29 Ocak 2015 Perşembe

Tatil Fotoğrafı Nasıl Çekilir: Shay Mitchell Bali'den Bildiriyor

Yazın ortasında bu ne yazısı, ne alaka diyebilirsiniz ama bu yazıyı yazmak için yaza kadar bekleyemedim. Topoş, toparlak dünyamızın bir kısmı güllük gülistanlık isen, bizim buralar göt donduruyor malumunuz.


Pretty Little Liars dizisinden tanıdığımız Shay Mitchell kış tatilini Bali'de bir otelin davetlisi olarak geçirdi sanırım. Ya da kendi gitti bilemiycem. Ama tatil nasıl yapılır, tatilden fotoğraf nasıl paylaşılır hepimize uygulamalı bir ders verdi adeta. O fotoğraf koydukça benim içim eridi bitti parçalandı buralarda... Tabi Bali'den tuğla paylaşsan harika görünüyordur eminim ama kızımız bambaşka ferahlattı içimi. O yüzden instagram'dan gördüğümüz kadarıyla Shay Mitchell'ın Bali tatilini sizlere sunacağım, dolaylı yoldan tatilde nasıl fotoğraflar çekmeliyiz, nasıl paylaşımlar yapmalıyız onu da öğreneceğiz... 


Islak saç, bronz ten, binlerce değişik bikini ve gözlük kombini paylaşımlarımızın başında geliyor. Tuzlu suyun dalgalandırdığı saçlarımız layk ile dolduruyor sayfamızı.. Melezliğin verdiği güzellik mi, fotoşop mu, ünlülüğün bebeksiliğimi nedir anlamadım ama bu nasıl ten ya hu??


Götüne göbeğine güvenen şöyle gelsin diyor ve kameralara şaak diye dönüveriyoruz arkamızı. Sinirlerim nasıl bozuk, nasıl bozuk anlatamam. Hem incecik hem çok havalı hem de harika şeyler giyiyor. Ay dizinin en loser karakteri değil miydi bu, nasıl milyonlarca takipçili bir coollar kraliçesine dönüştü bir anda?? 


Hep kendimiz hep kendimiz olmaz. Arkadaşlarımızla ne kadar eğlendiğimizi ve kaldığımız yerin doğal güzelliklerini de araya sıkıştırıveriyoruz tatil postlarımızda... 


Gündüz deniz kum güneş... Akşam için ise partiye hazırım kombinlerimizle bulduğumuz bir ağaç, duvar önü ile geceye akmaya hazır olduğumuzu belli edip kokteylimizi yudumluyoruz...


"Hep kendini koyuyor bu da" demesinler diye bol bol yediğimiz içtiğimiz şeyleri paylaşmayı unutmuyoruz. Tabi Shay Bali'de binlerce değişik şey yediği için paylaşımları harika görünüyor ama öyle tatilde çaydır, beyaz peynirdir, zeytinli açmadır paylaşırsanız olmaz.. Cool şeyler yiyip için.. (Kivi falan)


Kaldığınız yeri keşfe çıkıp yerel dokularla bütünleşin.. Alaçatı, Çeşme, Bodrum bunlar için çok ideal yerler. Gönül ister ki Bora Bora adalarından, Hindistan'ın ücra dağlarından ya da Arjantin'in sıcak sahillerinden bildirelim ama olmuyor, olamıyor.. Elin kızının Bali tatiline özendiğimizle kalıyoruz :((



Oldukça sevdiğim ve tarzına bayıldığım Shay Mitchell'ı http://instagram.com/shaym adresinden takip edebilirsiniz. Bu fotoğraflarda gördüğünüz her şeyin markasını tek tek tagleyecek kadar da süper bir insan kendisi. Umarım daha çok tatillere gider de bize yol yordam gösterir. 

Ay yaz gelse de oramızı buramızı açsak, nasıl özendim anlatamam. Tabi bunun için önce "Ay nasılsa bol kazaklar giyiyoruz" diyip dana gibi yememek lazım. 

Bali dale don dalee bali bali (delurdum daaa)

27 Ocak 2015 Salı

Kırmızı Halı: SAG Awards 2015

Adım adım Oscar'a yaklaşırken birbiri ardına ödül törenleri yapılıp hepi topu 10-15 filme verilip duruyor ödüller. 25 Ocak 2015 Los Angeles'da düzenlenen bir törenle Screen Actors Guild Awards (Sinema Oyuncuları Derneği) sahiplerini buldu. Artık bu Hollywood pompası ödüllere karnım tok, Eurovision gibi komşu komşuya veriyor durumu. Ama yine de aday filmleri izleyip neymiş ne değilmiş öğrenmeye çalışıyorum. Blogu ise bu törenlerde oyuncuların ne giydikleri ilgilendiyor. Yine milletin şıkır şıkır giyinip salındığı bir gece daha huzurlarınızda sevgili okurlar...

