Gönderen / 20 Şubat 2011 Pazar / 14 Comments / , , , , ,

Aşk Tesadüfleri Sever

Aşk tesadüfleri sever mi bilmem ama ben bu filmi çok sevdim.

5 gün içerisinde 3 kez izleyecek kadar çok hem de.


Sapık mıyım neyim anlamadım, canım sıkıldıkça yanımdakileri dürtüp "Hadi Aşk Tesadüfleri Sever'e gidelim." diyorum. Halbuki sinemaya gitmeyi, film izlemeyi hiç sevmem. Son iki yılda toplasan 3 kez sinemaya gitmemişimdir.


Çünkü Türk seyircisi film izlemeyi bilmiyor. Duyduğu her küfre gülen insanlarla film izleyip sinirmi bozacağıma, evimde tek başıma, filmi yüzlerce kere durdura durdura izlemeyi seviyorum. Sinemaya düşman sayılırım sırf bu yüzden. Hele Av Mevsimi'nde Cem Yılmaz'ın aşırı duygusal sahnesinde gülen malları gördükten sonra gitmemeye yemin etmiştim.


Aşk Tesadüfleri Sever yeminimi bozdurdu bana. Sinema manyağı oldum. Filme dair çok da bilgi vermek istemiyorum ki, izleyenlerin keyfi kaçmasın. Ama ne anlatırsam anlatayım sahneler, müzikler, görseller ve Mehmet Günsür o kadar harika ki, izleyenlerin alacağı keyfi kaçırmam imkansız. 


Filmin çoğu Ankara'da geçiyor. Hayatınızın bir döneminde Ankara'da bulunmuş iseniz film çok daha güzelleşiyor. Ankara'da hiç yaşamamış birine "Ankara'yı özlemek." çok garip gelebilir. Ama Ankara özlenir, hatta burnunda tüter insanın. Filmdeki her cümle, her sahne apayrı güzel ama en güzelleri Ankara ile ilgili olanlar bana göre.

"Sen hiç İstanbul'a gidip de Ankara'ya geri dönen gördün mü?"


Filmin Mehmet Günsür'ün nefes kesen yakışıklılığının yanında diğer bir artısı müzikleri. Bir sahne dışında bütün müzikler Türkçe şarkılardan oluşuyor. Sanki o şarkılar dinlenmiş de sahneler şarkılara yazılmış gibi. Müzikleriyle bu kadar uyumlu izlediğim film sayılıdır. 


İyi filmin ölçütü elbette ki ağlatması değildir. İki gün arayla üç kez izleyip de her defasında salsa sümük ağlatıyorsa orada bir duygu vardır. His vardır. Bu filmde hepsi fazlasıyla var.


Filmin ilk yarısında "Gerçekten böyle aşklar var mı, neden benim başıma gelmiyor." diye hayıflanırken sonlara doğru tamamen ters köşeye yatıyorsunuz. Mehmet Günsür o kadar güzel bir adam ki, o kadar güzel bakıyor, o kadar güzel seviyor ki bakmalara doyamadım. 


Filmde çalan şarkılardan en çok beğendiğim TNK - Yine Yazı Bekleriz oldu. Redd'in Nefes'i, Şebnem Ferah'ın Hoşçakal'ı, Mehmet Günsür'ün Eylül Akşam'ı olağanüstü güzellikte bir uyum içerisindeydi sahnelerde. Filmin soundtrack albümü satışa çıkmış bile, hala cd dinleyen kaldıysa almasını tavsiye ederim.


Ve filmin minik görünen dev sürprizi: Cansel Elçin. Kendisini Hatırla Sevgili dizisindeki Ahmet rolüyle tanımış ve neredeyse aşık olmuştum. Sanırım dizide canlandırdığı karaktere, dublajına ve yaşadıkları o döneme aşık olmuştum. Çünkü adamın o dizi dışındaki konuşmasını duyar duymaz soğudum. Meğer kendisinin alamet-i farikası Fransızca konuşmasıymış. Aşk Tesadüfleri Sever'de üç dakika bile sürmeyen Fransız yönetmen rolüyle kendisine olan aşkım yeniden depreşti. Satışa çıksa evimin baş köşesine bir adet Fransızca konuşan Cansel Elçin sipariş ederdim hiç düşünmeden.


