Gönderen / 22 Haziran 2010 Salı / 14 Comments /

Çöldeki Kutup Ayısıyla Bizzat Tanıştım

Durmadan soruyorsunuz eksik olmayın, "Neden az tweet yazıyorsun, neden bloga yazı yazmıyorsun" diye ama bu sorunun yanıtı üretkenliğimle ilgili değil, sadece hava çok sıcak ve sadece tatildeyim. Hiç belli olmuyor değil mi? Yazacak bir şeyim yok, aslında düşününce var, hem de bir sürü var; tatil anılarım! Artık kusura bakmayın, bana göre rüya ve askerlik anısı anlatmaktan daha sıkıcı bir şey varsa o da aslında ve/veya sözde sana çok eğlenceli gelen tatil anılarını anlatmaktır. Şimdi ben de onu yapacağım.

Venedik... Rüya gibi bir şehir. Hele ki karnaval dönemine geldiyseniz en unutulmaz anları burada yaşayabilirsiniz. Her an bir fotoğraf karesi. Tabii bunun için ufak bir şartımız var, tatile velilerinizle değil, tek başınıza çıkacaksınız. Bu durumu daha da trajikleştirmek istiyorsanız ailecek gondola da binebilirsiniz. Mesela İtalyan gondolcu aşk şarkıları söylerken ben kardeşimle “eheh adamın bıyığa bak” diyordum. Babamla annem ayrı bir alem. Venedik maceramız bununla sınırlı olsaydı yazmazdım bile ama Chevy Chase'in "Sevimli aile Avrupa Tatilinde" filmini aratmayacak bir tatildi maalesef. Gerçi o filmde yoktu ama ben yine de bitlendim. Evet, kazık kadar kız, ilkokulda bitlenmedi, Venedik'te bitlendi.

Sular seller gibi ingilizce bilen babam bit ne demek bilmiyor. Bit yerine bug diyor, İtalyan anlamıyor. Bit ilacı isteyemiyoruz eczanede. Kafama ya geciktirici falan sürerse o salak ingilizcesiz cahil eczacı? 19 yaşındaydım, o korkuyla koca bir kazık olarak eczacının önüne oturdum, kafamdaki bitleri gösterdim ve ilaca kavuştum. Eczacı da ingilizce falan bilmiyordu ama İtalyan erkeklerinin tüm özellikleri maşallah üzerindeydi. İlacı aldık otele geldik, yanlış yunluş kullandık, bitim falan geçmedi, taş gibi İtalyan erkekleri etrafta salınırken ben de annemin dizine yattım bit ayıklattım.

Tatil bana haramdır, mesela, sevgilimle tatile gitmedim mi? Gittim, gitmez olaydım. Sanki sabah akşam birbirimizi gördüğümüz yetmiyor adamla, bir de tatile çıktık. Dünyanın en üşengeç iki insanı olarak hiçbir şey yapmasak akşama kadar odadan çıkmaz sevişiriz, bari birbirimize doyarız değişik ortamlarda diye yollara düştük. Ufacık odanın içinde rahat rahat osuramamaktan tam birbirimize düşman kesilmeye başlamak üzereyken havuz kenarına inmeye karar verdik nasıl olduysa. Öyle oturalım, sağı solu keseriz vakit geçer diye. Artık sıcaktan mıdır nedir birden içim geçmiş, karı kızın kıçına başına bakmaktan sıkıldı mı ne olduysa bizimki de sızmış. Güneş yer değiştirdikçe şemsiyenin bir etkisi kalmadı tabi, akşama kadar ağzım bir karış açık o güneşin altında kavrulmuşum. Peynir tenli sevgilim de kızarmış 200 derece yağda. Değil sevişmek çarşaf değse tenimize canımız yanıyor. İki ıstakoz gibi kızarmış gerizekalı bütün gün odanın içinde oturup birbirimizin sırtına yoğurt sürdük. Yoğurt evet.

Ama ben şansımı kırmaya kararlıydım. Hani herkesin "30 yaşıma geldiğimde bekar kalırsam seninle evlenirim" dediği bir arkadaşı vardır ya, hah işte ben onunla da tatile gittim. Ne olacak bakalım bu süper efendi adamla, ne olabilir diye merak içindeyim. Ne olacak ki? En fazla içer içer yanağımdan öper inek saçlı. Anneannesinin Foça’daki yazlığında kalıyoruz. Kadın da ayrı manyak, üşenmemiş sehpadan koltuğa her şeyin üzerine bir örtü örtmüş. Utanmasa evi dışardan komple brandayla örtecek. Akşama kadar yiyip içip sitenin diğer gençleriyle uno oynuyoruz bahçede. Sevişme mi? Seks mi? Öpmek mi? Arkadaş erkek değil, dünya aseksüeller yarışması birincisi. Her akşam da tıpış tıpış eve dönüp ayrı ayrı yatıyoruz. Düşünüyorum içimden "bu salakla gerçekten evlensek ne olur?" diye, ama bir yerde tıkanıyor o hayaller. Gündüz iyi her şey, yemekler hazırlıyorum, gülüyoruz eğleniyoruz. Ama gece tık yok adamda.