Hiç üşenmeyip upuzuuuuun bir yazı hazırladım sizlere. Kemerlerinizi bağlayın birazdan gı gı gıybet şov başlıyoooooooorr....


Marc Jacobs

Şaşırtıcı olsa da en beğendiğim isim yeşil tuvaleti içindeki Claire Danes oluyor. Genelde hep booooriiing bulurum kendisini ama bu seçimiyle ilgimi çekmeyi başardı. Kırmızı halıda pek sık görmediğimiz bir isim olan Marc Jabobs seçimi ilginç geldi doğrusu. Hem rengi, hem kesimi, hem markasıyla tamamen farklı olmayı ilk kez başarabilmiş Claire Danes. Aferin bebiş, 10 puan benden sana gidiyor...


Givenchy

Bu gece gönlüm yeşilden yana mı ne?? Muhteşem kızıllığı ile işlemeli yeşil tuvaletini birleştiren, bir de üstüne üstlük Still Alice filmindeki rolüyle "En İyi Kadın Oyuncu" ödülünü alan Julianne Moore gecenin ikinci beğendiğim ismi oluyor.. Bu kadını oldum olası sevmişimdir biliyorsunuz. Şu görüntüsünün üzerine söylenecek söz yok.. Oğlum olsa yaşlı maşlı diye surat yapmaz, gelinim olmasını isterdim. Cem Adler'in annesinin Bülent Ersoy'u kabullendiği gibi kabullenirdim Julianne Moore'u...


Donna Karan Atelier

Şok şok şok, ay bugün bana ne oluyor.. Üçüncü favorim ise garabet soyadlı herifin Brezilyalı eşi Camila Alves oluyor.. Mor kadife görünümlü kuyruklu tuvaletini pek sevdim.. Cesur bir renk, hoş bir model, füze gibi memeler... Ay şu Matthew McConaughey (evet yine harf harf baka baka yazdım mendeburun adını) bile hoş göründü gözüme. Gözünü sevdiğiminin sakalı, sen ne tipsizleri yakışıklı sandırttın bize. Ama şimdi doğruya doğru, onun da mavi smokinini beğendim. Farklı olun kardeşiiiiim, sınırlarınızın dışında çıkııııın. Bu farklı renk seçimlerinden dolayı çiftimizi tebrik ediyor, soyisimsiz bir hayat sürmelerini diliyorum. Gözlerim şaşı oldu yazıcam diye...


Balenciaga

En beğendiklerimden sonra rastgele yazıyorum artık törene katılanları. Hey gidinin Naomi Watts'ı, gözümüzün önünde yaşlanıverdi kadın.. Yaşlandıkça da sıkıcılığına sıkıcılık kattı. St. Vincent filmindeki rolüyle "En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu" dalında aday olsa da törenden avcunu yalayarak evine döndü. Bu tuvaletle zaten ancak hiç çekemediği uzak akrabasının düğününe zorla giden yabancı gelin ödülünü alır. Allah aşkına o yakasındaki yılbaşı süsü nedir? Eminönünde 3 tanesini 5 liraya almayanı dövüyorlardı yılbaşı zamanı. Koskoca Balenciaga almış trilyorluk elbisenin yakasına iliştirmiş. Bu düdük de gıkını çıkarmadan giymiş, pessss.. Neyse filmi merak ediyorum doğrusu, ilk fırsatta izleyeceğim. 


Elie Saab

Gül yüzlü, güleç yüzlü Lupita Nyong'o yine dallı güllü ama uçuşluklardan uçuşluk beğenen bir tuvaletle karşımıza çıkıyor. Sevimli tavırlarıyla ne giyse sevesim geliyo valla. Köle filmiyle meşhur oldu diye "Ben artık fakir değilim, ben de mutlu bir Hollywood starıyım" edası seziyorum ama sempatik bir kız. Tuvaletinin modelini sevsem de bu kadar renklik, rengarenklik bana fazla. Elie Saab dantellerine, işlemelerine alışmışken bu dalı gülü pek beğenmedim..


Balenciaga

Bu aralar ismini sıklıkla duyduğumuz ama sanırım blogda ilk kez kendine yer bulan Felicity Jones'da sıra.. Oscar, Golden Globes, Bafta, Sag... Bütün ödüllere "En İyi Kadın Oyuncu" dalında aday oldu "The Theory of Everything" filmindeki rolüyle. Tabi rakipleri o kadar güçlü ki kızcağız bütün törenlerden eli boş döndü. Yüzünde de onun mutsuzluğu var. "Godoş gibi giyinip süslenip geldim, yine bana ödül vermiycekler ki :(((" der gibi bakıyo. Olsun daha genç, alır ödülleri üzülmesin diyorum burdan bu gök gözlü kızımıza. Sade tuvaletini ise beğendim. 


