Gönderen / 25 Eylül 2011 Pazar / 8 Comments /

Gençliğe Hitabe


Ne güzel demiş Mustafa Kemal...

“İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahilî ve haricî bedhahların olacaktır.”

Hoş o koskoca memleketi kastetmiş ama olsun, bizler de  üzerimize alınabiliriz bu cümleyi.

Sen de farketmişsindir aslında, ne zaman mutlu olsan çevrendeki -genelde- en yakın kişi bunu bir şekilde isteyerek ya da istemeyerek baltalamaya çalışır. Hoşlandığın çocuğu anlatırsın, pat diye “Siz birlikte olamazsınız ki.” diye o şom karanlık ağzını açar.

Sana çok yakıştığına inandığın yeni bir kıyafet alırsın, “Basenlerini biraz fazla mı gösterdi?” der.

Senin mutsuzluğundan beslenir bu tip insanlar. Sen mutsuz oldukça, kendi mutsuzluklarını unuturlar. En büyük korkuları ise sen mutlu olunca başlarına gelir.

Bir türlü inanamazlar önce gerçekten mutlu olduğuna. Senin hayatında bir şeyler yolunda gitmeye başladıkça kendi mutsuzluklarında boğulmaya başlar böyleleri.

Yavaşça yok olur hayatından. Sessiz sessiz gider. Mutsuzdur çünkü, kimse mutlu olsun istemez.

Giderken tüm mutsuzluğunu son bir kez salar üzerine, son bir ümitle... Bu sefer başarabilirim ümidiyle. Yine mutsuz ol, kendi gibi ol ister. Israrla kabul edemez herkesin kendisi kadar zavallı olmayacağını.

Dikkat et sevgili kızım, kaç yaşında olursan ol, bu sömürgen kadınlar etrafında olacaktır.

Hayatından kendi isteğinle defolup gittiğinde bile o ömür boyu üzerinde kalacak olan kronik mutsuzluğuyla canını sıkmaya devam edecek, sakın yılma. Kendi mutsuzluğunun sebebini köpekler gibi bildiği halde, senin mutluluğunu çekemeyecek bu kadın. Küçümsemeye kalkacak, baktı ki yılmıyorsun, arkandan konuşacak.

Güçlü olmalısın, ona ve onun gibilere inat ayakta durmalısın.

Onun gibi, hayatı boyunca sevilmemiş, sevgisizlikten ne yapacağını şaşırmış zavallı kadınlarla hep karşılaşacaksın.

Sakın korkma, onlarla başedecek gücün içinde saklı, mutluluğunda saklı. Ve onlara inat çok daha mutlu olacaksın.

Bu insanları iyi tanı, kötülükten kararmış suratları, kıskançlıktan kızarmış gözleriyle çok yakınında olabilirler zaman zaman. Korkma, tutarlı ol, olgun ve mağrur ol. Kendi kendilerini yok edecekleri zamanı bekle, hiçbiri sonsuza kadar bu kötücül yükleriyle yaşayamazlar. Daha bunu içlerinden birisi bile başaramadı.

Hayat senin hayatın. Sen yaşayacak, sen öleceksin, onlara ise senin hayatını konuşmak kalacak. 

Bu kadar çaresiz olmak bir hayvana bile ağır gelir. Başaramayacaklar. 
Share This Post :
Tags :

8 yorum:

Adsız dedi ki...

bu kadar mi denk gelebilir boyle bir yazi, tam gununde yazmissin pelin. iyi ki dogdun iyi ki varsin.

Gözzde dedi ki...

Her yerden yorum bıraktım buradan da yazayım :)) Gerçekten çok doğru bu kadar mı güzel anlatılır.Son birkaç günümün özeti gibi.Esinlendim ben de içimi döktüm bu yazıyı okuduktan sonra.Teşekkürler...

melodyofcolors dedi ki...

En mutlu insanlar arkadaşları başarılı olduğunda sevinenlerdir birkaç gün önce bir yerlerde okumuştum bu sözü ve çok hoşuma gitmişti yazını okuyunca aklıma geldi.

Çok insan var öyle başkasının mutsuzluğuyla mutlu olmaya çalışan.Zavallıcıklar o kadar mutsuzlar ki herkes mutsuz olsun istiyorlar başkalarının mutsuzluğundan mutlu olmaya çalışıyorlar.Prim vermemek lazım böyle insanlara :)

unikatnaISra dedi ki...

bu kadar olabilir tam zamaninda gercekten.herkes ayni seyi soyledigine gore etrafimiz bu tip kadinlarla dolu demek ki!arkadas dertli dedik morali yerine gelsin diye gittik yemin ederim tek konustugu bu anlattiklarindi.ben agzimi acicak olsam basladi durdu kendini anlatmaya o kadar da malim ki diyemedim su hayatina bi bak bok olmus herseyin diye:S kendime kiziyorum agzinin payini verseydin diye:( hay agzini opeyim diyicem ama yanlis kacicak:)

Adsız dedi ki...

harika bir yazı,müthiş tespitler..

rahat yazar dedi ki...

Sırf kadınlar da değil herkeste vardır bu hele bazı insanların birinin sorununu dinlediklerinde içten içe sevindiklerini düşünüyorum öyle kötü ruhlardan uzak durulmalı bence:)

iyi şeyleri duyup olumsuzluk yayanlardan da uzaklaşılmalı aynı şekilde...

Istanbul's Finest dedi ki...

haklısın valla böylesi benim de başına çok geldi, ortaokuldaydım iyi kıyafet çizen bir arkadaşıma özendim, oturdum bir kıyafet çizdim, "bunu giyen manken intihar eder" dedi bir ruh hastası, potansiyel moda tasarımcısı kariyerim başlamadan bitti.
böylelerini tanımak kolaydır, bunlar küçük ve basit insanlar, muhatap olmamak lazım, ortamlarında da durmamak lazım.

Adsız dedi ki...

Kendi dovmelerini de paylasabilir misin?

Fotoğrafım
Sorun bende değil Sende, Sorun Bendeymiş, Beni Hep Sev ve Mualla'ya Sor kitaplarının yazarı, 2011 Blog Ödülleri moda blogları 1.'si "bi kot bi tişört"ün sahibi, bir kitap okuyup hayatı değişmeyen, onun yerine bir kaç kitap yazan ama hayatı hala değişmeyen Pinkfreud'un blogu... İletişim: pinkfreudinfo@gmail.com

Instagram

Dizi Önerisi: Olive Kitteridge

Yine davar gibi bir günde izleyip, etkisinden kurtulamadığım bir dizi önermeye geldim. Selamsız sabahsız girdiğim için kusura bakmayın, öne...

En Popüler Yazılar