Bir akşam içireyim dedim ben bu adamı, belki açılır, bir şeyler olur diye. Deli gibi içtik resmen. Yok yine hiçbir şey olmadı ama gece ben bir sese uyandım, biri tuvalete işiyor, su sesini duyuyorum çok net. Ama ses çok yakın, oysa tuvalet uzakta. Bir baktım ki bizim efendiler tanrısı odanın köşesine. Resmen çıkarmış aleti bana arkasını dönmüş odaya işiyor. Ne oluyor, ne yapıyorsun derken bu toparlandı, anlamadı nerde olduğunu önce o kafayla. Ben cin oldum sinirle sarhoşluk falan kalmadı bende. İçip içip sapıtan çok gördüm de böylesini ilk kez gördüm. Ertesi gün utançtan ne o benim yüzüme bakabildi, ne ben sinirden bunun suratına baktım. Evlilik hayallerimi de bavuluma koyup döndüm İstanbul’a. Hem sevişmeyeceksin, hem de sarhoş olunca bulduğun yere işeyeceksin, hem de hala, "ay çok tatlısın sen" diyeceksin bana. Hem yüzsüzsün, hem de .bnesin işte.

Yani görüyorsunuz işte, her tatilimde başıma bu tür olaylar gelmişken ben de maalesef "çok eğlendik, Martiniler de çok lezizmiş" diyemiyorum.
Share This Post :
Tags :

14 yorum:

Adsız dedi ki...

milletin ısrarlarına gelme rica ederim. bırak canın istediğin zaman yaz. ilk yazıların süperdi. gittikçe öylesine, sırf aman bakın ben yazdım diye yazmaya başladın.

Esmosh dedi ki...

Anılarını ilk kez anlatmışsın, bu tarzını ilk kez okuduk, beğendim ben daha sık yazmalısın :)

Adsız dedi ki...

seninde kitabın cıkcak mı?

Adsız dedi ki...

Blogun arka planı böyle daha iyi olmuş aferin

Adsız dedi ki...

Çok cool duruyosun yazdıklarından haha bunlar cidden geldimi başına yani hangisi gerçek :?

Mustafa dedi ki...

Hiçmi mutlu anın olmadı pink freud onları da yaz,hep yaz böyle ayda bir olmuyor.MArtini içmek isterim seninle

layfizgud dedi ki...

carrie diyoduk sana ama gülse birsel'le yarışrmışsın mizah konusunda. evet yoğurt.

yeldaaa dedi ki...

eğlendim :) komik gerçekten :D

Ecenur Doğan dedi ki...

bi gün kırcan şeytanın bacağını, çok eğlenceli bi tatil yapcan inanıyorum :))

Avi Pardo dedi ki...

süper bir yazı..tatil üzerine okudklarım arasnda en iyisi hatta..senin için kotü anılar ama ben eğlendim :D

Adsız dedi ki...

bunu daha yeni okudum:) kesinlikle daha çok yazmalısın hemcinslerimin gururu:D

zey0zey dedi ki...

daha sık yazsan ?

mine aytac dedi ki...

işyeri mişyeri dinlemeyip katila katila guldugum ender yazilardan biriydi sanirim. Tesekkurler. :)))

Fatih dedi ki...

yüz kaslarım gerildi ve ağrıdı ya :)

Fotoğrafım
Sorun bende değil Sende, Sorun Bendeymiş, Beni Hep Sev ve Mualla'ya Sor kitaplarının yazarı, 2011 Blog Ödülleri moda blogları 1.'si "bi kot bi tişört"ün sahibi, bir kitap okuyup hayatı değişmeyen, onun yerine bir kaç kitap yazan ama hayatı hala değişmeyen Pinkfreud'un blogu... İletişim: pinkfreudinfo@gmail.com

Instagram

Dizi Önerisi: Olive Kitteridge

Yine davar gibi bir günde izleyip, etkisinden kurtulamadığım bir dizi önermeye geldim. Selamsız sabahsız girdiğim için kusura bakmayın, öne...

En Popüler Yazılar