Christian Dior

Bu yılın en büyük hayal kırıklığı Rosamund Pike oldu sanırsam. Katıldığı her ödül töreninde daha da korkunç görünmeyi başarabiliyor, tebrik ediyorum kendisini. Gone Girl'deki oyunculuğuna hasta olsam da bu stil ile değil ödül vermek, evime bi kahveye bile davet etmem. Christian Dior'un korkunç tasarımlarından birine daha kurban gitmiş Rosamund. 9.5 hamileymiş de, doğuma saatler kalmış gibi hissediyorum şu kılığına baktıkça. 


Lanvin

İşte ünlü gibi ünlü yaaaa. Herkes gibi ben de bayılıyorum elbette Meryl Streep'e. "Yaşımı başımı aldım ne tuvaleti, ne taşı tuşu" diyip son derece hanımefendi bir siyah elbise ile çıkıyor karşımıza. Lan yerim ben bu kadını, keşke babannem olsa. 


Armani Prive

Ayy en sevdiğim oyuncular çift olmuşlar yerim ben onları. American Horror Story'nin Lana BananaSarah Paulson ile Game of Thrones'un Oberyn'i Pedro Pascal'ın sevgili olduklarını biliyordum da instagram dışında ilk kez "official" olarak onları kol kola görüyorum. Sanki kendim ünlü ve zengin koca bulmuşum kadar sevindim bu ilişkiye ne yalan söyleyeyim. Pedro Pascal'a bayılırım ama smokin içinde çok komik görünüyor. Zorla giydirilmiş gibi. Sarah Paulson'ın zarif tuvaletini ise beğendim. Siyah ve beyaz her zaman kazanır... 


Vintage John Galliano

Kör olsaydım da şu günleri görmeseydim. Koskoca Jennifer Aniston'ın düştüğü hallere bak. Bir ayrılık bu kadar mı derbeder eder bir insanı yahuuu. Alooo Jenny, 15 sene oluyo Brad seni bırakalı aaa bi kendine gel kızım yaa. Yanında nişanlım diye gezdirdiğin adamın gey olduğunu farketmeyecek kadar kör olmuşsun.. Adam cilt bakımına senden, benden Tülin Şahinden daha çok gidiyor gibi. Hele o özenle alınmış kaşlar. Sümme haşa tövbe rabbime. Jennifer Aniston'ın elbisesinin korkunçluğuna ise değinmeyeceğim. 90'ların ucuz gazino şarkıcıları gibi olmuş ://


Christian Dior Couture

Yine bir Dior faciası ile karşı karşıyayız. Sırf Dior diye giyiyorlar şu garip şeyleri sanırsam. Bu yıl yıldızı iyice parlayan isimlerden Emma Stone, gözlerin en üstünde olduğu törene bu korkunç seçimle katılıp herkesi şaşırtmayı başardı. Birdman'deki rolüyle "En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu" dalında aday olsa da, ödülü kazanamadı ne yazık ki. Ay zaten filmi de hiç sevmedim ben. Birdman ödüllere boğuluyor ama benim kafam şişti izlerken. Car car car car diyalog, aman hollywood dertleri, aman tiyatro aşkı. Yav he he, ben bunları yer miyim.


Erdem

Gelelim Keira Knightley'ye.. Sırf hamile diye, sütü kesilmesin diye ağır konuşmayacağım, doğmamış yetimin vebalini üzerime almak istemem. Yine her zamanki gibi baktığım an esnemeye başlıyorum, sıkıcılıktan içim şişiyor. Biz ne hamileler, ne harika stiller gördük, hiçbi şey bu iğrenç elbiseyi mazur gösteremez. Ulan fındık kadar göbeğin var, 80 metre tüllü elbiseyle kapatmış sözde. Kırooo, köylüüüü get out!


Armani Prive

Oyyy kuzuma bak hele. Emmy Rossum'un tatlışkoluğunu yerim. Evet ne var, sırf dizisini seviyorum diye kızı da seviyorum. Ki me neee? Gayet de güzel giyinmiş, saçı da harika, teni de bebek gibi.. Bu arada duymayan varsa duysun, Shameless'ın yeni sezonu başladı, hem de bombabomba com başladı. Açın tatil zamanı içiniz açılsın..


Givenchy

Ay bu Julia Roberts'a ne olmuş böyle? Cenin mi yemiş, plasenta mı yutmuş nasıl bi güzelleşmek bu? Yaşlandıkça taşlaşanlar kervanınna katılmış. Tulum seçimi ile ise şaşırtıyor. Normalde upuzun kuyruklu klasik bi elbise giymesini beklerken jilet gibi tulumla ağzımı açık bıraktı doğrusu. 


