Gönderen / 17 Ocak 2012 Salı / 2 Comments / , , ,

Bir Moda Çekiminin Kamera Arkası: Niceboy Oben Budak

Dergilerde, gazetelerde ya da sadece internette gördüğümüz fotoğraflara en fazla bir kaç saniye bakar geçeriz. İlgimizi çekiyorsa belki modelin üzerindeki kıyafete, saçına ya da orasına burasına en fazla 10-15 saniye daha bakar yine geçeriz. Peki bu hop diye tükettiğimiz çekimler nasıl gerçekleşiyor? Bir milisaniyede iyi mi kötü mü karar verdiğimiz moda çekimleri bakalım nasıl hayat buluyor. Geçtiğimiz haftalarda nicethingsforniceboy.com'da yayınlanmak üzere gerçekleşen çekime konuk oldum. İşte baştan sonra bir moda çekimi!

Çekimin modelliğini Habertürk gazetesindeki köşesinden tanınan Oben Budak yaptı. Ay böyle de çok resmi oldu. İstanbul gecelerinde hepimizi kudurtan, Adını Kalbime YazTarkan'dan daha çok sevdiren über süper insan Oben'in bir parmağında da modellik olduğunu gördük.


Önce saç ve makyajla başlanıyor çekime. "Bir erkeğin saçı ve makyajı ne kadar sürebilir ki?" demeyin. Fotoğraf çekimi için özel ürünlerle özel bir çekim makyajı yapılıyor. Kısacık saçı düzleştirip yatırmak yarım saatten fazla sürüyor. Kadınların dahil olduğu çekimleri düşünemiyorum. Herhalde üç gün falan sürüyordur.


Tabi saç ve makyaj öncesinde kıyafetler özenle hazırlanıyor. Çekimden önce modelin bedenine göre seçiliyor tüm kıyafetler. Bu çekimde Marc Jacobs, Dolce & Gabbana, Alexander McQueen gibi markaların erkek koleksiyonundan ürünler kullanıldı. Bu arada dünya gözüyle, ölmeden önce boynuma Alexander McQueen şal dolayıp öptüm ya, o bana yetti.


Eee styling yapmak öyle kolay değil! Kıyafetlerin herrrr detayıyla ilgileniyor Ufuk Onur Tapan. Bize göre "Giyin, kamera karşısına geç, iki sırıt, olsun bitsin." gibi geliyor bu işler. Ama öyle değilmiş! Şortun duruşu, kemerin bir milim bile eğri durmaması, ceketin düğmeleri gibi onlarca ufak detayı kontrol altında tutmak için özen, dikkat, beceri gerektiren işler dakikalarca sürüyor.


Veee nihayet çekim başlyor. Anladığım üzere en önemli şey; ışık ışık ışık! Doğru ışık her şeyin başıymış. Işığı yakalayabilmek kadar kaybetmemek de önemli. Hava kararmaya başladı mı belki de bütün günü kaybedebiliyorsunuz doğal ışık kullanılıyorsa çekimde. İşler stüdyo içinde de kolay değil. Ufak bir ısıtıcının (bildiğmiz kıytırık Ufo) ışığı bile fotoğrafa etki edebiliyormuş.


Bana göre çekimin en zor tarafı modellik. Oben Budak sanki senelerdir modellik yapıyor gibi rahat. Soğuğa, saatlerce poz vermeye bir kere bile gıkı çıkmadı. Asıl önemlisi bir kere bile pozu bozup gülmedi! Benim gibi ciddiyetsiz, okulda hemen hemen her derste güldüğü için azar işiten biri tipi, boyu posu geçtim, sırf şu gülmeme işinden modellik yapamaz. Hemen "ay ben gülerim"e bağlar, poz moz veremezdim.


Kıyafetler değişirken, makyaj tazelenirken bir yandan da, fotoğraflar stüdyodaki bilgisayarla aktarılıp rötuşları yapılıyor. Çekimin fotoğrafçısı Deniz Özgün o kadar yetenekli ki, bir sihirbaz gibi iki saniyede fotoğrafı bambaşka bir hale getiriyor. Ben sağ tık, copy yapana kadar geçen sürede koskoca bir fotoğrafın tüm ışık ayarları yapmış oluyor Deniz. E tabi Türklüğümüzden de ödün vermiyoruz. Fotoğraflar çekilir çekilmez "Bakiiyiim" diye makinenin başında toplanılıyor!


Aslında çekim bahane, eğlence şahane. Tanıdıklarla, sohbet içinde güle oynaya gerçekleşen çekim saatler sürse de su gibi akıp geçiyor. Tabi bir de günler boyu süren çekimler var, kataloglar, dergiler, reklamlar vs... için yaplan. Onların hiç de bizim kadar eğlendiklerini sanmıyorum, bir yerden sonra mutlaka insanın sinirleri zıplıyordur.

Soğuktu, ışıktı, makyajdı derken bir moda çekiminin de baştan sonuna tüm hikayesini izlerken sizlere de aktarayım dedim. Saatler süren çekim sonrasında Oben Budak'ın niceboy fotoğraflarına ve röportajına buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Bu kadar zahmeti gördükten sonra bazı şeyleri artık çabucak tüketmemeye, arkasındaki emeğe saygı duymak gerektiğini anladım. 
Share This Post :
Tags : , , ,

2 yorum:

Adsız dedi ki...

6 tane fotoğraf için kaç tane insan saatlerce çalışmış inanılmaz bir olay gerçekten zor işmiş. güzel bir inceleme yazısı olmuş pink eline sağlık.

Naz Ela dedi ki...

Ne kadar güzel araştırıp incelemişsin bizlere aktarmak için. Sadece markalardan aldığı paralar karşılığı o markayla çekim yapan bloggerlardan olmaman sevindiriyor beni.

Fotoğrafım
Sorun bende değil Sende, Sorun Bendeymiş, Beni Hep Sev ve Mualla'ya Sor kitaplarının yazarı, 2011 Blog Ödülleri moda blogları 1.'si "bi kot bi tişört"ün sahibi, bir kitap okuyup hayatı değişmeyen, onun yerine bir kaç kitap yazan ama hayatı hala değişmeyen Pinkfreud'un blogu... İletişim: pinkfreudinfo@gmail.com

Instagram

Dizi Önerisi: Olive Kitteridge

Yine davar gibi bir günde izleyip, etkisinden kurtulamadığım bir dizi önermeye geldim. Selamsız sabahsız girdiğim için kusura bakmayın, öne...

En Popüler Yazılar