Gönderen / 2 Ekim 2011 Pazar / 8 Comments / , , , , , , , ,

Gossip Girl Kıyafetleri: 5x01

Beklenen gün geldi ve Gossip Girl 5. sezonu başladı! O kadar merakla bekliyordum ki, sabah saatimi kurup da kalktım izledim. Kıyafet postunu yazmak ancak fırsat oldu. Lafı uzatmadan hemen ilk bölüme geçiyorum.


Diğer sezonların ilk bölümlerine nazaran oldukça hareketsiz bir açılış bölümü izledik bana göre. Her sezon açılışında kahramanlarımızın yazın neler yaptığını izlemek, şehre dönüşlerine tanıklık etmek oldukça keyifli oluyordu. Bu sezon açılışında o tadı alamadım. Artık bir grup liseli değil, büyüdüklerinden olsa gerek... 


Blair Waldorf büyümüş de düğün hazırlıklarıyla, kaynana derdiyle uğraşır olmuş. Prensle olan ilişkisine hiçbir zaman ısınamadığımdan olsa gerek ikisinin sahnelerinde çok sıkıldım. Bu güzelim Oscar De La Renta elbisesini giyse de Blair, partiye gitmek bir türlü nasip olmadı. 


Serena, Los Agneles'da bir işkolik olmuş çıkmış. Ben onun partiden partiye koşan, her haltı yiyen, herkesi kendine hayran bıraktığı hallerini daha çok seviyordum. Büyümeyi, işi uğruna her şeyi göze almayı ona da yakıştıramadım. Bu diziyi bizler gibi normal olmadıkları için seviyorduk, ne anladım ben Serena'nın memur gibi patronunun gözüne girmeye çalışmasını seyretmekten? Allahtan hala inanılmaz şık giyiniyor da, sesim çıkmıyor. Şimdilik!


Serena, L.A.'in yazlık havasına çabucak uyum sağlamış. Uçuş uçuş etekler, bol pullu boncuklu kolye ve yeleklerle tam yaz kızı olmuş oralarda. Ama bu "Serena evine dön, seni çok özledim aşkım sevglim New York'a geri dön" diye ağlamamı engelleyemez.


Blair'i gelinlikler içinde görecektik de böyle mi görecektik! Chuck'ın yerine ben kahroluyorum. Prens'le evlenince anasının "Benim gelinliğimi giyecek." tribine karşı çıkmak zor oluyor haliyle. Blair, Monaco kraliyetine ait bu vintage gelinliği giymek zorunda kaldı. Bu düğün hazırlıklarının, prens ile olan olayların Kasım ayına kadar süreceğini üzülerek belirtmek zorundayım. Kasım gelse de ayrılsalar.


Bütün ekip L.A.'de iken Blair'in kitipiyoz damat Prens Louis ile New York'da kalması can sıkıcı olsa da Blair her zamanki tarzından asla ödün vermiyor. Yaza yakışır çiçekli ve renkli elbiseleriyle bu bölüm oldukça güzel göründü gözüme. Bu arada, çöp sepetindeki hamilelik testinin Dorota'ya ait olduğu ortaya çıksa da, bölüm sonunda oldukça ilginç diyaloglar gerçekleşti. İzlemeyenler için sürprizi boymayalım.


Diziye bu sezon katılan ve karakterlerin hayatını oldukça değiştireceği söylenen Elizabeth Hurley'in canlandırdığı Diana Payne karakteri bölümün partisine ev sahipliği yapıyordu. Bilen biliyordur, Gossip Girl'de her bölümde bir event, bir parti oluyor. Bu bölümün partisi Diana Payne'in L.A.'deki evinde gerçekleşen partiydi. İlk bölümden bu karakterin ileride nasıl giyineceğini az buçuk anlayabiliyoruz. Milf kategorisindeki Diana Payne'e Nate ilk bölümde hiç acımadı. Olgun kadın fantesizini bildiğimiz Nate'i üzmese bari bu femme fatale abla.


Holy Chuck Bass! Nasıl özlemişiz onu. Bütün bölüm motorsiklet tepesinden inmedi, ve sonunda yeri kapakladı tabii. Yaz boyunca her şeye "Evet" diyen Chuck'ın başı ilerleyen bölümlerde oldukça fazla ağrıyacak gibi geliyor. Senin ipek fularlarını yesinler, kaskına kurban olsunlar yivvvruummm.