Giorgio Armani 

Hala neden ünlü olduğunu anlayamadığım Reese Witherspoon 155 yıldır aynı kılıkta, aynı tipte, aynı samimiyetsiz gülüşte... Bi de bu sene Wild filmindeki rolüyle "En İyi Kadın Oyuncu" ödülüne aday olmuş, ay götüüm, sen kimsin ya kim?? İlk kez duyuyorum filmin adını, sırf bok atmak için izleyeceğim. Evet tuvaleti güzel ama boooriiing. Kadına şimdi neden bu kadar sinir oldumsa, ben de bilmiyom :/


Donna Karan Atelier

Şok şok şok koskoca Khaleesi'nin düştüğü hallere bakın. Sen ejderhaların anası, yedi cihanın hükümdarı şu kılığa bak? Olacak iş mi? Emilia Clarke dizi araya girince patates kızartmasını patates püresine banarak yemiş herhalde. Ya da ejderhalardan birini pişirip indirdi mideye. Dobiş dobiş kollar, tombiş yanaklar, kocaman bir popo.... Saç ve makyajın korkunçluğuna ise hiç değinmiyorum bile. Gecenin en en en kötü isimlerindendi kesinlikle.... 


Donna Karan Atelier

Tüm dünyanın ve benim de favori çiftim Sofia Vergara ve Joe Manganiello nefes kesici görünüyorlar. Sofia Vergara'nın kırmızı renk seçimini biraz paçoz bulsam da renk dışında bu ikilide tek bir sıkıntı yok. Gecenin çifti olarak bu iki afeti seçiyorum. Sizi yerim yerim. 


 Favori beylerim ise Zach Galifianakis ve Game of Thrones'un yakışıklısı Nikolaj Coster-Waldau. Özellikle Zach Galifianakis'i görünce gözlerime inanamadım. Kilo vermek ve traş olmak bir insanı bu kadar mı değiştirir, ben şok şok şok. Smokinli göz banyosundan sonra ise anketimiz ile bitiriyoruz yazıyı...


Hadi bakalım en zaağğğrif olan kazansın...



Okumanız ve oy vermeniz bittikten sonra bu yılın filmleri ve bu törenin kıyafetleri ile ilgili gıybete bekliyorum..

Bir sonraki kırmızı halıda görüşmek üzere...


25 Ocak 2015 Pazar

Mualla'ya Sor #8

Ohh bu hafta keyfim pek yerinde.. Hem harika sorular geldi, hem hava bebeksi, hem de 2 yıl sonra nihayet 1 kiloya yakın kilo vermişim.... Mualla'dan hepinize kocaman bir bardak cin tonik....


Keyfimin yerindeliğinden bu hafta Mualla'ya Sor'u geçtiğimiz haftalara göre biraz daha uzun tuttum.. Daha çok dert, daha çok derman, daha da çok gıybet... Siz de kimseye anlatamadığınız soru ve sorunlarınızı, "muallayasor@gmail.com"a gönderebilirsiniz kuzucikler.....

"Sevgili muallacım banada bir yol göster altı ay kadar önce bir çocukla yattım. Benim ilk ilişkimdi. Ondan sonrada başkalarıyla yattım. Ama o çocuğu aklımdan çıkaramıyorum. Yazmalı mıyım onuda bilmiyorum. Yazsam tekrar birlikte oluruz(en azından bir kaç gece takılırız) ama çocuk şerefsiz, en son beraber olmamızı tüm çevresine yaymıştı kaşar diye adımı çıkarmıştı. Sence napmalıyım?"

Ablaaaaaaaa, artık nası yedinse unutamamışsın çocuğu.. Tabi çıkmaz aklından... Ne kadar aklın başından uçsa da, kaç cm olursa olsun ağzında bakla ıslanmayan, hakkında denyo denyo konuşan bir adamı tabii ki de tekrar hayatına sokmayacaksın, bunu da ben mi söyleyeyim illa ki? Sanki başka çük kalmadı etrafta, gözü dönmüş gibi buna ayılıp bayılıyorsun.... Bırak onla yatmayı, sana kaşar maşar diyorsa sen de onun için bamya diye adını çıkar anlasın dünya kaç bucak...

"Mualla'cım (abla demeye dilim varmadı yaş 30 olunca)
Ben 30 yaşında Ankara'da yaşayan evde kalmış bir doktora öğrencisiyim. Bekarım hatta bekarlıktan ölmek üzereyim. Şimdi canım benim aslında var gözüme kestirdiğim biri. Gayet hoş motor hobi işlerine dadanmış bi tip. Kendisini instagramdan takip ediyorum o da beni. Ama bi tık yok yani (hayır lönk diye durduk yere nasıl yürüyiim şimdi adama). Ergen triplerede giremem sonuçta bu yaştan sonra ciddi niyeti oluyo insanın hoppidi zippidi takılmayacağız. Aynı semtte oturuyoruz ama karşılaşamadık bi türlü. Yani napsam bilemedim Mualla bana bi yol göster? Bu arada eski sevgilimde durup durup arıyo ama kötü davranıyorum ona. Pöff ben bile anlatırken sıkıldım. Hadi si yah sevgiler.."

