Gönderen / 8 Ekim 2011 Cumartesi / 4 Comments / , , , , , ,

Gossip Girl Kıyafetleri: 5x02

Bana mı bir haller oldu yoksa bu sezon Gossip Girl'ün tadı mı yok henüz emin olamadım. İkinci bölümü de geride bırakmamıza rağmen bir türlü "Hah işte, Gossip Girl budur, beklediğime değdi." diyemiyorum. Sanırım karakterlerin hala bir araya gelememesi ve hiç hoşlaşmadığım Blair & Louis konusunun uzadıkça uzaması tadımı kaçıran etkenlerden. Vanessa ve Jenny'ye o kadar laf ettik ama onların varoşluğuyla, entrikalarıyla dizi daha güzeldi sanırım :(

Dizinin bu bölümlerini izlemeyenler lütfen okumaya devam etmesin çünkü oldukça önemli gelişmeleri yazacağım, izlemediyseniz heyecanınız kaçmasın :)


Yaz boyunca Gossip Girl setinden haberler verirken en çok gördüğümüz kıyafeti buydu Blair Waldorf'un. Stella McCartney bu sarılı yeşilli kıyafeti kafamıza zaten kazınmıştı. Fakat kafamıza kazınmayan şey Blair'in hamile olduğuydu! Koskoca Queen B'nin düştüğü hallere bak. Kazara hamile kalmış ve bebeğin babasının kim olduğunu bilmiyor. Entrikalarla, ihanetlerle, oyunlarla dolu ilk üç sezonu oldukça özledim bu sıradan konularla vakit geçirilmeye çalışıldığını gördükçe.


Serena'nın yaz boyu görüp "Ben giysem götüm görünür millet arkamdan taş atar." diye iç geçirip kıskandığımız nar çiçeği ceketini ve pilili eteğini bu bölümde geniş geniş izleme fırsatı bulduk. Bu bölümün en güzel haberi Serena'nın artık New York'a döneceğini öğrenmemiz oldu.


Yiiiivruuuummmm, annesinin bi tanesii Chuck'ım, ballı kaymaklı kadayıfım. Ne hale getirdiler seni, acı çekemez, mutlu olamaz, hiçbi şey hissedemez olmuşsun. Kaburgaların kırılmaktan gömleğinin pembesine dönmüş, hala kendini dövdürme peşindesin. Aslında Chuck'ın Fight Club tavırları seksi gelmedi değil. Yine de kendini dövdürmesi hoşuma gitmedi.


Hala neyin peşinde olduğunu anlamadığımız Diana Payne bu bölümde kaşla göz arasında Nate'i götürdü bile. Dizide bir İngiliz aksanı olması hoş oldu da bunu alev gibi bir milf yerine, süt gibi bir British oğlan tarafından duysak daha iyi olurdu. Diana Payne'i her ne kadar sevmesem de kıyafetlerini beğendim. 


Gossip Girl'ün ritüeli haline gelen "her bölüm bir parti" bu bölümde doğru düzgün gerçekleşmedi bile. Monaco'nun kıytırık dini bir festival gibi bir şeyine kısa süreli uğradı Blair. Bütün karakterlerin bir şekilde toplandığı o bölüm eventlerini öyle çok özledim ki... Blair'in bu nefis dar kesim krem rengi elbisesi Prada, ayakkabıları Brian Atwood ve hastası olunası büyük küpeleri ise Bounkit, fiyatı ise 430 dolarcık. Küpelerin linkini verdim ki, gelecekteki sevgilim bir gün bu yazıyı okuyup "Benim hatun ne çok beğenmiş, hemen alayım bunları ona." desin. 


Diziye bu bölüm dahil olan, iticilikte Jenny'yi, kırolukta Vanessa'yı aratmayan, Prens Louis'in kızkardeşi Prenses Beatrice Grimaldi'yi hiç sevmedim. Havasından suyundan bir Fransız köylülüğü bulaşmış üzerine. Bacak kadar boyuna bakmadan Blair'e karşı dolap çevirmeye çalışmasını hele hiç sevmedim. Sezon sonunda pılısını pırtısını toplayıp sepetlenmesini izlemeyi iple çekiyorum.
--
Daha haraketli, daha nefes kesici ve daha şık bölümlerde görüşmek üzere xoxo.
Share This Post :
Tags : , , , , , ,

4 yorum:

Adsız dedi ki...

haklısın pink kesinlikle eski havası yok dizinin. jennyli bölümlerde blogun yayında olsaydı keşke onun kıyafetlerini nasıl yormlardın acaba çok merak ediyorum

Nursima dedi ki...

Gossip Girl liseliyken çok iyiydi. Ama şimdi Serena ve Blair garipleşti , ev kadını gibi :D Entrikalar, partiler , kavgalar , o güzelim Serena , Queen B"miz yok artık :( İlk üç sezonu yeniden izliceem :/

Adsız dedi ki...

Konuyu geçtim, koca bölüm aynı şeylerle dolaşmışlar bu bir kısmı upper east sideda bile olmayan upper east siderlar. Ivy'nin terk ettiği şu lokum çocuk bir yerlerden tekrar görünse bari.

byZ dedi ki...

chuck ın pembe gömleğini söylemişken aynı tonda bi pembe olan çorabını söylemek olmaz dikkat etmediğini sanmıyorum en fazla unutmuşsundur xD xD

Fotoğrafım
Sorun bende değil Sende, Sorun Bendeymiş, Beni Hep Sev ve Mualla'ya Sor kitaplarının yazarı, 2011 Blog Ödülleri moda blogları 1.'si "bi kot bi tişört"ün sahibi, bir kitap okuyup hayatı değişmeyen, onun yerine bir kaç kitap yazan ama hayatı hala değişmeyen Pinkfreud'un blogu... İletişim: pinkfreudinfo@gmail.com

Instagram

Dizi Önerisi: Olive Kitteridge

Yine davar gibi bir günde izleyip, etkisinden kurtulamadığım bir dizi önermeye geldim. Selamsız sabahsız girdiğim için kusura bakmayın, öne...

En Popüler Yazılar