Gönderen / 3 Mart 2012 Cumartesi / 5 Comments / , , , , , , , , , , , ,

Gezmelere Doyamadım - 3

Ben bu yazıyı yazarken güzide memleketimizin şehirlerinin büyük çoğunluğu bembeyaz karlar altında olsa da markaların ilkbahar yaz koleksiyonları mağazalarda yerini almaya başadı bile. Henüz mağazalara gelmeyenlerin ise lansmanlarına katıldım bu hafta. Gittiğim, gördüğüm kadarıyla söyleyebilirim ki, inanılmaz renkli bir yaz sezonu bizi bekliyor. Kızlar, şimdiden renkli ne buluyorsanız doldurun dolaba, önümüzdeki aylarda bolca kullanıcaz bunları!


Yeni cicilerini önden gördüğüm ilk marka Tommy Hilfiger'dı. Yeni sezon lansmanında hem Tommy'ye hem yeni sezona dair bir sürü şey öğrendim. Mesela şu sağ altta gördüğünüz tulum geçtiğimiz hafta New York Fashion Week'de görücüye çıkmış ve ne yazık ki ülkemiz mağazalarında satışa sunulmayacakmış. Her ürün her ülkeye gitmezmiş, biz de NYFW ürünlerinden nasiplenemeyenlerdenmişiz :(( Bir diğer öğrendiğim şey de Tommy Hilfiger bu sezon hem kadın, hem erkekte inanılmaz renkli çalışmış. Özellikle pantolon renkleri oldukça fazla çeşitli. Geçen sene yazdığım "Renkli Pantolon Nasıl Giyilir?" yazısına bu sene de göz atmakta fayda var, bu moda hala devam ediyor.


Klasik kırmızı, beyaz, mavi Tommy Hilfiger çizgilerinin yanı sıra bu sene "Camping" teması üzerine bir koleksiyon hazırlanmış. Daha toprak tonları, asker yeşili, krem rengi, nar çiçeği gibi yumuşak renklerden oluşan süper ürünler gördüm. Özellikle her koleksiyon rengi için hazırlanan bikinilere bayıldım. Bu yaz klasik mayo bikini mağazalarının yanı sıra Tommy Hilfiger mağazalarına da bakmalı. 


Cicilerle başladık, öyle devam edelim. İkinci durak Fabrika, NetWork, Que, Divarese, T-Box gibi markaları bünyesinde barındıran Ay Marka'nın lansmanıydı. Tüm bu saydığım markaların yeni sezon ürünlerini gördük. Laklak yapmaktan fotoğraf çekemedim ama tek bir şey söyleyebilirim, yeni sezon bomba gibi geliyor! Tüm rengarenk ürünleri gördükçe ayağımdaki bota, sırtımdaki monta lanet ettim, biran önce kurtulmak istiyorum atkılardan şapkalardan. Fotoğraf çekemememin sebebi fotoğrafta gördüğünüz "Tweet wall"du. Tweet wall modası aldı başını yürüdü ama böylesini ilk kez gördük. Elimize aldığımız renkli boya kalemleriyle kendi tweet wall'umuzu yarattık. Yeni sezon ürünleri arasında duvar boyamak, langırt oynamak, geniş puf koltuklarda yiyip içmek değişik ve eğlenceli bir lansman deneyimi oldu.


Ve tabii ki Marni at H&M koleksiyonunu nasıl unuturuz. Geçtiğimiz aylarda Versace ile işbirliği yapan H&M'in İtalyan markası Marni ile işbirliği yaptığını herkes duymuştur. İşte o ürünleri görmeye gittik bu sefer de. 8 Mart'da satışa çıkacak ürünleri bi güzel elleyip, inceledikten sonra eve döndük. Marni benim "bi kot bi tişört" sıtaylama biraz fazla geldiğinden ille de sahip olmalıyım dediğim bir şey bulamadım. Ama Marni gibi dünya devi bir markanın, koleksiyon niteliğindeki bu işbirlikten en az bir parçasına sahip olmalı diye düşünüyorum. Koleksiyon bu sefer tek mağazada değil, İstinye Park, Marmara Forum ve Ankara Gordion AVM'deki H&M mağazalarında satışa sunulacak. Kendini anahaber bültenlerinde "Alışveriş çılgınlığı" haberinde görmek isteyenler, 8 Mart'da H&M kapılarında kuyruğa! Koleksiyonun tüm parçalarını buradan inceleyip, alışveriş gününden önce listenizi hazırlayabilirsiniz.