Koskoca kadın olmuşsun hala internetten flörtleşmeyi düşünüyorsun, hem de aynı yerde oturduğun adamla!! Yap bi kap taze fasulye, çal kapısını... Erkek adamsın, canın çekmiştir de, git ikram et... Motorum bozuldu, tamir et aslanım de, iki gerdan kır adama. Tabii ki bunları yapma ama daha selam bile vermediğin adamla nasıl ciddi düşünüyorsun? Belki o kadar iğreneceksin ki tanıdıkça hoppidi hoppidi bile yapmak istemeyeceksin.. Bu kadar ön yargılı olma. İki cin tonik iç, sonra git tanış, takıl, ne yapacağına o zaman karar ver, bu kadar kasma... 

"Ya aslında sunu yazdıgım icin biraz kendimi kotu hissediyorum ama sonucta bu yaptıgın sey de normalde konusamadıgımız bir konuyla ilgili danısmak oldugundan daha iyi geliyor. 4.5 aylık bir iliskim var, yasım 17 ama sevgilimde bende oldugumuzdan daha olgunuz ve ne kadar belli olmaz desekte ciddi dusunuyoruz. Ya benim kafamda hep 2 sıkıntı var. 1.si boy olayı. Benimle aynı boyda. Topuklu istesem giyemem.. Hatta bazen günlük bir ayakkabıda bile onun boyunu gectigim oluyor. Bu baya kotu hissettiriyor ve bunu aşamadım. Yok yani hep kafamda. 2.si ise maddi durum olayı... Maddi durumum onunkinden daha iyi ve bu ister istemez beni etkiliyor. Ya da kafama takılıyor diyelim, sonucta soyledim ya uzun vadeli dusunuyorum. Yaa cidden nolur, yardım! En azından ustunde duusnebilcegim 1-2 cumle bile versen bana belki bir ise yarar. Simdiden tesekkur ediyorum!"

Ahhhhyyyhhh, şimdi asıcam kendimi tavana. Hem kısa boylu, hem fakir, hem 17 yaşında evlenmeyi düşünüyor... Kızım aklını peynir ekmekle mi yedin? Şu hayatta tahammül edemediğim tek şey güdük erkek! Daha 17 yaşındasın, bak serilir serpilir fidan gibi kız olursun, bu 31'ci türk erkeği gram uzamaz... Sen Louboutin stilettoları hakeden hali vakti yerinde bir ailenin biricik kızısın, türk filmlerindeki gibi davranma... Hem bu yaşta ne ciddi düşünmesi? Bir kere daha evlilik lafı eden olursa yakarım bu blogu anlıyo musunuz? Ya ka rım!!

"Merhaba Mualla Abla,
Ben 19 yasindayim, Ingiltere'de yasiyorum ve ne zaman bi club'a gitsem eve bi herifle donuyorum. Her sey guzel hos, durumdan memnunum da, sanki boyle birinin hayatimda kalip bana ilgi gostermesine ihtiyacim var. Duzenli sevistigim iki cocuk var, bi tanesi bana seks disinda da ilgi gosteriyo gibi, digeriyle sadece "bu gece bos musun" iliskisi yasiyoruz. Benim aklimda tabii ki de "bu gece bos musun" hiyari var ama naparim da bu cocugun beni date'e cikarmasini saglarim hicbir fikrim yok. Salla gitsin sana ilgi gostereni zorla mi dersin, yoksa hiyar istiyosan hiyar senin olsun gulum al sana taktik mi dersin? Ya da 19 yasindasin iliskiye bulasmasan daha iyidir , hayatini yasa da diyebilirsin.
Sevgiler, optum
Tatli Eksi Sos"

Merhaba türk kızı merhaba... Medeniyetin göbeğinde cillop gibi oğlanlarla fink atarken "ilişki istiyorum" diye ağlamak ancak bir türk kızına yakışırdı elbet... Bir elin yağda, bir elin balda daha belanı mı arıyorsun? Sabahtan akşama kadar "Nerdesin, napıyosun, niye soğuk davrandın, o kim, sana niye mesaj atıyor, kimle konuşuyorsun" diye darlanmak istiyorsan, git bul kendine ilişki yaşayacak biri.. Haa yok ben gencim, güzelim, kimseyi çekemem eğlenmeme bakarım diyorsan süt mısırı tenli ingilizlerden ingiliz beğenmek senin elinde. Aklını kullan, biz burda kara kuru sümük gibi erkeklere mahkumken tadını çıkar...