Ve filmi bu kadar sevmemin, sahiplenmemin asıl sebebi Nuran Evren Şit Erdik. Kendisi bu olağanüstü filmin senaristi. Oyuncular, yönetmen herkes bu kadar ön plandayken onun da gizli kalmaması gerekli. Bulduğum her fırsatta tebrik ediyorum. Ankarayı, Ankaralılığı ve aşkı bu kadar güzel anlattığı için bir kez daha teşekkür ediyorum bu güzel kadına.

http://nuranevrensit.tumblr.com/

Share This Post :
Tags : , , , , ,

14 yorum:

diLay dedi ki...

çok güzel özetlemişsin,ama filmin daha başlarında çalan demir demirkan-zaferlerim de inanılmaz bi uyum içindeydi sahneyle,adeta yeniden klip cekiliyor gibiydi eklemeden geçemedim :)

EMEL dedi ki...

tumblra koyduğun fotoğraftaki mavi ojeli kız gerçekten sen misin???

Anonymous dedi ki...

''Bir sahne dışında bütün müzikler Türkçe şarkılardan oluşuyor.'' demişsin o kadar izlememe rağmen dikkat edemedim sanırım. hangi sahneydi o yabancı bi şarkının olduğu ?

Ahmet Alper dedi ki...

Güzel bir yazı olmuş. Filmin içeriğine girmeden ,ona gösterdiğiniz değerden ise sizi tebrik etmediyorum.
Ben filme gitmeyenlerden ama iki şehir de yaşayan biri olarak bu filme yakın zamanda gideceğim. Ya da DVD'sinin çıkmasını bekleyeceğim

Pink Freud dedi ki...

Losing my religion çalıyordu bir sahnede :)

Ve evet en çok beğendiğim sahne olan Zaferlerim'i unutmak da benim eşekliğim :)

Anonymous dedi ki...

REM - Losing My Religion çaldı bir sahnede.

Ahmet Alper dedi ki...

Yorumlar sonradan mı çıkıyor yoksa yazdığım yorum kayboldu mu??? Dejavu yaşıyorum şu an. yorum yapmış mıydım diye :)

Anonymous dedi ki...

tabi yaa nasıl unuttum of hem de o kadar izlememe rağman nasıl sürüklediyse artık :)

Amane Misa dedi ki...

Çok güzel bahsetmişsin filmden. Kesinlikle sana katılıyorum bende durup durup Aşk Tesadüfleri Sever'e gidelim diyorum :)

suzzy dedi ki...

ben filmi izlediktten sonra hoşçakal dinleyebilmiş değilken sen 3 defa izlemişsin vay be (:

Anonymous dedi ki...

kim filmden bahsetse sonunu söylüyor mutlaka. uzun uzun filmden bahsedip içeriğe dair ipucu vermemene bayıldım. tabii filme daha çok bayıldım =)

Anonymous dedi ki...

o "zaferlerim" çalarkenki sahne nası bi muhteşemlikti hala etkisindeyim.....

want more fashion dedi ki...

bu filmi izlemeliyimmmmm =)

Anonymous dedi ki...

Spoiler vermeden edemeyecegim :$ Zaferlerim çalarkenki sahnede, çok etkilendigim bir an vardı. Tabi filmin tamamı böyle kücük ayrıntılarla dolu ama bir tanesinden bahsedeceğim: Mehmet Günsür'den Belçim Bilgin'in üstüne düşen ter damlası. Bittim ben orada işte. :)

Fotoğrafım
Sorun bende değil Sende, Sorun Bendeymiş, Beni Hep Sev ve Mualla'ya Sor kitaplarının yazarı, 2011 Blog Ödülleri moda blogları 1.'si "bi kot bi tişört"ün sahibi, bir kitap okuyup hayatı değişmeyen, onun yerine bir kaç kitap yazan ama hayatı hala değişmeyen Pinkfreud'un blogu... İletişim: pinkfreudinfo@gmail.com

Instagram

Dizi Önerisi: Olive Kitteridge

Yine davar gibi bir günde izleyip, etkisinden kurtulamadığım bir dizi önermeye geldim. Selamsız sabahsız girdiğim için kusura bakmayın, öne...

En Popüler Yazılar