İşbirlikçi markalardan biri de Converse. 29 Şubat'da tüm dünyaya aynı anda tanıtılan Converse Gorillaz ayakkabılarına bakmaya gittik sonra. Grammy ödüllü sanatçıların Converse için tasarladığı modeller koleksiyonerler için mücevher değerindedir sanırım. Gorillaz'ın Converse için hazırladığı eğlenceli videoyu buradan izleyebilirsiniz :)


Tüm bu etkinliklerin öncesinde Can Bonomo'nun Eurovision şarkısının açıklandığı gece Trt stüdyolarına davetliydim. Şarkıyı stüdyoda canlı canlı dinledim. İnanılmaz bir atmosferdi. Can Bonomo o kadar heyecanlıydı ki anlatamam. Trt kafası her yerdeydi tabii ki. Protokolde İzzet Altınmeşe, Muazzez Ersoy, Belkıs Akkale gibi isimler diziliyken arkada lay lay göbek atan sosyal medya tayfası vardı. Şarkıyı sonradan Youtube'dan dinlediğimde çok değişik geldi. Stüdyoda, o atmosferde, canlı canlı o kadar harika duyuluyordu ki, güzel bir düzenlemeyle, iyi bir kayıtla klip ortaya çıktığında eleştiriler birer birer yok olacak diye tahmin ediyorum. Söz ve müziği Can Bonomo'ya ait olan Love Me Back şarkısını buradan dinleyebilirsiniz.
Not: Gecede Atatürk'e benzeyen biri de vardı. Kapıda herkesle fotoğraf çektirmesi dışında ne işi vardı bilemedim. Yalnız dublör de olsa Atatürk'le fotoğraf çektirmek ne zormuş. Elim ayağım titredi yemin ederim.


Bu haftaki etkinlikler arasında beni en çok etkileyeni en sona bıraktım. Ünlü takı markası Cartier'in 165 yıllık tarihini anlatan, 3.5 dakikalık "L'Odyssée De Cartier" isimli kısa filminin gösterimi unutulmaz bir deneyimdi benim için. Cartier'in ünlü panterinin anlamı, tasarımlarda ilham alınan ülkeler, her şey o kadar mükemmel bir 3.5 dakikayla sunulmuştu ki, çıktığımda 15 dolara aldığım bilekliğimi çöpe attım sinirden. Film gösterimi sonrasında Cartier Türkiye'nin yüzü seçilen Tuba Ünsal, Cartier Türkiye Genel Müdürü ile ufak bir söyleşi yaptı. İşini bu kadar tutkuyla yapan, kasıntı genel müdür triplerinde olmayan abiden Cartier'e ve filme dair müthiş bilgiler aldık. Film sinemalarda ve bazı ülkelerde tvde yayınlanacak. Film şu an Cartier Facebook Sayfası'nda yayınlanıyor. Mutlaka izlemenizi tavsiye ederim. Cartier'in sadece bir parça ziynet eşyasından çok daha öte, bir tutku, bir arzu nesnesi olduğunu öğrenmek inanılmaz bir deneyimdi.

Bu hafta da ayağı kırık köpek gibi gezip bir sürü şey öğrenmişim. Allahını seven yeni sezon lansmanı yapmasın da azcık dinleniyim :((
Share This Post :
Tags : , , , , , , , , , , , ,

5 yorum:

Adsız dedi ki...

ne çok geziyosun ya :)

aysinsss dedi ki...

fıstık gibi kadınsın, fotograflarda da yüzünü açsana.

Pinkfreud dedi ki...

@Aysinsss: Arkadaş arasında eğlenmek için çektiğimiz fotoyu bloga koyarken zaten iki kez düşündüm, kendimi yayınlamayı sevmiyorum pek, utanıyorum :)

Adsız dedi ki...

yüzünü aç güzel hoş kadınsın

Adsız dedi ki...

abla resimlerini yayınlasana.güzel kadınsın

Fotoğrafım
Sorun bende değil Sende, Sorun Bendeymiş, Beni Hep Sev ve Mualla'ya Sor kitaplarının yazarı, 2011 Blog Ödülleri moda blogları 1.'si "bi kot bi tişört"ün sahibi, bir kitap okuyup hayatı değişmeyen, onun yerine bir kaç kitap yazan ama hayatı hala değişmeyen Pinkfreud'un blogu... İletişim: pinkfreudinfo@gmail.com

Instagram

Dizi Önerisi: Olive Kitteridge

Yine davar gibi bir günde izleyip, etkisinden kurtulamadığım bir dizi önermeye geldim. Selamsız sabahsız girdiğim için kusura bakmayın, öne...

En Popüler Yazılar