"Merhaba Mualla abla,
Ben yaz bir çocukla sahilde bakışmıştım. Daha sonra beni instagram da bulup takip etti. O gün bugündür konuşuyoruz. Neredeyse 7 ay oldu. Bu süreçte sadece 1 kere yarım saat görüşme şansımız oldu. Kendisi yurtdışında yaşıyor çünkü. İyice bağlandım ve aşırı kıskanç biriyim. Sıkı bir stalker'ım malesef. Beğendiği kızlara kıskançlık yaptığım oldu, kavga ettiğimiz oldu. Sürekli en sonunda yazıyor ama güvenemiyorum. Bitsin artık konuşmayalım da diyemiyorum. Ne yapacağımı şaşırdım... (He bu arada 21 yaşındayım, sevgilim olmak isteyen kişi çok ama olmasına hiç izin vermedim. Konuştuğum çovuk da biraz inançlı bir çocuk. Acaba bu yönüm mü etkiledi de el değmemiş kız mantığı ile beni oyalıyor mu diye düşünmeden edemiyorum...)"

Ayyhh yemin ederim siz beni öldürceksiniz.. Kızım yarım saat görüştüğün adamla ne ilişkisi, ne kıskanması sen manyak mısın? Adamı kaçırıp evinizin bodrumunda mı saklayacaksın korkuyorum bak... Hem bi kerelik bakışmadan gelin güvey olmuşsun, hem kıskançlıklarınla boğmuşsun. Çocuğun elin ecnebi cıvır kızlarına gönlü tabi kayar.. Git biraz fanfinfon yap, rahatla, bak sinirlerin larçka olmuş senin, elin ayağın titriyor.. Darlamayın şu adamları!

"Muallacıım sana daha önce de yazdığım gibi benim yıllardır aşık olduğum son 6 aydır flörtleştiğim bi çocuk var. Bir keresinde beni ben bakirim diye beni reddetmişti. Gay mi diye baya ikilemde kalmıştım. Yılmadım direndim çocuğun ırzına sonunda geçtim. Şimdi de bildiğin fakbadi olduk. Hala sevgili değiliz. Bende madem sen benim sevgilim olmuyosun o zaman bende etrafımdaki yakışıklı beyfendilerle flört edeyim dedim. Şimdi iş çığrından çıktı. Şu anda benim 2 tane bana cidden değer veren sevgilim var. 3.süylede o yolda ilerliyorum. Cinsel olarak hiçbirini kendime yaklaştırmıyorum. O çocuklada fakbadi olarak devam ediyoruz. Hiçbirinin birbirinden haberi yok. Olursa diye yusuflanıyorum ama bi yandanda bu entrika bu ego tatmini hoşuma gidiyor. Muallacım ben bi çıkmazdayım. Bu çocuğa olan aşkımdan kaşar oldum çıktım napıcam bilmiyorum. Yardım et bana. Nolur bu sefer cevap ver. Her türlü azarlamana, buradaki insanlar tarafından linç edilmeye razıyım."

Ohh okurken yoruldum, allah pıtına kolaylık versin evladım. İnat uğruna yoldan çıkanı ilk kez görüyorum. Pek bi eğleniyor gibi duruyorsun, keyfin yerindeyse bas gaza, aynen devam... İşte tam istediğim okur tarzı... Bakıştık, 10 aydır sevgiliyiz demek yerine nefes almadan mikmikleşiyor... 

"muallacım silim titlim. 23 yasında yeni ogretmen olmus genc bir gadınım. okuldan baska bi ogretmene fena abayı yaktım bi kac kez fanfinifon olaylarına girdik, sonradan ogrendim ki manitası varmıs(abaouvv dusman basına). AMA isin kotu yanı ilk kez halvet olmadan once adam bana soylemisti sevgilisinin oldugunu ve ayrılmak istedigini, ben orada duymamazlıktan gelmisim sonradan hatırladım resmen. iste ben de 'duzgun insanım sevgilisi olan adamı ayartmam' ayagına uzak kalmak icin hayatıma baska adamları soktum ama olmuyor yani kimle denediysem aklımda hep o sirifsiz var. napacagum ben mualla bacı her gün okulda gorunce sirifsizi fena oluyom .s.Ss.s

ha bu arada mualla bacı adam sevgilisinden ayrıldı -benim icin degil sevmedigi icin- ama ben baska heriflerle gorustum diye gitti kızla geri barıstı.  bildigim kadarıyla hala barısık durumdalar ama benim gonul ferman dinlemiyor :((("

Çük uğruna aklı giymiş bir kızceğiz daha, sana da selam tıtlım.... Bu öğretmenler de az yere bakan yürek yakan değilmiş.. Okul değil, günah yuvası resmen her eğitim kurumu... Senin abayı yaktığın da pek mıymıntı heralde.. Hem sevgilisini aldatır, hem sen başkasıyla birlikte oldun diye trip yapar.. Aman bırak, o sümsükle mi uğraşacaksın.. Sen ceo'lara, holding sahiplerine layıksın... Sen değil o gariban sevgilisi üzülsün... Bugün sevgilisini aldatan, seni de yarın başkasıyla aldatır, yol yakınken unut sen bu muallim beyi....

