bir günde izleyip, etkisinden kurtulamadığım bir dizi önermeye geldim. Selamsız sabahsız girdiğim için kusura bakmayın, öne...

En Popüler Yazılar