Bir insan sünepe olunca yaz, kış, Hamptons, New York farketmiyor işte. Sünepe her yerde sünepe. Giydiği tişörtten gömleğe hiç mi bir şey yakışmaz bir insana ya. Vanessa'nın kendisinden gizli kitabını bastırmasıyla "İstemem yan cebime koy." triplerinde olan Dan'e, Barcelona'dan ilk ödeme çeki geldi. 10 bin dolarlık ilk ödemesi ağzımın suyunu akıttı valla, orada kitap bizdekinden daha çok para ediyormuş demek ki. Bye bye kızlar, yeni kitabımı İngilizce yazacağım. "God gives you bela Bora." :(


Ah Nate Archibald, kalbimin 5 sezondur kanayan yarası, yağmurda kalmış ıslak köpek yavrusu bakışlarına kurban olduğum Nate Archibald... Daha ilk bölümden anladık ki, yine yüzü gülmeyecek, yine bir kadından kazık yiyecek. Annem ilk İstanbul uçağına biletini al gel, burada seni hiç üzmeyiz biz. Döner falan da yeriz hem? Gömleğin bu kadar çok yakıştığı sayılı erkeklerden Nate'e söylemek isterim ki sezon boyu böyle gömleklerle gezin. Gömlek giymeyecekse çıplak da kabulumüzdür. İstanbul çağrımı kabul etmezse umarım bu çağrımı kabul eder.


Alarma alarma! Dizide yeni bir yakışıklı erkek görünsü alarmasıı! Hemen bu yakışıklıyı tanıtalım. Çakma kuzen Charlie'nin, Brian J. Smith tarafından canlandırılan sevgilisi oluyor kendisi. Umarım rolü uzuuun olur. Bu lokum için Charlie'ye bile katlanabilirim!
--
Yorumlarımdan da anlaşılacağı üzere ilk bölümden pek tat alamadım. Chuck ve Blair buluşmasını uzun süre bekleyecek olmak, Serena'nın işkolik olması, Lily'yi bir kere bile görememiş olmak canımı sıktı. Gelecek bölümlerin daha renkli ve hareketli olmasını umuyor, herkese iyi haftasonları diliyorum.

Xoxo...
Share This Post :
Tags : , , , , , , , ,

8 yorum:

chica dedi ki...

Bölümü henüz seyretme fırsatım olmadı bilgisayarım problemli şu sıralar,yorumlarını okumadan da edemedim..Hahah yorumların harika ya:))

Adsız dedi ki...

aaah ah kaç gündür yazmanı bekliyordum valla, ne güzel demişsin nate için :)ayrıca ben de serena'nın yeni hallerine alışamadım ve koyduğun resimlerdeki blairin ilk elbisesi harika :) ben de hayal kırıklığına uğradım açıkçası geçen sezonun ilk bölümünde ne güzeldi paris falan, bu pek bi sönük kaldı değil mi?

BonBon dedi ki...

o ilk bölüm keyfini bende alamadım açıkçası ama ileriki bölümler oldukça heyecanlı geçeceğe benziyor

Adsız dedi ki...

god gives you bela bora aahahahah iyi güldüm gece gece sayende

pempe gönlüm sende dedi ki...

gelinlik çook asil:)

sibel dedi ki...

nate in ; posta kodu farklı olabilir ama nereye gidersen git şerefsizler hep aynıdır" sözü süperdi...

Bengu Tarcan dedi ki...

çok eglenceli bir post olmuş :)

yk dedi ki...

"yağmurda kalmış ıslak köpek yavrusu bakışlarına kurban olduğum Nate Archibald" daha iyi bi betimleme yapılamazdı cidden Nate için, bayıldıım

Fotoğrafım
Sorun bende değil Sende, Sorun Bendeymiş, Beni Hep Sev ve Mualla'ya Sor kitaplarının yazarı, 2011 Blog Ödülleri moda blogları 1.'si "bi kot bi tişört"ün sahibi, bir kitap okuyup hayatı değişmeyen, onun yerine bir kaç kitap yazan ama hayatı hala değişmeyen Pinkfreud'un blogu... İletişim: pinkfreudinfo@gmail.com

Instagram

Dizi Önerisi: Olive Kitteridge

Yine davar gibi bir günde izleyip, etkisinden kurtulamadığım bir dizi önermeye geldim. Selamsız sabahsız girdiğim için kusura bakmayın, öne...

En Popüler Yazılar