"Mualla ablam samimi önerilerine güvenerekten sana durumumu anlatmak istiyorum. 10 aylık  sevgilim var ve sevdiğimi hissettiğim ilk kişi. Devir sosyal medya devri mesajlaşarak başlayan ilişki mesajlaşarak devam ediyo. İkimiz de üniversiteye hazırlandığımız için az görüşebiliyoruz. 10 ayı ettik ama görüşmelerimizi saysak 4-5 çıkmış seviyesindeyiz. Velhasıl ben bunu az gördüğüm için beraber vakit geçirdiğimizde kendimi daha yakın hissetmek yerine soğuyorum. Çünkü salak davranışları var ve benden kısa boylu... Kazanıp istanbula gitsek bir sürü seçeneğim olacak ve ben bunu hiç istemicem gibi geliyo. Beni seviyo ben de seviyorum sanıyodum ama artık kararsızım. Başka insanlarla da tanışmak istiyorum belki mutluluk başka yerde... Soğutsam mı bunu ben kendimden napsam?"

Bak yavrum sizinkisi bir ilişki deeee ğiiiillll. 3 kere görüp, binlerce kere mesajlaşmak ilişkiden sayılmıyor, şunu bi sokun kafanıza. Huyunu suyunu gördükçe soğuyormuşsun zaten, hala neyi uzatıyorsun. Sırf canınız sıkılıyo diye salak sulak adamlarla vaktinizin çoğunu harcıyorsunuz internet tepesinde. Bak bu genç yaşınızı ve bol vaktinizi film izlemeye, kitap okumaya, bi yerler görmeye, bi şeyler öğrenmeye harcayın. İlerde dibinizin düştüğü ultra süper yakışıklı ve kültürlü bir beyefendiyle tanıştığınızda "ben gençliğimde mesajlaşmaktan kendimi hiç geliştirmedim." der, boynuzu yersiniz. Iyhh hem de kısa boyluymuş, yol veeer, yol veeerrrr..

--

Ohh bu haftanın dertleri tam istediğim dozdaydı. Sizi küçük zilliler. Hadi kafanızı öyle eften püften şeylere takıp canınızı sıkmayın, her şey sikee sikee geçiyor, üzüldüğünüzle kalırsınız.. "muallayasor@gmail.com"a yazmayı unutmayın.. Sizi seviyoreee..

21 Ocak 2015 Çarşamba

2014/2015 Kıs Trendeleri: Ört Boynunu Annem Tutulmasın

Montlar, paltolar, kürkler derken "2014/2015 Kış Trendleri" dosyasında bu sefer atkı, şal olaylarıyla karşınızdayım.. Benim için kışın en önemli aksesuarlarındandır diyebilirim. Takı takmam, toka takmam, süsüm püsüm yok ama atkısız çıkmam! Saçım her zaman şapka için müsait olmuyo ama atkıya, şala her zaman yer var...


Ocak ayının sonlarına yaklaşsak da bu soğuk havaların nerden baksan 2-3 ayı var daha. Boynunuz tutulup züreeefa gibi gezeceğinize, atkınızı, şalınızı örtün annem... Ben de bu sene severek kullandığım, çoklukla kullanıldığını gördüğüm bir kaç atkı matkı önereyim, dolabınıza renk gelsin dedim.. Hoş en sevdiğim atkım siyah olan ama olsun, arada renklenmek de lazım....


Gönül ister ki Burberry'nin üzerinde adımızın baş harfleri işli olan şalını omuzlarımıza atıp soğuktan korunalım ama biz kimiz ki.... Rosie Huntington Whiteley, Suki Waterhouse ve Olivia Palermo hemen baş harflerini kazıttırıp "Bakııın ne kadar özel ve güzeliz" diye salınıyorlar... 

Üstünde adınızın baş harfleri olmasa da bu renklere sahip, hatta hemen hemen aynısı atkıları bi kaç dolarese internetten sipariş etmek mümkün.. 


Yani yukarıdakilerin pek aynısı değiller ama o zaman da birebir çakma olurdu zaten. Aynı grafikli ve renk tonlu, aldığınızda binlerce insanın üzerinde görmeyeceğiniz mis gibi şallar işte. 


Bu senenin bir diğer trendi de ince şalları montun üzerinden salıp, üzerine kemer ile birleştirmek. Bir çok fashion week'de sokak stili olarak bu uygulamayı gördük. İnce üstlerin üzerine yapılsa da kalın paltoların üzerine kemer bağlama trendi de ilginç görünüyor. Benim için fazla iddialı ama biz yaparız, severiz, diyenler için nasıl yapıldığını göstermek, nereden alacağınızı göstermek boynumun borcu. Ayy ne iyi kalpliyim kız, benim gibisini nerde bulcaksınız bi de hala onu yazmadın, bunu yazmadın diye surat yapıyonuz zilliler :/



Moskovanın bağrından kopup gelen kürk boyunluklarınuz varsa ne ala, hemen çıkarın, ama yoksa bulun ve alın! Tabii ki sahte olanlarını! Ohh şöyle kulaklarınıza kadar çekiverin, gözlükleri de takınca kışa hazırsınız....

Nerden kaça alırız diyosanız kazıklanmamanız için bi iki örnek:



Ay benim en sevdiğim ve severek kullandığım bu kareli, piknik battaniyesi kıvamında olanlar. Öyle omzuma atıp çıkamıyom ama boynuma sarıp dolanıyorum valla.. Yumuşak ve bi kaç tur atabiliyor olması aradığım özelliklerden. Yine elalemle aynı giyinmeyin diye bi kaç beğendiğim şeylerden paylaşıcam sizinle... 


İşteeee hadi gidip bakın, binlerce başka örnek de var, alın istediklerinizi minnoşlar. Atkınızı, berenizi, eldiveninizi takmadan çıkmayın dışarı. Yazı istiyosanız da söyleyin yazayım. Kız iyce anneniz oldum heeeee..

Dün gece 17 tane yorumu yayınlamak isterken yanlışlıkla sildim, niye yorumum yayınlanmadı diyorsanız tamamen benim mallığım sebebiyle, yazan herkese sorry. Öpüyom bebişler...

19 Ocak 2015 Pazartesi

3'ün 1'i: Hangi Emma

Daha önce bir sürü "3'ün 1'i" yazdım ama bugünküsü en zoru... Hangi Ryan, Hani Chris, Hangi Ana diye bile sordum ama hepsinde mutlaka kayırdığım, favori gördüğüm biri oluyordu. Bu sefer ne yapacağız hiç bilmiyorum.

Emma oraların ayşe fatması gibi yaygın bir isim sanırım. Emma ismine sahip pek çok güzide celebrity mevcut. E bana da bunları yarıştırmak düştü....


İlk Emma'mız ingiliz asilzadesi, gözümüzün önünde büyüyüp serpilen Emma Watson... Harry Potter hayranlarının gönlünde yeri zaten ayrı.. Stili ile ise de biz hanımların gözdesi... Henüz 24 yaşında olsa da, oynadığı yapımlar, aldığı ödüller ile ünlü gibi ünlü valla. Taa 3 yıl önce, 2012 yılında "Stil İncelemesi: Emma Watson" yazısı bile yazmışım. Ulan 3 yılda insan anasından babasından sıkılır, ben hala beğeniyorum bu kızı, daha ne olsun... 


Ayy Emma Stone'suz "Emma"lar yazısı olur mu hiç? Sevimlilik abidesi kızılımızı pek seviyorum. Böyle genzinde hep bi et varmış gibi hölöhölö ses tonu da kızıllığından sonra en sevdiğim özelliklerinden.. Kendisinden "Cool Çiftler: Emma Stone & Andrew Garfield" yazısında zaten uzun uzun bahsetmiştim.. Her zaman son derece şık ve stil sahibi gördüğümüz Emma Stone, Birdman filmindeki rolüyle "En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu" dalında Oscar'a aday da oldu bu yıl.. E bu kız daha size yaranmak için ne yapsın? Giyimi, sempatik tavırları, sevgiliciğiyle olan düzeyli ilişkisi hep artı yönleri...


Son Emma'mız diğerleri kadar ünlü olmadığı için hepsinden çok sempati duymama sebep oluyor ona.. American Horror Story'nin star cadısı Emma Roberts ismini duyduğum ilk günden beri ilgi ile takip ettiğim ünlülerden. Biliyorsunuz mağdurun, ezilenin, fakirin yanında olmayı hiç sevmem ama diğer daha ünlü Emma'lar arasında bu kız daha ünsüz diye bi sempati duyasım geliyo... Hem ünlü hem sen ben gibi... Sevgilisi Evan Peters'ı dövüp hastanelik ettiğinden beri daha da seviyorum. Bayılırım kendini ezdirmeyen, eli maşalı kadınlara. Şaka şaka şiddetin her hali kötü. Ama yine de bi gülmesi geliyor insanın... Bu ikiliyi de "Cool Çiftler: Emma Roberts & Evan Peters" yazısında uzun uzun anlatmıştım... Daha da söyleyecek lafım yok. 


Eveeet, şimdi oy verme zamanı. Demokratik bir seçim olmasını diliyorum, oy kullananın parmağına mürekkep dökücem. Of seçim gerçekten çok zor, %33 oy oranı bekliyorum herkesten.. Yoksa gönlünüzdeki favori başka mı??



Hadi bakalım, en Emma olan kazansın kidslşfsdkşkfds Yorum yapmayı unutmayın aşkolar.. (Aşko yeni lafım, dünyanın en itici lafı ama karşı tarafta uyandırdığı mide bulantısı hissine bayılıyorum ımhh...)

Golden Globes after party yazısını belki bu haftasonunda yazarım.. Çok ısrar ettiniz....

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...